23 kasım tool
milliyet logosu
ispanya.gif

İspanya'da GAL davası derinleşiyor

Mahkeme, hükümetten basına sızan belgelerin asıllarını talep etti. Ancak Gonzales hükümeti, 12 Ocak 1996'da CESID belgelerinin "devlet güvenliğini" ilgilendirdiği gerekçesiyle talebi reddetti. Belgelerin hangisinin devlet güvenliğini ilgilendirdiği, hangisinin ilgilendirmediği konusuna siyasetçilerin değil yargıçların karar verebileceğini belirten mahkeme, belgeleri tekrar istedi. Bu isteğe Aznar başkanlığındaki yeni hükümeti olumlu yaklaştıysa da, şimdiye kadar bu konuda herhangi bir gelişme olmadı.

MEHMET ALİ ÇİFTÇİ

İspanya'da 8 yıl önce ortaya çıkarılan kanun dışı anti - terör örgütü GAL ile Türkiye'de Susurluk kazasıyla ipuçları ortaya çıkan suç çeteleri arasında paralellikler bulunduğu biliniyor. İspanya'da GAL sorumlularına karşı dava 8 yıldır sürüyor. El Mundo ve El Pais gazetelerinin 16 Aralık'ta yayımladıkları milli istihbarat örgütü CESID raporuyla dava yeni bir aşamaya girdi. Madrid Autonoma Üniversitesi 'nde araştırma görevlisi olan Mehmet Ali Çiftçi GAL davasının başlangıcından bugüne bir panoramasını çiziyor.
İSTİHBARAT teşkilatı CESID 'in, kanun dışı anti - terör örgütü GAL 'ın (Grupo Antiterorista de Liberasion) bizzat İspanyol devleti tarafından kurulduğu iddialarını doğrulayan raporunun 16 Aralık'ta ülkenin önde gelen gazeteleri El Mundo ve El Pais tarafından yayınlanması İspanya'yı sarstı.
GAL, ayrılıkçı Bask terör örgütü ETA 'nın eylemlerini artırdığı 1983 - 1986 yıllarında, özellikle Fransa 'da üstlenen örgüt militanlarına ve örgüte mali destek sağlayan uyuşturucu mafyasına yönelik "yargısız infazlarla" adını duyurmuştu.
GAL ile ilgili dava, 1988'de, DGM benzeri özel bir mahkeme niteliği taşıyan Audencia Nacional 'da açılmış ve iki polis memurunun 108 yıl mahkumiyeti ile sonuçlanmıştı. Ancak, dava 1994 yılı sonlarında mahkum polislerin ifade değiştirmesi sonucu yeniden açıldı.
Dönemin muhalefet, bugünün iktidar partisi olan Halk Partisi 'nin (Partido Popular, PP) ısrarla gündemde tuttuğu GAL davasının yeniden açılmasında, ilk davaya bakan, sonradan Sosyalist İşçi Partisi 'nden (PSOE) milletvekili seçilen, ancak daha sonra istifa ederek Audencia Nacional 'daki görevine dönen yargıç Baltasar Garzon büyük rol oynadı.
Garzon göreve döner dönmez iki polis memurunun infazları üstlerinden emir alarak gerçekleştirdikleri yönündeki yeni ifadelerini değerlendirdi ve sorumluların içişleri ve savunma bakanlıklarına kadar uzandığını kanıtladı.
Karanlık ilişkilerin aydınlatılmasında basın ile ortak hareket eden Halkçı Parti lideri Maria Anzar, GAL olayında asıl sorumlunun siyasi rakibi Felipe Gonzales olduğunu bıkmadan tekrarlayarak, bir bakıma, kendisine iktidar olmanın yolunu açtı.
GAL'ın kanun dışı eylemleri ile ilgili olarak bugüne kadar açılan 28 davanın ilk aşamasında dönemin başbakanı Gonzales 'in mahkemeye ifade vermesi, yargıçların sabaha kadar süren tartışmalı toplantısında 4 karşı 6 oyla, şimdilik reddedildi. Ancak Gonzales'in eninde sonunda ifade vermek zorunda kalacağı ve sonunda mahkum olabileceği yönünde güçlü işaretler var.
GAL davasının gündemde kalmasında istihbarat teşkilatı CESID'in büyük katkısı oldu. CESID'deki görevine 1991 yılında son verilen Albay Juan Alberto Perote üzerinde gözüken bazı belgeleri 1992 başında teşkilata iade ettiğini açıklamıştı.
