23 Mart 2000 Perşembe 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
   LİG FİKSTÜRÜ
   PUAN TABLOSU
   BEŞİKTAŞ
   FENERBAHÇE
   GALATASARAY
   TRABZONSPOR
   BASKETBOL
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
'ÇILGINLIK YOK'

Fatih Terim, temkinli konuştu: "İyi oynayana amorti vermiyorlar. Yarı finale yetecek skor için mücadele edeceğiz."


ags.jpg

'Avantajımız var'

       G.Saray Teknik Direktörü Fatih Terim, Real Mallorca karşısında yarı finale yetecek skor için mücadele edeceklerini belirtti, "Çünkü iyi oynayana amorti vermiyorlar. Bizim avantajımız var. Bunu kullanacağız" dedi. Trim, "Bir kaç kişiyi tatmin edeceğiz diye çılgınlık yapmak yok. Biz doğru şeyi doğru yerde ve doğru zamanda yapan takım olmak istiyoruz" diye konuştu.

'G.Saray istisna'

       Real Mallorca Teknik Direktörü Vazquez'in ilk maçtan sonra umutsuz konuşmasına, "Ben olsam pes etmezdim. Futbol sürprizlere açık bir oyundur" yorumunu yapan Terim, "Herkes ayaklarını yere bassın. G.Saray'ın başarısıyla Türk futbolu kurtuldu diyebilir miyiz? G.Saray bir istisnadır. Eurosport'un G.Saray'ı Avrupa'da yılın takımı seçmesi hoş bir olay" ifadelerini kullandı.

'Reçete yazacağız'

       Real Mallorca karşısında Emre ve Suat'ın cezaları nedeniyle oynayamayacaklarını, Ümit'in durumunun da belirsiz olduğunu söyleyen Terim, "Ancak eksiklerimizin yerini forma giyenler dolduracaktır. Bir çözüm bulacağız. Reçete yazacağız. Burada taraftarlarımıza da görevler düşüyor. Ali Sami Yen'i centilmenliğe uyan bir cehenneme çevireceklerine inanıyorum" dedi.

'Bu filmi gördüm'

       Terim, medyada kendisiyle ilgili bilgisi dışında çok sayıda yazı çıktığını vurguladı ve "Ben bu filmi daha önce de gördüm. Üzerinde durmuyorum. Yalnızca işime konsantre olmaya çalışıyorum" açıklamasını yaptı. Terim, kongre konusunda da "Yeni yönetim 'Devam et' derse sezon sonuna kadar görevimin başında olurum" diye konuştu.

Yenilmez armada

       G.Saray, bir ilke daha imza atarak, "Avrupa'da yenilmeyen takımlar" sıralamasında birinciliğe yükseldi. Ünlü Reuters Haber Ajansı'nın araştırmasına göre Cim - Bom, 24 maçlık seriyle İtalyan Juventus ve Çek S.Prag takımlarını geride bıraktı. Aynı araştırmada Beşiktaş ise "Üst üste maç kazanan takımlar" sıralamasında G.Kıbrıs'tan A.Famagusta takımının ardından ikinci sırada gösterildi.

Bir ilk daha mı?

       Sarı - Kırmızılı takım, bu akşam oynayacağı maçta Real Mallorca'yı elerse, tarihinde ilk kez UEFA Kupası'nda yarı finale yükselmiş olacak. Bu kupada 25 maçta 8 galibiyet, 7 beraberlik, 10 mağlubiyet elde eden G.Saray, bir kez ön eleme turunda, üç kez birinci turda, bir kez ikinci turda, bir kez de üçüncü turda elenmişti.

Avrupa'da 136. maç

       G.Saray, bu akşam 95 yıllık tarihinde Avrupa Kupaları'ndaki 136. maçına çıkacak. Temsilcimiz, 135 karşılaşmada 49 galibiyet, 55 yenilgi alırken, 31 kez de rakipleriyle berabere kaldı. Kupalarda rakip ağları 173 kez havalandıran Cim - Bom, kalesinde ise 216 gol gördü.

Ümit'e deneme

       G.Saray, Real Mallorca maçının hazırlıklarını dün tamamladı. Popescu dışında tam kadro idman yapan Sarı - Kırmızılı takımda önceki gün sakatlanan Ümit de sahaya çıkarak kendini denedi. Ümit'in bugün son kez kontrolden geçirileceği, oynayıp, oynayamayacağının da daha sonra belirleneceği öğrenildi. Bu arada bir firma Ali Sami Yen Stadı'nı temizledi.

