21 Eylül 1999 Salı 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Şehriban şeytana kurban

Cesedi Ortaköy mezarlığı'nda bulunan Şehriban Coşkunfırat'ın satanistler tarafından katledildiği ortaya çıktı, yakalanan üç katil zanlısı suçlarını itiraf etti

Ümran Avcı, Pınar Aktaş, Elvan Ezber İstanbul


yas00.jpg        Avcılar'daki evinden bir hafta önce ayrıldıktan sonra cesedi geçen cuma Ortaköy Mezarlığı'nda toprağa yarı gömülü olarak bulunan Şehriban Coşkunfırat'ın (21) "satanist" adı verilen "şeytana tapanlar"ca öldürüldüğü belirlendi. Coşkunfırat'ın ölümüyle ilgili olarak gözaltına alınan Ömer Çelik, Engin Arslan ve Zinnur Gülşah Dinçer adlı gençler, poliste verdikleri ifadede suçlarını itiraf ederken, "şeytana taptıklarını ve bu nedenle Coşkunfırat'ı kurban seçtiklerini" söyledi.
       Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yapılan operasyon sonucu önceki gece yakalanan Çelik (23), Coşkunfırat'ı öldürdüğünü, Arslan (18) ve Dinçer'in (19) de olay sırasında yanında bulunduğunu belirtti. Arslan'ın eskiden Dev - Sol sempatizanı olduğu ve geçmişte iki kişiyi daha öldürdüğü, ayrıca da "şeytana kurban etmek amacıyla" kedi boğazladığı ileri sürüldü.

`Şeytandan mesaj geldi'

       Ortaköy Mezarlığı yanındaki ormanlık alana dün saat 13.00'te tatbikat için getirilen Çelik ve Dinçer cinayeti anlatırken, Arslan polis otosundan indirilmedi. Çelik olayı şöyle anlattı:
       "Ortaköy sahilinde otururken deprem oldu. İnsanlar sahile akın etti. Polis de içki içmemize izin vermeyince ormanlık alana gittik. Depremden sonra Gülşah, ayın 13'ü olmasını hatırlatarak, `Şeytan depremle bana mesaj verdi. Bugün uğursuz bir gün. Şehriban evin altıncı çocuğu. Altı da şeytanın rakamı. Bu yüzden onu kurban etmeliyiz' dedi. Olay yerinde otururken Şehriban saat 20.00'de eve gitmek istedi. Engin kızın boğazına sarıldı. O sırada Gülşah da kızı bıçaklamaya başladı. Öldükten sonra elbiselerini çıkarmaya karar verdik. Önce mezarlıktan kazma kürek alıp cesedi gömmek istedik, sonra dikkat çekmemek için vazgeçtik."

`Daha önce de kurban verdik'

yas001.jpg Şehriban'ı şeytana kurban etme fikrinin Engin'den, tecavüz fikrinin de Ömer'den çıktığını ileri süren Zinnur Gülşah Dinçer ise, "Engin'le altı aydır birlikteyiz. Ancak iki ay önce satanist olduğunu öğrendim. Tanrıya olan nefretini şeytana taparak gösterdiğini ve bu inançla daha önce iki kişiyi ve kedileri kurban ettiğini söyledi" diye konuştu.
       Daha önce hiç karşılaşmadığı Şehriban'dan sevgilisini kıskandığını vurgulayan Dinçer, "Ormandayken bir ara Ömer ile Şehriban bizden uzaklaştılar. Birlikte oldular. Bu sırada ben de Engin'e, kızı nereden tanıdığını sordum. O da şeytandan mesaj aldıklarını ve ayın 13'ü bitmeden geceyarısına kadar evin altıncı çocuğu olan genç kızı şeytana kurban vereceklerini söyledi" dedi.
       Cinayeti engellemeye çalıştığını, hatta bir ara Şehriban'ı uyarmak için birlikte uzaklaştıklarını öne süren Dinçer, ancak Ömer'in peşlerinden geldiği için uyaramadığını bildirdi.

Kızın boğazına sarıldı

       Cinayetin Ömer ile Şehriban'ın yanlarına gelmesinden beş dakika sonra işlendiğini kaydeden Dinçer, şunları anlattı:
       "Ömer ile Şehriban kucak kucağa oturuyorlardı. Ömer birden kızın boğazına sarıldı. Engin de Ömer'e yardım etti. Bana boş durmamamı, kızı bıçaklamamı söylediler. Can korkusuyla bıçakladım. Birkaç saniye sonra kız öldü. Saçlarından sürükleyerek bir ağaca yasladılar ve Ömer şeytana tapmanın inancı olarak ölü kıza tecavüz etti. Engin de tecavüz için bekledi, ancak başarılı olamadı. Sinirlenerek cesedi yumruklamaya başladı."
       Dinçer suç aletlerini yıkayarak bir gün üzerinde taşıdığını, ancak Engin'in uyarısıyla Kuruçeşme Park Fora'dan denize attığını itiraf etti ve pişman olduğunu dile getirdi.
       "Engin Arslan'ın şeytana tapmak konusunda belli bir seviyeye ulaştığı için şeytandan kendisine mesajlar geldiğini söylediğini" iddia eden Ömer Çelik de, kurban Şehriban Coşkunfırat ile bir barda tanıştığını belirtti. Çelik, olay sırasında saçlarının uzun olduğunu, tanınmamak için de kestiğini kaydetti.
       Tatbikattan sonra suç aletlerinin bulunduğu Kuruçeşme sahiline giden polis ve dalgıçlar, denizden Coşkunfırat'ın çantasını çıkardılar.
       Şehriban Coşkunfırat, 13 Eylül'de Avcılar Parseller'deki evinden, Bakırköy Adliyesi'nden sabıka kaydı almak için ayrılmış, ailesinin kayıp başvurusu sonucu cesedi Ortaköy'de bulunmuştu.


© 1999 Milliyet