Zeynep ORAL Fotoğrafı: 7410 bayt

Türk - Yunan kadın diyaloğu

       BUNDAN bir yıl önce yaklaşık şu sıralarda bir telefon geldi... Karşımda Margarita Papandreu... "Eee, ne var ne yok?" diyordu...
       (Hemen belirtmeliyim. Margarita Papandreu benim için yalnızca Yunanlı bir devlet adamı, politikacının eşi ya da eski eşi değil, kadın sorunları ve dünya politikasında uzmanlaşmış çok çalışkan, bir feminist ve barış gönüllüsü, ayrıca Yunanistan'ın en büyük kadın kuruluşu olan KEDE'nin başkanıydı.)
       Kendisiyle 1985'te Nairobi'deki Dünya Kadın Konferansı'ndan beri tanışıyorduk. Ve o günden beri çeşitli uluslararası kadın platformlarında birlikte çalışmıştık. Brüksel'de NATO merkezini "basmak", Varşova'da Varşova Paktı ülkelerinin Dışişleri Bakanlar toplantısına "çıkarma yapmak", bir dizi silahsızlanma eylemleri, Filistinli Kadınlar için dayanışma, Afrika Ulusal Kongresi'ne destek, bu uluslararası platformdaki etkinliklerden bazılarıydı...
       Acaba bu kez ne vardı? Burma ya da Burundi'deki kadınlara mı?..
       Margarita'nın şöyle dediğini duydum: "Zeynep ne dersin, artık Türkiye ve Yunanistan'daki kadınların birlikte bir şeyler yapma zamanı gelmedi mi? Ortak çıkarlarımız için bir şeyler..." (Kediye ciğer sunmak gibi bir şeydi bu...)
       Derhal kollar sıvandı. Türkiye'deki tüm kadın örgütlerine ve ulaşabildiğimiz çeşitli sivil toplum örgütlerine haber salındı. Telefonlar, fakslar... Önce üç, sonra beş, giderek artan sayıyla katılımlar çoğaldı... İki ülke arasında telefon, faks trafiği sıkıştı... Ana Kültür, Ka - Der, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Ege Kadın Dayanışması, İstanbul Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Türkiye Kadınlar Birliği, Türkiye Üniversiteli Kadınlar Birliği, Soroptomistler, Lions, Halklar İlişkiler Derneği, Türkiye Tüketiciler Derneği, Türkiye Bahai Topluluğu, ÜKEV destek verdi. Türkiye Yunanistan Dostluk Derneği tümüne kucak açtı... Çalışmalar alttan alta, derinden derine sürdü. İki ülkenin kadınları, buluştukları ortak noktaları vurgulayan, amaçlarını dile getiren ortak bir bildiri hazırladı.
       Bu ortak bildirinin tümünü elbet burada yayınlayamıyorum. Ancak şöyle özetleyebilirim:
       Kadın hareketi içindeki uzun mücadele, her iki ülkenin de kadınlarına zengin deneyimler kazandırmıştı: Karşılıklı anlayış barış içinde yanyana yaşama ve anlaşmazsızları şiddete başvurmadan çözümlemek, kadınların bilincinde asla sökülüp atılamayacak bir ilkeydi... Bizi birleştiren değerler için, ortak çıkarlarımız için elele verip mücadele etmeye, farklılıklarımızı zenginliğe dönüştürmeye kararlıydık.
       Amacımız bölgede dayanışmayı ve barışı korumaktı. Bu, çocuklarımıza ve geleceğe karşı görevimizdi.
       Amacımız, gerilimi azaltacak ve her tür şiddeti dışlayacak yollar bulmak; iki ülke arasında barış ve güvenlik kültürünü yerleştirmekti...
       Ve her iki ülkenin kadınlarını, birbirimizi daha iyi tanımaya, gerilimlerin azaltılması için bir iletişim ağı kurmaya, barışçı fikirleri yaygınlaştırmaya çağırıyorduk:
       Bugüne dek her iki ülkede de dostluk ve barış yolunda birçok girişim oldu, sayısız etkinlik gerçekleştirdi ve gerçekleştiriliyor. Bunların kiminin içindeydim, kiminin dışında. Ama tümümün taşıdığı önemin bilincindeydim. "Türk - Yunan Kadın Diyaloğu" bunlara bir bütünlük ve süreklilik sağlayabilirse ne mutlu.
       Siz bu yazıyı okuduğunuzda, Türkiye'den Yunanistan'a çoktan yelken açmış, Kos'da Yunanlı kadınlarla buluşmuş olacağız. Kos'da başlayıp, Bodrum'da devam eden dört günlük "Türk - Yunan Kadın Diyaloğu" toplantısı bu akşam sona erecek. Bodrum Belediyesi ve Bodrum'daki çeşitli kuruluşların katkıları olmasa bu toplantıyı gerçekleştiremezdik. Onlara teşekkürümüz sonsuz...
       Bu "diyalog" dünyanın amansız çarkları, acımasız vurucu silahları, habire tüketen pençeleri, sömüren, yok eden dişlileri, köpek balıklarının kol gezdiği okyanus dalgalarının ortasına atılmış bir damla belki... Ama yine de bir damla!
       Bir de bakarsınız, maya tutmuş, düş gerçekleşmiş. Ege bir kültür ve barış denizine dönüşmüş... Yolun çok uzun ve engebeli olduğunu bilmez değilim... Ama olsun... Bir adım... Bir adım daha... Bir adım daha... Bir adım daha... Bir adım daha...




Yazara E-Posta: Z.Oral@milliyet.com.tr