'Neden olmasın'

       R.Mallorca Teknik Direktörü Vazquez, "G.Saray'ı elemenin zor olduğunu biliyoruz. Ama futbol bu... Neden olmasın?" dedi. İspanyol hoca, "G.Saray karşısında oturup, geminin nasıl battığını seyreden kaptanlardan olmayacağım. Bu takım Fransa ligi lideri Monaco'ya dört gol attı. Ali Sami Yen'den de mutlaka galibiyetle çıkacağız" diye konuştu. Vazquez'in bu akşam kalede Arjantinli Burgos'a görev vereceği öğrenildi.

'Oyun için iyi düşün'

       G.Saray başkan adaylarından Alp Yalman, bir kitapçık hazırlayarak, projelerini anlattı. "Dostun için canını vereceksen düşünme, ama oyunu vereceksen iyi düşün" yazısıyla başlayan kitapçıkta şu ifadelere yer verildi: "Blok satış kesinlikle yapılmayacaktır. Stat projesi inceleme altına alınacak ve en hesaplı bir şekilde kulübümüze kazandırılacaktır. Fatih Terim ve teknik ekiple önümüzdeki yıllarda da birlikte çalışmamız konusu çözümlenecektir. Basketbol ve voleybol şubeleri de üvey evlat muamelesi görmeyecektir."

Ve Canaydın çekildi

       Halil Özer
       G.Saray'da Özhan Canaydın, kongreye üç gün kala başkan adaylığından çekildiğini açıkladı. Canaydın'ın basın toplantısında yaptığı konuşma ayakta alkışlanırken, kendisini destekleyen bazı üyelerin gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Faruk Süren'le birleşme için açık kapı da bırakan Canaydın'ın kararına Genç G.Saraylılar bir bildiri ile üzüldüklerini belirttiler.

       Süren'in 12 Şubat'ta "Çok yoruldum. Bayrağı sana devretmek istiyorum" demesi üzerine aday olduğunu vurgulayan Canaydın, "Ancak Avrupa başarıları karşısında büyüklerimizin çekilmem yolundaki çağrılarına kayıtsız kalamadım. Kulübümün menfaatleri doğrultusunda, kulüp içinde birlik ve beraberlik olması gerektiğine inanan biri olarak adaylıktan feragat ediyorum. Sayın başkan benim listemde çalışabileceğini söylemiş. Ama artık çok geç" diye konuştu.

       Bu gelişmeden sonra Canaydın'a bu kez de Süren'in listesine girmesi için baskı yapılmaya başlandı. Canaydın da "G.Saray'ın menfaatleri için ne gerekirse o yapılır" diyerek yeşil ışık yaktı. Toplantıya katılan yönetici Ali Dürüst, "Onsuz olmaz. Listemizde yer almalı" dedi. Bu arada camianın önde gelen isimlerinden Turgan Ece ise, "Süren altı ay başkanlık yapıp, projelerini uygulasın. Sonra da başkanlığı Canaydın'a bıraksın" formülünü ortaya attı.

21.45 kriz oldu

       Maçı yayınlayacak televizyon şirketinin talebi üzerine G.Saray'ın maç saatini 21.00'den 21.45'e aldırmak istemesi krize yol açtı. Real Mallorca yöneticileri buna tepki gösterdiler maçın daha önce belirlenen saatte oynanmasını istediler.

       İspanyollar, buna gerekçe olarak da, "Biz programımızı maçtan hemen sonra ülkemize dönecek şekilde yaptık. Artık geri adım atamayız" diye konuştular. Yapılan bu itiraz üzerine G.Saray - Real Mallorca maçının 21.00'de başlayacağı belirtildi.

Nasıl tur atlar?

       G.Saray'a UEFA Kupası'nda yarı finalist olabilmesi için 3 - 0'lık mağlubiyet bile yetecek. Her türlü galibiyette, beraberlikte, tek ve iki farklı yenilgilerde de temsilcimiz hedefine ulaşacak. 90 dakikada Real Mallorca 4 - 1 galip bitirirse uzatma dakikalarına geçilecek. 5 - 2, 6 - 3 gibi yenilgilerimizde ise İspanyol takımı tur atlayacak.

