"Hayat bir dans"

Avrupa Güzeli ve dans öğretmeni Nazlı Deniz Kuroğlu'na göre "Ruhun dansı çok önemli"

Serdar BENLİ


yas03.jpg        1982 Türkiye ve Avrupa Güzeli Nazlı Deniz Kuruoğlu'nu dans tutkusuna menisküs bile engel olamadı. Kuruoğlu, 6 yıl önce geçirdiği ameliyatan sonra Devlet Opera ve Balesi'nden ayrılıp, aktif dansa veda etti ama sanatan kopamadı.
       Hayatını dansa adadığını söyleyen Kuruoğlu, "Hayat bir dans. Herkes karşılıklı dans ediyor. Dans sadece fiziksel bir olay değil. Ruhun dansıda çok önemli. İki kişinin ilişkisi de bir dans" diyor.
       Dans dersleri verdiği bir stüdyosu olan Kuruoğlu, tedavi sürecinde öğrendiklerini, burada insanlarla paylaştığını söylüyor.
       Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Yüksek Bölümü mezunu olan ve bu üniversitenin Tiyatro Bölümünde öğretim üyesi olarak 'Hareket Dersi' veren taçlı güzel aynı zamanda bir kozmetik firmasının ortağı.
       İş hayatında, bir koltukta üç karpuz taşıyan Kuruoğlu, her yılın dört ayını Kuşadası'ndaki çifliğinde geçiriyor. Ata binmek, su sporları ve motosikletle dağda dolaşmak gibi vazgeçilmez keyifleri olduğunu söyleyen Kuruoğlu, "Doğal, biraz içine kapalı, evini ve ailesini seven, yuvasına düşkün bir yapım var. Yengeç burcu olduğum için çok evcilim. Ama doğaya olan tutkum yüzünden bazen vahşi olabilen bir yönüm de var" diyor.
       Ünlü modacı Zuhal Yorgancıoğlu'nun defilelerine özel dans gösterisiyle katılarak Amerika, Birleşik Arap Emirlikleri ve birçok Avrupa ülkesine giden Kuruoğlu şunları söylüyor:
yas031.jpg        "Cumhuriyetin yarı döneminden sonra sanat yeni yeni filizleniyor. Suna Kan'dan İdil Biret'e ve Leyla Gencer'den Meriç Sümen'e kadar çok değerli sanatçılarımız var. Ama bizde sanatçıya yeteri kadar önem verilmiyor. Mezun olduğum ve şu an öğretim görevlisi olarak ders verdiğim konservatuarda klasik balenin çalışma yeri var ama modern dansın yok. Bunun için dışardan stüdyo kiralamak zorunda kalınıyor. Bale ve opera gibi belli sanat dallarında özel kuruluşlara sahip değiliz. Bunlar malesef bizim eksikliğimiz."
       En büyük amacının belirli bir paraya sahip olduktan sonra bir "Dans Tiyatrosu" kurmak olduğunu belirten Kuruoğlu, "Çocukluktan beri en büyük düşüm ise büyük bir çiflikte yaşamak" diye konuşuyor.
       Çok sayıda film ve dizi teklifi aldığını belirten Nazlı Deniz Kuruoğlu, "Bu tekliflere hiç bir zaman sıcak bakmadım. Benim dans gibi çok hoş bir mesleğim vardı. Ayrıca sinema ya da tiyatro sanatçısı değildim. Böyle bir işe kalkışmak için belli bir eğitim alınmasından yanayım" şeklinde konuşuyor.
       Amatör bir ressam olan ve yağlı boya tablolar yapan Kuruoğlu'nun evindeki en ilginç eser ise birebir boyuttaki çıplak heykeli. Şu an hayatta olmayan ünlü heykeltraş Yavuz Özgörkey'e bir yıl boyunca poz verdiğini belirten Kuruoğlu, orjinalinin bronz dökmesi olan heykelini evinin en sevdiği köşesinde saklıyor.