Yaşa Rüştü, Hans düştü

Attila Gökçe

       BU Mustafa Denizli işbaşında oldukça Avrupa Birliği'ne bizi almazlar. Adam rakibini uyutuyor. Sahada dolaştırıyor. Oyalıyor, oynatıyor... Resmen kafa buluyor, aldatıyor !
       Bursa'daki maça, Hollanda'yı Dünya Kupası Elemeleri'nde devirmiş olmanın prestijiyle çıkan Mustafa Denizli'nin onbiri rakibe 3 - 6 - 1 görüntüsüyle öylesine sanal bir tablo sundu ki, ben Ribbeck olsam yeme de yanında yat !..
       Ama gururla söylemeliyim ki ben TC vatandaşıyım. TC vatandaşı olduğum için dün davul gibi gerildim... Tansiyonum yükseldi, nefesim daraldı... Çünkü üstüste kornerleri kazanan, şutları atan taraf Almanlar'dı. İlk yarıyı Hakan'ın yanlızlığıyla, içimizde yaşattığımız Oktay hasretiyle tamamladık.
       Maçın başından sonuna kadar Rüştü'yü pençeye dönmüş ellerle alkışladık. Çünkü Rüştü inanılmaz topları kurtarıyor, yumrukluyor, çeliyor, görülmeyen bir mala, inanç, cesaret ve refleks tuğlalarıyla bir duvar örüyordu.
       Çok şükür ki, ilk yarı bitti. Sonra Oktay'ın ne zaman alınacağını merak ettiğimiz bir kurdeşen onbeş dakika yaşadık. Oh ! Oktay oyunda... Ama Tugay mı çıkmalıydı ? Her neyse. Mustafa Denizli, Almanlar'ı kandırıyor, arasıra bize de böyle sürprizler yapıyordu. Dikkat ettim, Oktay sahaya girince O'na hoşgeldin elini uzatan Hakan vardı.
       O halde Bursa, Almanlar'a pek dardı.
       On dakika geçmedi, ikisinin ortak yüklenişinden bir Hakan Şükür golü geldi.
       Kırkyedi yıl sonra onur tarihimize bir Almanya sayfası daha yazmak futbol ölçüleriyle pek şaşalı geçmeyen dakikaları yaşamak, ama skor tabelasına yine de keyifle bakmak güzeldi.
       Bu maçın kahramanı tüm Milli Takım.
       Türkiye'nin tamamı... Ama ille de bir kişi diyorsanız...
       Aferin sana Rüştü... Bizim Hans kıçüstü düştü.