Yarı finale son adım

       UEFA Kupası çeyrek finalindeki diğer maçlar da bu akşam oynanacak ve yarı finalistler belli olacak. İngiliz Leeds United, 3 - 0 yendiği Çek S.Prag'la 21.00'de deplasmanda karşılaşacak. Alman W.Bremen'i 2 - 0 yenen İngiliz Arsenal, Bremen'de 21.30'ta başlayacak maçta avantajını korumaya çalışacak. İspanyol C.Vigo ile deplasmanda 0 - 0 berabere kalan Fransız Lens ise 21.45'te evinde mücadele edecek.

ags1.jpg

G.Saray’ı melekler kurtarır

       G.Saray başkan adayı Alp Yalman, sorumluluk hissettiğini ve kongreye soyunduğunu söyledi
       "Hayatımda en önemli özellik Galatasaray'dır!" dedi, "Galatasaray ailemden bile önemli... Ben böyle bir geleneğin içinden geliyorum. Babam Galatasaray asbaşkanıydı, ama ben babamdan bilet alamazdım. İsteyemezdim. Sıraya girer, bilet alır, maçları izlerdim. Babam ve annem de benim Galatasaray'da yöneticilik ve başkanlık yaptığım yıllarda sıraya girerler, bilet alırlardı."
       Galatasaray'da 14 yıl yöneticilik yapan, başkanlığı üstlenen ve dört yıl sonra da Faruk Süren'le kongre önüne çıkıp seçimi kaybeden Alp Yalman, suskunluk dönemini artık sona erdirdi. Başkanlığa adaylığını koyduktan sonra "Seçim şansı yok, neden bu kumarı oynuyor" diyenlere gerekçelerini açıkladı.
       Yalman'ın ağzından gerekçelerini dinleyelim :
       "- Galatasaray'ın elbet borçlu zamanları oldu. Ama o zamanlarda biz faizleri Galatasaray'a ödetmedik. Şimdi yetkilerin nereye taşındığını bilemiyorum. Galatasaray tüzüğünün kullanılamaz hale geldiğini görüyorum. Galatasaray mali bakımdan tek imzayla temsil edilemez. Biri muhasip üyeye ait olmak üzere en az iki imza ile temsil edilmelidir. Şimdi tek imza yetkisi, kulübün profesyonel genel sekreteri Sinan Kalpakçıoğlu'na verilmiş durumda. Böyle şey olmaz! Düne kadar Galatasaray'ın bankalara, personeline, devlete, müesselere ve sporcusuna borcu yoktu. Üstelik üç milyon dolar da faiz getiren parası vardı. Biz Galatasaray'ı borçsuz bıraktık. Bugün Galatasaray'ın bankalara, sporculara, personeline, yöneticiye, müesseselere borcu var! Dört yıldan beri olmadık projelerle vakit geçirildi."
       Başkanlık döneminde birlikte çalıştığı bugünkü Başkan Faruk Süren'i ölçülü, özenle seçtiği sözcüklerle eleştiriyordu Alp Yalman... Özellikle mali kongrede açıklanan rakamları analiz etmekte zorlanıyordu:
       "- Bize bildirildiğine göre Galatasaray'ın borcu 52 milyon dolar. 49 milyon dolar da geliri var. Burada bir yanlışa değinmek istiyorum. Borç, mevcut gelirin üstündeki paradır. 49 milyon dolar gelir değil, alacak diyorlarsa, bu da gelir değildir. Bu mali tablo Galatasaray'ın geleceğini karartıyor. İşte benim aday olma gerekçem bu."
       Yalman parasal konuların dışında da Galatasaray'ın yönetim yanlışları içinde olduğunu öne sürüyor:
       "- İmzalı yazısıyla görüşlerini bildirmek, tenkit yapmak disiplinsizlik değildir. Böyle bir yorum Galatasaray'a yakışmaz. Lisemizden sporcu olarak gelmiş, medyaya geçmiş, imzasıyla otorite olmuş, sembol olmuş bir Galatasaray evladı, kulüp daha iyi olsun diye yazı yazıyorsa bunun cezalandırılması son derece yanlıştır. Metin öldü diye büstünü dikiyoruz... Turgay Şeren yaşıyor ve yazıyor diye yerin dibine sokmaya kimin ne hakkı var! Necdet Çobanlı ağabeyimiz, her şeyiyle Galatasaray'a borçlu olan bir insan olduğunu söyler, kulübüne sevgiyle ve minnetle bağlıdır. Böyle bir insan sırf eleştiriyor diye dışlanamaz. Böyle bir uygulama akıl alır şey değildir."
       Peki Fatih Terim'in Galatasaray'a gelişinin perde arkasında neler vardı ? Alp Yalman bu konuya da açıklık getirdi:
       "- Bizim yönetim dönemimizde, Fatih Terim'i göreve getirmek için Federasyon Başkanı Şenes Erzik'e gittim, izin istedim. Milli Takım'la karşı karşıya düştük. Konuyu yönetimde açtım. Birçok arkadaş karşı çıktı. Ve ben yokken, Saftig ile anlaştılar. Ben, 'Konuşun, öteki adaylarla birlikte yönetime getirin tetkik edelim' dedim.... Oysa onlar acele anlaşma imzaladılar. Sonradan Saftig'i göndermek zorunda kaldık, biliyorsunuz."
       Yalman'a dört üyenin muhalefetine rağmen, neden Fatih Terim konusunda ısrarlı olmadığını da sorduk, şunları söyledi: "Terim aile dostumdur. Hatta en nefis kuru fasulyeyi onun evinde yediğimi söyleyebilirim. MillTakım hocası iken yaptığımız görüşmede gelip gelemeyeceğini sordum, o da bana 'Benim için her şey Galatasaray demektir' dedi. Böyle bir insana Galatasaray'ın da yakın, samimi ve sorumlu olması gerekir. Sahip olması gerekir. Desteklemesi gerekir. Yönetimde itirazlar varken, O'nu ateşe atacak kadar bencil olamazdım."
       Söz Fatih Terim'den açılmışken, Yalman'a "Yönetim değişirse istifa ederim" sözlerini de hatırlattık. "Fatih Terim fair - play ruhu olan biridir. Başarısıyla yönetimi durumunu zorlaştırmak değil, kararında rahat bırakmak ister " yorumunu yaptı.
       Yalman, adaylık gerekçesine döndü: "Manzarayı olumsuz gördüğüm için bazı mesuliyetler hissettim. Geçmiş başkanların en genci olarak Galatasaray'a nasıl yardım ederim, diye düşündüm... Çünkü karakterim gereği, kendi hizmetimi vermezsem rahat edemem. Galatasaraylılara hizmetimi teklif ederim. Beni tercih edin, demem. Onlar karar verirler."
       Galatasaray'ın eski başkanı, yeniden mali konulara geçti:
       "- Biz Ali Sami Yen'in yanındaki küçük sahayı GSGM'den iki milyon dolara aldık. Borcumuz TL olarak sabitlenmişti. O saha iki dönüm. Ali Sami Yen Stadı 30 dönüm. Rayiç bedeli 30 milyon dolar eder. Oysa bugünkü yönetim sadece üst haklarını 68 milyon dolara aldı. Eğer iş yapmak buysa, ben artık bir şey demem. Bu iş değildir, yanlış iştir!."
       Peki Süren yönetiminin, Ali Sami Yen'i yıkıp yerine yeni bir stat yapma projesine nasıl bakıyordu ?
       "- Hayal kurmam, gerçeklerle uğraşırım. Ben de zamanında Galatasaray'ın trafik bakımından daha rahat bir yerde, çağdaş bir stadı olması için hazırlıklar yaptım. Esenyurt Belediye Başkanı ile görüştüm, orada iki milyon metre kare bir yer buldum. Stadı buraya yapacak, yanına da bir alışveriş merkezi inşa edecektik. Bu projeyi Faruk Süren'e devrettim. Ama o bunun takipçisi olmadı. Oyuncu satarak borç ödeme anlayışı Galatasaray'ı borçtan kurtarmaz. Galatasaray bir ticarethane olsa, elbette mallarını değerlendirebilir. Galatasaray spor kulübüdür, ticarethane değil. Elinde malı yoktur, sporcuları vardır. İnsan faktörü önemlidir. Sükut altındır, bu borçlar lafla ödenmez!"
       Bir ara konu, ünlü İngiliz Devlet adamı Churchill'in "İnsanlığı kurtarmak için şeytanla bile işbirliği yapabilirim" sözüne takıldı... Acaba Yalman da endişe yaratan bu yönetimin gitmes, Galatasaray'ın kurtulması için şeytanla bile işbirliği yapar mıydı ? Soruya alındı, gücendi, "Galatasaray'ı şeytanlar değil, melekler kurtarır" dedi.
       Yalman'ın rahatsızlıkları vardı: "Koltuklar maalesef rakamla ölçülür hale geldi. Ben gelmezsem Galatasaray'ın geleceği çok daha karanlık hale gelecek. Orası burası satılacak, Galatasaray değişecek. Hele yabancı şirketlerle yapılan anlaşmalar çok tehlikeli"

© 2000 Milliyet