10 Eylül 1999 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Bu dostluk bitmez

AKUT'un depremden 15 dakika sonra aradığını, yardım teflifinin yağdığını söyleyen Corantis: İki halk, artık dostluktan geri dönüşe izin vermez

Utku Çakırözer Ankara


hab00.jpg        Yunanistan'ın Ankara Büyükelçisi İoannis Corantis, ülkesinde yaşanan 5.9 şiddetindeki depremi Atina'nın bir köyünde bulunan babasıyla telefon görüşmesi sırasında öğrendiğini söyledi. Corantis, babasıyla görüşmesinden 15 dakika sonra da Türkiye'deki Arama ve Kurtarma Derneği (AKUT) ekibinden bir üyenin kendisini arayarak Atina'daki depremi bildirip yardım önerdiğini vurguladı. "Bir Türk yurttaşının böbreğini vermeyi" önerdiğini anlatan Corantis, depremlerin ardından iki ülke arasında oluşan dostluk için "İki halk buradan geri dönüşe izin vermez" dedi.
       Corantis Milliyet'in Körfez depreminin ardından iki ülke arasında kurulan dostluk köprüsü ve Atina depremine ilişkin sorularına şu yanıtları verdi:

       - Depremden sonra oluşan tepkiyi nasıl değerlendiriyorusunuz?
       Corantis: Türk depreminden sonra, Türklerin Yunan yardımına verdiği tepki kadar etkilendim. Biz de etkilendik. O kadar çok kişi aradı, çiçek gönderdi. Hepsine teşekkür etmek istedik. Bazılarının ismini bile öğrenemedik. O nedenle bu kitlesel teşekkür eylemi karşısında toplu bir gazete ilanı vermek durumunda kaldık. Şimdi de aynısı oluyor. Bu sefer teşekkür değil, öneri yağıyor. Hükümetten, sivil toplum örgütleri ve bireyler arayıp bu sefer çiçek, yerine para ve kan öneriyorlar. "Sadece ne istediğinizi söyleyin" diyorlar. İsmini açıklamak istemiyorum. Bir Türk vatandaşı aradı. İzmit depremi için bir Yunanlının böbreğini bağışladığını anımsatarak, "Şimdi de ben kendi böbreğimi herhangi bir Yunan depremzedeye bağışlamak istiyorum" dedi.

       - Atina'daki depremi nasıl haber aldınız?
       Corantis: Burada, ofisteydim, hatta tam deprem anında ailemle konuşuyordum. O sırada yemeklerini bitirmişlerdi. Babam, `İoannis ev sallanıyor' dedi. Annemin de bağırışını duydum. Yaklaşık on saniye sürdü. Ufak tefek çatlaklar varmış ama sağlam. Problem yok.

       - Daha sonra Türk yetkililerle temasınız nasıl gerçekleşti?
       Corantis: Depremden 15 dakika sonra AKUT'tan bir kişi aradı. Yunanistan'da ağır bir deprem olduğuna ilişkin bir deprem duymuşlar. Daha fazla detay bilgileri yokmuş, onları telefonda bekletip, uydu yayınlarından Yunan kanallarını açtım. Bütün televizyonlar canlı yayına başlamışlardı. Oradan aldığım bilgileri AKUT'çulara aktardım. Bana iki saat içinde alet edavatla uçmaya hazır olacaklarını söylediler. Atina'yı aradım. Kabul gelince hemen AKUT'a bildirdim. Daha sonra Ecevit'in dış politika danışmanı arayıp, sözlü olarak Başbakan'ın üzüntü ve dostluk mesajını elçiliğimiz aracılığıyla Simitis'e iletti. Demirel ve Akbulut da Yunanistan'daki mevkidaşlarına mesaj gönderdiler. Gece geç saatte Dışişleri Müsteşarı Korkmaz Haktanır arayıp, AKUT ekibinin bir Türk uçağı ile Atina'ya gideceğini bildirdi. Saat 04.30'da yola çıktılar. Yununistan'a ilk ulaşan arama kurtarma ekibi AKUT'tu. Sabah Yunan arama kurtarma ekipleriyle birlikte çalışmaya başladılar.

       - Türkiye'de deprem sonrasında müteahhitleri ve yetkilileri sorgulama süreci yaşandı. Yunanistan'da böyle bir şey oldu mu?
       Corantis: Tepkilerin aynı olup olmadığını bilmiyorum, ama bizde de bir tartışma başladı. Kamuoyunda "Niye o bina yıkılmadı da bu bina yakıldı?" tartışmaları başladı. Aslında Yunanistan'da, binaların yapımında uygulanan denetim son derece katıdır. Ama demek ki birileri yine de usulsüzlük yapmış. Önce Başbakan konunun tam bir incelenmesini istedi. Sonra da Atina Başsavcısı binaların neden yıkıldığı hakkınde dava açtı. Bizde arama kurtarma ekiplerinin, askerlerin, ilk yardım ekiplerinin depreme ulaşması anlamında bir sıkıntı yaşanmadı.

       - Acılar unutulduktan sonra iki ülke arasındaki dostluk rüzgarı da biter mi?
       Corantis: Depremden önce ilişkilerin geliştirilmesi isteği ve girişimi mevcuttu. İki deprem bunu pekiştirdi. Kamuoyu ve medya baskısı omuzumuzun üstünde ne yaptığımızı izliyor. Verilen mesaj çok basit: Barış için, işbirliği için, iyi ilişkiler için çalışın. Buradan dönüş mümkün mü? Umarım dönülmez. İki halka da böyle bir dönüşü anlatmak ve onların bunu anlaması çok güç olur.


© 1999 Milliyet