Asker var, devlet yok

Genelkurmay Başkanlığı'nın Güneydoğu'ya düzenlediği basın turundan "bölge artık sivil inisiyatifi bekliyor" mesajı çıktı

Yusuf ÖZKAN

GENELKURMAY Başkanlığı'nın Güneydoğu'da görevli askerlerin yaşamlarından kesit sunmak amacıyla 17 - 20 Kasım'da düzenlediği "Basın Turu" ilginç izlenimlerle sona erdi.
Ankara'dan özel uçakla Van'a hareket eden gazetecilere, 21. Sınır Tümen Komutanlığı Karargahı'nda brifing verildi. Ardından basın mensupları giysi değiştirdi. Geziye katılan gazetecilerin büyük bölümü, daha önceden alınan ölçülere göre dikilmiş askeri üniforma ve postalları giydi.
Jandarmaya ait üç Sikorsky helikopterle Van'dan ayrılan Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Erol Özkasnak ve gazetecilerin ilk durağı, Hakkari Dağlıca Sınır Taburu oldu. Buradan da Çukurca yakınlarında Kayseri 1. Komando Tugayı'nın konuşlandığı Köprülü'ye hareket edildi.
Beş bin subay, astsubay, erbaş ve erin bulunduğu Köprülü Tugayı, çadırlardan oluşmuş büyük bir kasabayı andırıyor. Tugay Komutanı Tuğgeneral Fikri Gönültaş, teröre karşı verilen mücadelede gerekli başarının elde edildiğini vurgulayarak, "artık devleti beklediklerini" bildirdi.

Temas muhakkak

Brifingin ardından yemeğe geçildi. Karavanada kuru fasulye, pilav, mercimek çorbası ve tatlı vardı. Yemek sonrası, komandolarda bir yoğunluk gözlendi. PKK'ya "pusu atmaya" gidilecekti. Tuğgeneral Gönültaş, "arzu eden basın mensupları"nın da pusuyu izleyebileceklerini belirtti.
Hürriyet'ten Enis Berberoğlu, Turkish Daily News'tan İlnur Çevik ve Metehan Demir'le birlikte komandolara katılıyoruz. Tugay'ın Harekat Şube Müdürü Binbaşı Metin Tokel komutasındaki komandolarla birlikte tek sıra halinde yürüyerek, karşı tepelere doğru tırmanıyoruz. Pusu sırasında sigara içmek, konuşmak, yansıma yapacak giysi ve gereçler bulundurmak yasak. Kamuflaja büyük önem veriliyor.
Bir süre ilerledikten sonra çöküyoruz. Mayın arama timleri bölgeyi inceliyor. Bir grup asker de gece görüş dürbünüyle çevreyi kontrol ediyor. Yeniden yola devam ediyoruz. Sırtlarındaki 35 kiloluk yüklere ve ellerindeki ağır silahlara karşın, komandalor büyük bir çeviklikle tırmanıyorlar tepelere.
Pusu bölgesine geldiğimizde, mevzilerde eller tetikte bekleyen bir grup askerle karşılaşıyoruz. Karşımızdaki Baski Dağı ve deresi, önemli bir terörist sızma noktası. Kuzey Irak sınırına beş altı kilometre uzaklıktayız. Bölgedeki tüm tepeler, 24 saat asker kontrolünde. En ufak "gevşekliğe" yer yok buralarda. Çünkü her an "temas muhakkak."

Dağda evlilik yıldönümü

Pusu dönüşü, "gazino" olarak kullanılan çadırda subay ve astsubaylarla söyleşiyoruz. Tümü de eş ve çocuklarından ayrı. 18 Kasım, hem Selim üsteğmenin, hem de Sami astsubayın evlilik yıldönümleri. Çoğunlukla kesik olan telefonun iyiliği tutuyor, Selim üsteğmene eşinden telefon geliyor. Eşinin evlilik yıldönümünü kutlayan Selim üsteğmenin, oğluyla konuşurken yaşadığı burukluk yüzüne ve gözlerine yansıyor...
Geceyi, çadırlarda "kampet" adı verilen uyku tulumları içinde geçiriyoruz. Her koğuşta 10 gazeteci kalıyor. Uyku tulumuna alışmamış bedenler, bir sağa bir sola dönüyor. Gecenin bir yarısı, üzerini giyinen her gazeteci, gazinoda alıyor soyuğu. Hürriyet'ten Yavuz Gökmen'in "ipek pijamaları" bile getirmiyor uykusunu...

Mehmetçik soğukkanlı

Çatışmalar, ölümler olağan hale gelmiş. Mehmetçiklerin hepsi soğukkanlı. Tümgeneral Erol Özkasnak, uzun süren terörün, TSK'ya büyük bir eğitimlilik kazandırdığını belirtiyor. Kara Kuvvetleri ile Hava Kuvvetleri'nin, terörle mücadele döneminde, bölgenin en eğitimli gücü haline geldiğini vurguluyor.
Gezinin ikinci günkü durağı, Şırnak bölgesi. Beytüşşebap'ın Şenoba beldesinde 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Ömer Keçecigil, bir brifing veriyor. Sorunlar hep aynı.
19 Kasım günü Siirt bölgesine geçiyoruz. Pervari 3. Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı Doğanköy Taburu'nda Tugay Komutanı Tuğgeneral Sadık Ercan ve 120. Komando Alay Komutanı Albay Mahir Kök'ten brifing alıyoruz. Askerler, köyün eğitim ve sağlık hizmetini karşılarken, yeni bir okul yapımına da başlamışlar. Gezi boyunca her fırsatta ortaya çıkan sorun burada da aynı, "Asker var, devlet yok."
Gezinin son günü... İlk durak Lice. Yoğun terör olaylarıyla bir dönem sıkça gündeme gelen ilçede, "durumun sakin olduğu" belirtiliyor. Lice çarşısında halkla konuşuyoruz. Terör olayları azalmış, ancak asıl sıkıntı yeni başlıyor. Ekonomik sorunlar dizboyu. Herkes, devletin yatırımlarını bekliyor.
2. Piyade Tugay Komutan Yardımcısı Ümit Ergin, Albay Ergin, boşaltılan bazı köylere yoğun bir geri dönüş talebi bulunduğunu belirtirken, bunun altında yatan asıl nedenin, yeniden hintkeneviri üretimi ve esrar kaçakçılığı olduğunu vurguluyor.
3 günlük izlenimlerimizin özeti şu:
"Asker, yapacağını fazlasıyla yapmış. Şimdi iş siyasilere düşüyor, Meclis'e düşüyor. Artık Güneydoğu, devleti bekliyor."