11x.jpg

11'lerden Çiller'e dava

Mustafa BAKACAK - İSTANBUL


HÜKÜMETİ kurma görevininin ANAP Lideri Mesut Yılmaz'a verilmesi üzerine "Güneş Motel misali milletvekili pazarları kuruluyor" diyen DYP Lideri Tansu Çiller'e dönemin İmar ve İskan Bakanı Ahmet Karaaslan ateş püskürdü.
O dönem Adalet Partisi'den (AP) istifa eden milletvekillerinin, bugün olduğu gibi ülkenin içinde bulunduğu bunalımdan kurtulması için bu kararı aldıklarını belirten Karaaslan şu görüşleri dile getirdi:
"Çiller, koltuk hırsı uğruna şeref ve haysiyetimize tecavüz ediyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanlık koltuğu hacıdan bacıya devredilen saltanat koltuğu değildir. Türk Silahlı Kuvvetleri saltanat ordusu değil. Çiller de sultan değildir. Eğer Güneş Motel, ülkenin içinde bulunduğu o zor şartlarda bir milletvekili pazarı ise kendi zihniyetini kendi düşünceni kabul ettirmek için noterden iradesini aldığın insana yaptığın muamelenin ismine ne koyacaksın? TBMM'nin borsa, parlamenterin de satılık bir meta olarak gösterilmesi utanç vericidir."
Çiller'in Güneş Motel'i parlamentonun hür iradeleriyle hareket etmek isteyen üyelerinin mutlak itaata zorlamak amacıyla baskı aracı olarak kullandığını savunan Karaaslan şöyle konuştu:
"Güneş Motel'i Çiller'in baskı aracı olarak kullanmasının amacı başbakanlık sevdası ve başbakanlık koltuğu. Eğer bu koltuk sevdası böyle devam ederse Türkiye bu badirelerden hiçbir zaman kurtulmaz. Bu koltuğun yerine millete, millete hizmete sevdalan. Meclis'in hür iradesine müdahaleden vazgeçin. Ecevit, başbakanlıktan istifa ederken boynunda Susurluk, faili meçhul cinayetler, TEDAŞ, TOFAŞ, Mercümek ve Bosna yaftaları asılı değildi. Ne 148 kilo altını vardı ne de yurtdışında serveti vardı. Bugün demokrasi mücadelesi veriyorum diyenler aslında bunları örtbas etmenin mücadelesini veriyor. Milletvekillerinin hür iradelerine ipotek koymasınlar. Bugün istifa eden milletvekillerinin ülkenin geleceği açısından doğru olanı yaptı. Asıl istifa etmeyenlerin durumunun tarışılması gerekir. Önümüzdeki günlerde Çiller'e tazminat davası açacağım."

Türkiye'de 20 yıl önce yaşanan Güneş Motel olayına Çiller'in "cankurtaran simiti" gibi sarılmasını eleştiren Karaaslan, o dönemki istifaların yaşanmasına neden olan gelişmeleri şöyle sıraladı:
"1973 seçimlerinin ardından Ecevit'in kısa denemesinden sonra Milliyetçi Cephe (MC) hükümetleri kuruldu. MC hükümetlerinde koalisyonun her ortağı kamu kesimlerinde hakimiyet sağlamış, kendisinden olmayan hiçbir gruba yaşama hakkı tanımıyordu. Kahveler, okullar bölünmüş, camiler ayrılmıştı. Gruplar arasındaki mücadele, silahlı mücadeleye dönüşmüştü. Her gün 10'a yakın insan ölüyordu. Hazine 70 `cent'e muhtaç hale gelmişti. Sembolik temel atma törenleriyle millet aldatılmaya çalışılmaktaydı. Bugün olduğu gibi askeri darbenin ayak sesleri Meclis koridorlarına kadar geliyordu. Partideki huzursuzluk sonucu Demirel, MC koalisyonlarından kurtulmak için seçim kararı aldı. Sonuç alınamayıp tekrar MC hükümetleri kurulunca AP grubunda huzursuzluk had safhaya ulaştı. Demirel tüm ısrarlara rağmen CHP'yle koalisyona girmemekte direnince istifa kararı aldım."
Kendisinin Malatya'dan bağımsız olarak milletvekili seçildiğini, sonradan AP'ye girdiğini hatırlatan Karaaslan, lidere körü körüne itaatın yanlış olduğunu söyledi. İstifadan sonra İstanbul'a geldiğini ve burada "11'ler" olarak AP'yle CHP'yi bir araya getirmek için toplantılar yaptığını vurgulayan Karaaslan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sadece Güneş Motel'de değil Çınar Otel ve Kalyon Oteli'nde de görüşmeler yaptık. Daha sonra Ecevit de geldi. İki gün toplantı yaptık. Bu ne bir alma ne de satmaydı. Ecevit'le yaptığımız görüşmede istifa eden milletvekilleri bağımsız kalacağı ve AP'yle CHP'nin bir araya getirilmeye çalışılacağı konusunda anlaştık, ancak Demirel buna yanaşmadı. İddia edildiği gibi Güneş Motel'de kalmadık. Sadece lokantasında bir toplantı yaptık. CHP'yi desteklemekle MC hükümeti döneminde hazırlanan askeri darbeyi iki yıl ertelemiş olduk."
CHP hükümeti döneminde yolsuzluk iddiaları karşısında beş bağımsız bakanla deklarasyon yayınladıklarını anlatan Karaaslan daha sonra bakanlıktan istifa ettiğini hatırlatarak "Satın alınmış olsaydık istifa edemezdik" dedi.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Haber] [Ekonomi] [Dünya] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları]