15 Nisan 1999 Perşembe 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Abbas GÜÇLÜ Fotoğrafı: 6178 bayt
Dayak utancı

       Kızını dövmeyen dizini döver. Dayak cennetten çıkmadır. Eti senin kemiği benim. Nush ile uslanmayanın hakkı kötektir. Öğretmenin vurduğu yerde gül biter...
       Dayakla terbiye konusunda dilimize yerleşmiş yukarıdaki gibi tam 64 deyim var. Yani dayak kültürümüzün bir parçası haline gelmiş. O kadarla da kalmamış kanunlarımıza bile girimiş. Eğer öğrenci okulda terbiye amacı ile dövüldüyse suç teşkil etmiyor. Bu kanun yüzünden mahkemelere intikal eden davaların yüzde 95'i dayak yiyenin değil, dayak atanın lehine sonuçlanıyor.
       Dayak, dünden bugüne yaşamımızın her anında var. Evde, okulda, kışlada, sokakta dayak yiyen, sonuçta kendisi de dayak atan biri olup çıkıyor. İşin en garibi de, eğitim seviyesi yükseldikçe dayak atma oranı düşeceğine, yükseliyor. Dayak konusunda yaptığı araştırmalarla adı "dayakçı profesör"e çıkan Prof. Dr. Oğuz Polat, "Bu konuda üç araştırma yaptım. Maalesef üçünde de eğitimlilerin, eğitimsizlere göre dayağa çok daha fazla başvurdukları ortaya çıktı. Bir başka ilginç veri de kocasından yediği dayak yüzünden evinden kaçıp sığınma evlerinde barınanların, çocuklarını dövenler arasında ilk sırada yer almaları." Prof. Polat bu konuda "İnsanlar ne görüyorsa onu yapıyorlar" diyor.
       Çocuk Esirgeme Kurumu'nun 16 ilde yaptığı araştırmaya göre, cinsiyet farkı olmaksızın çocukların yüzde 62'si dayağa maruz kalıyor. Peki dayak sorunu çözüyor mu? Çocuklar üzerinde ne gibi etkiler yaratıyor? Bu konuda da ilginç veriler var. Dayak yiyen çocuklarda ileri yaşlarda ortaya çıkan en yoğun problemlerden bazıları şöyle: Geçimsizlik, kıskançlık, saldırganlık, içe kapanıklık, çeşitli korkular, uyku bozukluğu, altına çiş yapma, tırnak yeme, tik, yüksek sesle sürekli ağlama...
       Ülkelerin çağdaşlık düzeyini ölçen değişik parametreler var. Bunlardan biri de dayak. Eğer hala çocuklarımızın yüzde 62'si, kadınlarımızın yarıya yakını dayak yiyorsa çağdaşlığı ağzımıza almamamız gerekir. 2000'e çok az kaldı. Bu utançtan bir an önce kurtulmalıyız...
       Çocukların, kadınların sokağa düşmelerinin en önemli nedeninin dayak olduğunu biliyor muydunuz? Televizyonlar hala çizgi filimden eğlence programlarına kadar şiddeti, dayağı öne çıkarta dursunlar...
       Kosovalı çocuklar gibi dayak yüzünden evinden, barkından kaçan bizim çocukların dramını, Kanal D'de cumartesi 13.00'te Karne'de yüreğiniz sızlayarak izleyebilirsiniz...



Yazara E-Posta: a.guclu@milliyet.com.tr

© 1999 Milliyet