9 Haziran 1999 Carsamba 
 ANA SAYFA
 SIYASET
 HABER
 EKONOMI
 DUNYA
 SANAT
   SINEMA
   KITAP
   MUZIK
 YASAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTUEL B.
 CIZERLER
 INTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VITRIN
 INTER@KTIF
 21.YUZYIL
 PAZAR SOHBETI
 SAGLIK HATTI
 VERGI HATTI
 E-POSTA
 ARSIV
 KUNYE
 TURKCE KARAKTER
 REKLAM TARIFESI
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Acilis Kamran Ince ile

27. Istanbul Muzik Festivali'nin ilk konserini bugun Kamran Ince Ensemble IDSO ile birlikte AKM'de verecek. Programda Ince'nin eserleri yer aliyor. Konser saat 19:30'da. Kamran Ince Ensemble ayrica 12 Haziran'da ITU Macka Kampusu'nde bir konser verecek.


Pinar Aka


       Kamran Ince, muzik dunyasinin yeni kusaginin en heyecan verici ve en yetenekli bestecileri arasinda gosteriliyor. 1960 yilinda Montana'da dogan Kamran Ince'nin annesi Amerikali, babasi Turk. Muzik egitimini Ankara ve Izmir konservatuvarlarinda tamamlayan Ince, daha sonra Oberlin Konservatuvari'na ve doktorasini yaptigi Eastman School of Music'e devam etti. Christopher Rouse, Joseph Schwantner ve David Burge gibi gunumuzun onemli muzik adamlarindan ders alan Ince, 1993'ten beri Memphis Universitesi bunyesinde calismalarini surduruyor. Besteleri, Chicago, Minnesota, St Louis, Baltimore, Brooklyn gibi prestijli senfoni orkestralari tarafindan seslendirilen Kamran Ince, Prix de Rome, Guggenheim Fellowship ve Lili Boulanger gibi bircok onemli odulun de sahibi. Kendisiyle kisa bir soylesi yaptik.
       Cift kulturlu olmanin sanatiniz acisindan ne gibi avantajlari ve dezavantajlari oldu?
       Simdiye kadar hep avantajini gordum. Iki memleketim var. Bu da benim muzigimi paylasabilecegim nufusu artiriyor. Ayrica iki kulturlu olmak bambaska dusunceler yaratan, hayal gucunu harekete geciren bir durum.
       Eserlerinizde tarihsel temalar one cikiyor. Ancak tarih denince kendinizi Turkiye Cumhuriyeti ya da Osmanli tarihiyle sinirlamayip Anadolu topraklarinda varolmus butun uygarliklarin tarihine ilgi duyuyorsunuz. Bu konudaki gorusleriniz neler?
       Diger uygarliklar uzak olmalarindan oturu beni daha bile fazla ilgilendiriyor. Bu topraklarin uzerinde cok seyler olmus. Benim Turkiye'de bulundugum yillarda tarih egitimi Cumhuriyet donemine odaklanmisti. Sanki gecmisimiz iyi degilmis gibi bir mesaj verilmeye calisiliyordu. Turkiye'nin bu yuzyili cok onemli ama oteki yuzyillari da cok cok onemli.
       Son calismalarinizdan ve projelerinizden bahseder misiniz?
       Iki ay evvel benim grubum ve Susan Waterbury icin besteledigim bir keman koncertosunu bitirdim. Ayrica Bach'in suit'leri gibi solo cello cesitlemeleri besteledim. Gecen hafta Kanada'da, Toronto'da bir festivale katildim. Bir hafta sonra Amsterdam'a gidecegim. Iki ay sonra tekrar yazmaya baslamayi umuyorum. Sirada Sardes adinda buyuk bir orkestra eseri var. Bir Amerikan heyeti kazi yapiyor. Basinda dunyaca unlu bir arkeolog var. Kendisi bana bir eser ismarladi. Bunun disinda Amerika'da bir muzenin 2000'de ek binasinin acilisinda calinmak uzere ismarlanan bir eser var.


1999 Milliyet