Sürekli aydınlık için 1 dakika karanlık
Hasan Pulur
EĞER, Millet Meclisinde TURBAN yolsuzluğu oylanırken, Çiller'i kurtarmak için, sahte oy kullanılmasını kabul etmiyorsanız, bu gece ve şubat ayı sonuna kadar her gece, saat 9'da (21'de) ışıklarınızı bir dakika karartınız. Eğer, İstanbul'un Fatih tarafından 1453 yılında fethedildiğine inanıyor, 544 yıl sonra "Taksim'e cami yaparak İstanbul'un fethini tamamlayacağız!" diyen Erbakan'a inanmıyorsanız, bu gece ve şubat ayı sonuna kadar her gece saat 9'da ışıklarınızı bir dakika karartınız! Eğer, yolsuzlukların, soygunların hesabı verilmeyen servetlerin örtbas edilmesi için kurulan siyasi ortaklıklara katılmıyorsanız, bu gece ve şubat ayının sonuna kadar her gece ışıklarınızı saat 9'da bir dakika karartınız. Eğer, laik Cumhuriyeti yıkmak için, "demokratlık" ayaklarına yatanların ne mal olduklarını biliyorsanız, bu gece ve şubat ayı sonuna kadar her gece saat 9'da bir dakika ışıklarınızı karartınız! Kısacası bugünkü gidişten, ülke yönetiminden mutlu değilseniz, tepki duyuyorsanız, ışıklarınızı bir ay boyunca her gece saat 9'da bir dakika karartınız! * * * EVET, bu bir eylemdir, eylemin adı da "Toplum, sessiz çoğunluk rolünü reddediyor" eylemidir. Bu eylemin planlayıcıları, "Aydınlık için, yurttaş girişimi"dir, yani bir sivil toplum örgütü. Kimdir bunlar, adları nedir? Ha Ali olmuş, ha Veli, ha Ayşe, ha Fatma, ne önemi var "Kimsiniz?" sorusuna "Biz bu ülkenin insanlarıyız" demek yetmiyor mu? * * * VE bakın onlar ne diyorlar: "Biz Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları, yıllardır sessiz çoğunluk, olarak tanımlanıyoruz. Kimileri de, bu sessizliğimizi, olan biten her şeyi onayladığımız biçimde yorumluyor. Bir yanda konuşmaya değer hiçbir haklı sözü olmadığı halde konuşanlar, öte yanda konuşacak çok şeyi olduğu halde susan, susturulan bir toplum! Toplum olarak, yaşamda bize sunulan sessiz çoğunluk rolünü bu kez reddediyoruz... Vatan sevgisinden, adalet duygusuna, demokrasiden hukuk devletine tüm değerleri zedeleyenlerin, hep bizim adımıza konuşması yerine, bir kez de biz konuşmak istiyoruz. Yaşamımıza karışan kirliliğin son bulmasını istiyoruz! * * * TELEVİZYONLARDA, gazetelerde, radyolarda, acılarla çürümüşlüğün üst üste yığıldığı, görüntüler ve bilgiler yerine, keyifli, ışıklı, nitelikli haberler almak istiyoruz. Olaylardaki karmaşıklığa karşın, bizim isteklerimiz çok yalın. Suç örgütlerini kuranların ve onlara görev verenlerin, bir an önce yargı önüne çıkartılmasını istiyoruz. Olayları soruşturan kişi ve mercilere baskı yapılmamasını istiyoruz. Kirli işlerin ve ilişkilerin devlet sırrı, şemsiyesi altında gizlenmemesini istiyoruz. Devletin kendi yurttaşları aleyhinde çalışacak servisler kurmamasını istiyoruz. Ülkemizin, tüm uluslararası platformlarda, faili meçhul cinayetler, yargısız infazlar ve dünya uyuşturucu trafiğindeki yüzde 80'lik payı ile anılmaktan çıkmasını istiyoruz. Ve tüm bunların, demokratik yaşam içinde, demokratik yöntemlerle bir an önce gerçekleşmesini istiyoruz. * * * BU ülkenin esnafı, emeklisi, işvereni, işçisi, memuru, öğrencisi, sanatçısı, yazarı, serbest meslek çalışanı olarak, imzalarımızla anlatmak istediğimiz şeyler, sadece bunlardır." * * * Evet, sürekli aydınlık için bir dakika aydınlık. Bu gece ve her gece tam 9'da... * * * DİP NOTU: Fenerbahçe'nin Nijeryalı futbolcusu Uche, eski takım arkadaşı ve kaptanı Oğuz için "O, Türkiye'nin yıldızı, ona karşı oynamak istemem!" demiş... Eyvahhh! Eyvah ki eyvah! Desenize Uche'ye de yol göründü! Ali Şen onun da defterini dürmeye başlamıştır bile...
|