Ancak, 1995 başlarından itibaren belgelerin birer birer basında yer almasıyla, Perote'nin bu belgelerin birer kopyasını alakoyduğu ortaya çıktı. CESID belgelerinin uzun bir aradan sonra ortaya çıkmasıyla, bunun hemen öncesinde İspanya'nın dördüncü büyük bankası Banesto 'nun iflasına yolaçan genel müdür Maria Conde hakkında yolsuzluk nedeniyle dava açılması arasında bir bağlantı olduğu da tespit edildi.
Conde'nin elindeki GAL belgeleriyle dönemin içişleri bakanı Barrionuevo 'ya şantaj yaptığı; Gonzales hükümetinin bankayı ve kendisini kurtarmadığı takdirde belgeleri mahkemeye vermekle tehdit ettiği ortaya çıktı.
Perote'nin Conde ile dostluğu biliniyordu. CESID'in kral dahil bazı devlet büyüklerinin mobil telefonlarla yaptıkları görüşmeleri kayda aldığına ilişkin belgelerin banka genel müdürü Conde'nin hissedarı olduğu El Mundo gazetesinde yayınlanması da içişleri bakanına yapılan şantajı doğrular nitelikteydi.
Mayıs 1995'te patlak veren bu skandal sonucu, CESID başkanı emekli korgeneral Emillio Alanso Manglano, savunma bakanı Julian Garcia Vargas ve başbakan yardımcısı Narcis Serra istifa etmek zorunda kaldı. Ancak olayın siyasetçi boyutunun en üst makamlara, başbakana kadar uzandığı basında ısrarla yazıldı.
Sosyalist hükümetin karanlık olaylardaki payını sezerek partisinden ve milletvekilliğinden istifa ederek görevine dönen yargıç Garzon, hükümetten basına sızan belgelerin asıllarını talep etti. Ancak Gonzales hükümeti, 12 Ocak 1996'da CESID belgelerinin "devlet güvenliğini" ilgilendirdiği gerekçesiyle talebi reddetti.
Mahkeme ise belgelerin hangisinin devlet güvenliğini ilgilendirdiği, hangisinin ilgilendirmediği konusuna siyasetçilerin değil yargıçların karar verebileceğini belirterek, belgeleri tekrar devletten istedi. Bu isteğe Aznar başkanlığındaki Halk Partisi hükümeti olumlu yaklaştıysa da, şimdiye kadar bu konuda herhangi bir gelişme olmadı.
GAL davasında ilginç bir husus, devlet organları mahkemelere ne kadar direnirse dirensin gizli bir güçün konuyu gündemde tutmaya çalışması. Yargının tıkandığı konularda belgeler anında basına sızdırılıyor. Yargıçlar da bunları değerlendirerek olayın üzerine yeniden gitme fırsatı buluyor. 16 Aralık 1996 tarihinde basında GAL ile ilgili 20 maddeden oluşan belgelerin yayınlanması bunun bir başka göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bu konuda bir açıklama yapan savunma bakanı Eduardo Serra, gazetelerde yayınlanan belgelerin, eski istihbaratçı Perote'nin teşkilata iade etmiş olduğu mikrofimlerle aynı olduğunu ancak, imha edilmiş olan asılları ile karşılaştırma imkanı bulunmadığını söyledi. Bu açıklamanın hemen ardından başbakan Aznar, savunma bakanını uyararak bu konularda açıklama yapmamasını istedi.
Yeni açıklanan 6 Temmuz 1983 tarihli ve "Fransa'daki eylemler" başlıklı belgede, Fransa'daki eylemlere örgüt içi hesaplaşma izlenimi verilmesi isteniyor.
Bir başka belgede ise bir mafya grubu ile terörle mücadelede bazı hizmetlerde bulunmaları karşılığında bir anlaşmaya varılabileceği, mafyaya mensup bazı mahkumlara cezaevlerinde özel muamele uygulanmasının düşünülebileceği belirtiliyor.
Türkiye'de Susurluk kazası ile ortaya çıkan suç çeteleriyle büyük paralellikler gösteren GAL ile ilgili 8 yıldır süren dava, yeni açıklanan CESID belgeleri ile yeni bir aşamaya girmiş bulunuyor.


[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]