17 Eylül 1999 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Metin TOKER Fotoğrafı: 5047 bayt
Bir havacıdan anılar: Tansel

       O tarihte - 1952 - NATO'nun SACEUR diye anılan Avrupa Müttefik Yüksek Komutanlığı Paris yakınındaki Rocquencourt'daydı ve ben Cumhuriyet ile bazı gazetelerin Batı Avrupa muhabiriydim. Lizbon'da Türkiye'nin İttifaka alındığı Bakanlar Kurulu toplantısını izlemiş ve Paris'e dönmüştüm. Kısa bir süre sonra bir Türk askeri heyeti de Rocquencourt karargahına katıldı. Bir gün bizim komutan beni karargahı ziyarete davet etti.. Aralarında genç bir havacı vardı. Pek ahbap olduk. Adı İrfan Tansel'di.
       Aradan pek de fazla zaman geçmedi. Galiba 1960'ın başıydı. Ankara'da bir Büyük Elçiliğin milli gün davetinden çıkıyordum. Baktım, bir havacı Korgeneral de otomobiline biniyor. Ne kadar çabuk terfi etmişti.. Tansel'di.
       27 Mayıstan sonra Orgeneral İrfan Tansel, Tekin Arıburun'un yerine Hava Kuvvetleri Komutanlığına getirildi. Türk kamuoyu adını önce 22 Şubat, arkadan Kıbrıs'ın bombalanması olayında duydu ve onu sevdi.

İnönü onun yatağında yattı

       Talat Aydemir adındaki sergüzeştçi albay 22 Şubatta bir askeri darbe teşebbüsüne giriştiğinde yanında bazı karacı subayları buldu, fakat daha baştan Deniz Kuvvetleri ve özellikle Havva Kuvvetleri ona kesinlikle karşı çıktılar. O akşam Çankaya Köşkündeki bir toplantıdan ayrılan Hükümet ile parti liderleri, başlarında İsmet İnönü, toplu halde Hava Kuvvetleri karargahına geçtiler. Başbakan İnönü asi albaya karşı harekatı oradan yönetti. Tansel karargahta değildi. Karargaha Kurmay Başkanı General Hüsnü Özkan komuta ediyordu. Olayların geliştiği bir sırada İsmet Paşa - asilere, kan dökülmeden teslim olmaları halinde şefaat vaat etmişti - "Tansel nerede? Bir de onunla konuşayım" diye sordu. Belki Özkan, komutanına daha fazla itibar sağlar diye "Paşa - yani Tansel Paşa - uçağıyla havada. Harekatı oradan kontrol ediyor. Ben sizi kendisiyle telsiz telefon vasıtasıyla konuşturayım sayın Başbakanım" dedi.
       Halbuki Tansel Eskişehir'de, 1. Hava Kuvveti Komutanı Tuğgeneral Muhsin Batur'un yanındaydı. Harekatı oradan kontrolu tercih etmişti. İnönü Tansel ile, havadaymış sanarak konuştu; "şefaat kararı"nı bildirdi. Sabaha karşı, asilerin cevabı beklenirken - teslim olacaklarından emindi - İnönü, herkesin hayretle açılmış gözleri önünde Tansel'in oradaki portatif karyolası üzerine uzandı ve rahat bir uykuya daldı.

"Bombala Tansel, bombala!"

      
Tansel ikinci bir kere kamuoyunun önüne, özellikle gençlerin sevgilisi olarak, Kıbrıs'ta Erenköy Rum mevzilerini bombalama görevini yaptığında geldi. "Johnson Mektubu"ndan sonra Türkiye hayal kırıklığına uğramış, Makarios azmıştı. Erenköy'de katliama yönelmişti. Başbakan İnönü dramatik bir karar aldı: Rum mevzilerini bombalama emrini verdi. 8 Ağustos 1964 Cumartesi günü jetlerimiz mevzilere bomba yağdırmaya koyuldular. "Ne oluyor?" demeye kalmadı, 64 jet Pazar günü mevzileri tekrar ateşe verdiler. Ortalık karışmış, Papaz ve Atina şaşırmıştı. Türkiye'de gençler çoşmuş, "Bombala Tansel, bombala!" diye sokaklara dökülmüştü. Kıbrıslı Türkler bayram ediyorlardı. Bizzat Hava Kuvvetleri komutanı Tansel aşka gelenler arasındaydı. Bombardımana devam etmek istiyordu. Halbuki Pazartesi sabahı durdurulması lazımdı. Çünkü İnönü harekatın "bir hafta tatili" sırasında gerçekleştirilmesini, "herkes uyanıncaya kadar" Papaza ve Ruma dersini vermek için ayarlamıştı. Nitekim Pazartesi sabahı işbaşı yapılınca Amerika da, Rusya da uyanmışlar, homurdanmaya başlamışlardı.
       Başbakan İnönü genç Generali ancak sıkı bir zılgıt geçerek durdurdu. Tansel bir defa daha "Nasıl emrederseniz, Paşam" dedi ve emre uydu.
       Tansel 22 Şubattan sonra Cumhurbaşkanı Gürsel'in hışmına uğramış, fakat bir yandan jetler bunu protesto için Çankaya'nın üzerinde uçarken asıl, Başbakan İnönü ağırlığını koyarak genç Generali görevinde tutmuştu. Tansel kime itaat edeceğini biliyordu.
       Ne günlerdi, onlar! "Genç general" rahmet içinde ebedi uykusunu uyusun.



Yazara E-Posta: m.toker@milliyet.com.tr

© 1999 Milliyet