toolbar

milliyet logosu
toker.gif

Dusman kardesler: Fatsa ve Sincan

Metin Toker

FATSA'yi hatirliyor musunuz? "Terzi Fikri"yi? Fikri Sonmez'i? Fatsa: Karadeniz sahilinin ortasinda, Ordu'ya bagli kucuk ve sirin "findik kasabasi". "Fatsa Olaylari" orada cereyan etmisti.
"Fatsa Olaylari"?.. Hafizanizda bir seyler tazeleniyor, degil mi? Eee, aradan 18 yil gecti. 1979'da bir "ara yerel secim" yapildi ve "Devrimci Yol'un bagimsiz adayi" Terzi Fikri Sonmez CHP'nin 1150, AP'nin 850 oyuna karsi 3096 oyla Fatsa Belediye baskani secildi. "Devrimci Yol" CHP'nin cok otesinde, bir asiri sol cereyandi. Komunizan. Secimler yapilirken iktidarda Ecevit vardi. Devrimci Yolun militanlari Fatsa'ya dolustular ve "butun halki kucaklayan" bir kampanyayla adaylarini baskan sectirdiler. Biraz sonra Ecevit, basbakanligi Demirel'e birakti. "Fatsa Olaylari" AP iktidari sirasinda gelisti.
Fatsa dertli bir kasabaydi. Bir partisi bile bulunmayan "Terzi Fikri"ye kim oy verdi? Dertli butun Fatsalilar. Degisiklik bundan sonra basladi: Dertleri ortadan kaldirmak icin Devrimci Yol ve terzi baskan yeni bir "yerel yonetim deneyi"ne giristiler. Fatsa'yi bir belediye olmaktan cikartip bir "komun" haline getirdiler. Her seye "Devrimci Yol merkez komitesi" hakimdi. Kasabada, tipki Kuba'daki gibi direnis komiteleri, halk komiteleri kuruldu. "Camura son kampanyasi", "Halk kultur senligi" gibi faaliyetler Belediye Meclisinden, Belediye encumenlerinden alinip onlarin inisyatifine birakildi. Diger belediye hizmetleri de..
Ondan sonrasi bir zincirin halkalari gibi birbirine takildi: Terzi Fikri'nin komunu adeta Turkiye Cumhuriyeti icinde bagimsizligini ilan etti.
O kadar ki 12 Eylulden once asker, bir ikaz yerine alinsin diye bir govde gosterisi yapti: Tanklari yollamadi ama zamanin Genelkurmay baskani Evren, Fatsa uzerinden gecerek Persembe'ye gitti. Cunku "komun" devlete meydan okuyordu.
Cok sey gibi "Fatsa olaylari" da 12 Eylul ile halledildi.
* * *
Sincan'i biliyorsunuz. Bekir Yildiz'i da.. "Sincan olaylari"ni da.. Kudus'u anma bahanesiyle girisilen "seriat gosterisi"ni de.. Sincan, sanki demokratik laik cumhuriyetin disinda bir yerdi ve ona baska egemen gucler hakim olabilirlerdi.
Ustelik "Tarzi Fikri" hic olmazsa halkin dertlerini kendisine dert edinmisti. Bunlari ultra - sol Devrimci Yol'un "komun" metodlariyla halletmeye kalkismisti. Bekir Yildiz'in Sincan'daki icraati ise icki ile yilbasinda hindi satisini yasaklamak, sehrin ortasina Mescidi Aksa taklidi abide dikmek, istedigini - basta medya mensuplari - pataklama hakkina sahip zorbalar yetistirmek, ilcesini "seriatin kurtarilmis bolgesi" gibi gostermekti.
Aralarindaki benzerlik demokratik laik cumhuriyete meydan okumaktir.
Her iki halde de demokratik laik cumhuriyetin "meydan okunamayacak" kollamacilarinin, koruyucularinin bulundugu ispat edildi.

BOLME, SADECE PKK YOLUYLA OLMAZ

Refahyolun, eski DP iktidarinin "Vatan Cephesi"nden ilham alarak medyada duzenlemekte oldugu bir goygoycular kalabaligi, RP'nin DYP'yi uyutarak atmaya calistigi bir takim adimlari karsi direniscileri sanki bolucuymusler gibi gostermektedir. Efendim, bir "laik - musluman" cephelesmesi olusuyormus. "Karanlikcilar - Aydinlikcilar" da ne oluyormus? "Laik putseverler" turuyormus; onlardir ki iyi niyetli muslumanlari seriatci militanlarin safina itiyormus.
Bu degirmene iyi niyetle su tasiyanlar gorulmektedir.
iyi niyet, safdilligi mazur gosterebilir mi? iste, dunku Fatsa; iste bugunku Sincan.
Vur birini, al otekini. Dun Ankara'da yuruyen kadinlar bunu ispatladilar.


[Ana Sayfa] [Siyaset] [Haber] [Ekonomi] [Dunya] [Sanat] [Yasam]
[Entellektuel] [Spor] [Kose Yazarlari]