2 Mart 2000 Persembe 
 ANA SAYFA
 SIYASET
 HABER
 EKONOMI
 DUNYA
 SANAT
 YASAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTUEL B.
 CIZERLER
 INTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VITRIN
 INTER@KTIF
 21.YUZYIL
 PAZAR SOHBETI
 SAGLIK HATTI
 E-POSTA
 ARSIV
 KUNYE
 TURKCE KARAKTER
 REKLAM TARIFESI
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Sahin ALPAY Fotografi: 3880 bayt
Iran paradoksu

       Parlamento secimlerinden bir ay kadar once Iran'in en buyuk uc gazetesinin yayincilari mahkeme onune cikarildi. Suclari, Ayetullah Huseyin Ali Montazeri'nin (77) bir Ingiliz gazetesine verdigi mulakati yayimlamakti.
       Montazeri, uzun sure, Imam Humeyni oldugunde yerini alacak dini lider olarak gorulmustu. Humeyni onun icin "Ozum onda saklidir, yalniz bir degil birkac defa..." demisti. Ama 1989'da, siyasi tutuklularin katledilmelerini protesto edince gozden dustu. Kasim 1997'den bu yana da ev hapsinde tutulan Montazeri, Iran'in en onde gelen muhalifi.
       Montazeri'ye gore: Dini liderin ilahi bir mesruiyeti yok. Dolayisiyla belirli bir sure icin ve halk tarafindan secilmeli. Gorevi tamamen manevi - dini alanla sinirli olmali. Bu gorevde, bu niteliklere haiz olmayan bir din adami olacagina, ilahiyat bilgisi kuvvetli ve iyi karakter sahibi siradan bir kisi bulunmali. Montazeri'nin ev hapsinde tutulmasinin temel nedeni de, dini lider Ali Hameney'de bu vasiflarin hic birini gormemesi.
       Iran'in yasamakta oldugu buyuk degisimin gercek fikir babasi, Cumhurbaskani Hatemi degil Ayetullah Montazeri. Kum kentindeki evinde, gozlerden uzak bir yasam suren Montazeri, basina verdigi ilk mulakatta The Guardian muhabirine sunlari soyledi:
       "Dogruyu soylemeyi dini gorevim sayiyorum... Kuran'dan yonetme hakkinin halka ait oldugu sonucu cikar. Dini lider, kanun onunde herhangi biridir; kanunun uzerinde olamaz. Uzmanligi disinda kalan islere, ornegin ekonomiye ve dis politikaya karisamaz... Islam toplumunda bugunku kosullarda yoneticiler disinda kimsenin bir soz hakki olmamasina, devrimin cocuklarinin hapse tikilmalarina cok uzuluyorum." (13 Ocak 2000).
       Montazeri, din adamlari sultasini ongoren Humeyni doktrinine karsi cikan ilk Ayetullah degil. Ondan once "Islam geleneginde din adamlari yonetimini mesru kilacak hic bir unsurun bulunmadigini savunan" Ayetullah Abdulkasim Hui ile "Islam'in din ile siyaset arasinda kesin ayrim yaptigini; din adamlarinin gorevinin yoksullari ve ezilenleri savunmak oldugunu" soyleyen Ayetullah Seyit Muhammed Ruhani var. Humeyni Devrimi'nin pek bilinmeyen bir yonu, siyaset - din ayrimi yapan kimi Buyuk Ayetullahlar dahil bir kisim din adamlari tarafindan onay gormemis olusu.
       Iran'in deneyimlerinin uzerinde durulmayan bir yonu de, parlamento ve secimler basta olmak uzere kimi demokratik kurumlari ve Hatemi'yle baslayarak basin ozgurlugu gibi kimi liberal kurumlari bu ulkeye, hayli paradoksal bir bicimde, Islamci akimin getiriyor olusu.
       Islam Devrimi'nin baska bir paradoksu da, bircok bicimlerde baski altina aldigi kadinlarin siyasete katilmalarina, toplum hayatinda daha genis olcude rol almalarina onculuk etmis olmasi. Ornegin laik rejimlerce yonetilen Arap ulkelerinin (Cezayir haric) hic birinde kadinlar Iran'da oldugu gibi geneloy hakkina sahip degil.
       Acaba Iran, Islamcilarin baslattigi "asagidan yukari" devrimle, cok paradoksal bir sekilde, kendi kendini yadsiyarak, adim adim liberal demokrasi benzeri bir rejime dogru mu gidiyor? Sorulmaya deger bir soru.



Yazara E-Posta: salpay@superonline.com

2000 Milliyet