28 Haziran 2000 Çarşamba 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Fukaranın dostu

Türkiye’nin en eski derneği olan Topkapı Fukaraperver Cemiyeti, 92 yıl önce 20 para ile başladığı yardımlarını bugün 65 milyarla sürdürüyor

ÇAĞLAR ÇAĞATAY


yas06.jpg        Topkapı’da 92 yıldır yılmadan, usanmadan yoksulların yanında olan çok eski bir kurum var. Osmanlı döneminde Dr. Galip Hakkı ve Eczacı Onnik Efendi tarafından 20 para ile kurulan Topkapı Fukaraperver Cemiyeti, şimdi 65 milyar liraya yakın bütçesiyle faaliyetlerini hiç kesintiye uğratmadan, aynı şevkle sürdürüyor. 1908 yılından bugüne kadar geçen zaman içinde bir çok siyasi olayın vuku bulduğu, ihtilallerin olduğu, herşeyin değiştiği ülkemizde hâlâ ayakta kalabilmiş Topkapı Fukaraperver Cemiyeti.
       Geçen mayıs ayında da Milli Olimpiyat Komitesi tarafından Topkapı Fukaraperver Cemiyeti’ne hizmetlerinden dolayı Fair Play Ödülü verildi.
       Şu an 260 aileye yardım yapan cemiyet, çalışma gücünü kaybetmiş, herhangi bir yerden geliri olmayan ve bakacak kimsesi bulunmayanlara, çalışamaz durumdaki yaşlılara, yardıma muhtaç kişilere destek oluyor. Cemiyet tarafından yapılan yardımlar, kişinin maddi durumu düzelinceye kadar, düzelmezse hayatı boyunca devam ediyor.

       Erzak dağıtılıyor
       Cemiyet, yardım talebinde bulunan insanlar hakkında ilk önce bir tespit yapıyor. Evlerine gidiyor ve nasıl bir yaşantısı olduğuna bakıyor. Yardım yapılacak kişiye hüviyet kartı veriliyor ve olanaklardan faydalanması sağlanıyor. Cemiyete kayıtlı olan ailelere her ayın son cumartesi günü gıda yardımı yapılıyor.
       Erzak olarak şeker, pirinç, çay, sabun makarna, bulgur, baklagiller gibi 14 çeşit kuru gıda ile üç kilo et ve mevsime göre çeşitli meyveler veriliyor. Ailelere yazlık ve kışlık olmak üzere yılda iki defa giyim eşyası dağıtılıyor. Yardım gören ailelerin öğrenci olan çocuklarının okul kıyafetleri ile kırtasiye ihtiyaçları karşılanıyor. Başarılı ilkokul ve lise öğrencilerine para yardımı yapılıyor. Kredi Yurtlar Kurumu, üniversite öğrencilerine ayda 15 mil-yon lira verirken, cemiyetin yardımı ise 20 milyon lirayı buluyor. Ailelere yakacak ve yol masrafları için para yardımı yapılıyor. Erzak dağıtım günlerinde bulunan doktorlar, aileleri ücretsiz olarak muayene ediyor ve ilaçlar da cemiyetteki eczaneden ya da anlaşmalı eczaneden karşılanıyor. Ayrıca kızların çeyizleri veriliyor, çocuklar sünnet ettiriliyor.

       Yardımsever çok
       18 yıldır dernek üyesi olan ve 1991 yılında beri Topkapı Fukaraperver Cemiyeti’nin başkanlığını yapan Müfit Yener, kimseyi mecbur etmeden, konser ya da kermes düzenlemeden kaynak sağladıklarını söylüyor.
       Yener, “Türk insanı çok yardımsever. Kurban bayramında bu cemiyette 500 - 600 kurban kesiliyor. Para, erzak, gıda ve giyim yardımları yapılıyor. Yardımlar Gebze’den Avcılar’a kadar uzanıyor. Derneğe bağışlanan evler ve dükkanlar var. Kişi başına düşen yıllık yardım 250 milyon lirayı buluyor. Bu da 2000 yılında 65 milyar liraya yakın bir para demek. Belediye ve valilik bize yardımlarda bulunmuyor. Sağlıklı ve çalışabilecek durumdaki insanlara yardım yapmıyoruz. Sırada bekleyen, yardıma muhtaç 200 kişi var. Burada çalışan görevlilerin hepsi gönüllü" diyor.,

Ne diyorlar?

       Gülemdam Taşlıtarla: Altı senedir cemiyetten yardım gören Taşıtarla 66 yaşında. Fatih’te oturan Taşlıtarla’nın bir kızı, bir de oğlu var. Eşi sakat ve çalışamıyor. Kendilerine verilen kapıcı odasında kalıyorlar. Her ay muntazam olarak erzaklarını almaya geliyor. Taşlıtarla, “Allah razı olsun, cemiyet bize yardım ediyor" diyor.
       Mualla Tekeci: Beş aydır yardım alan Tekeci 26 yaşında. Eşi kanser hastası, çocuğu beş yaşında ve konuşamıyor. Vakıf Guraba Hastanesi’nde temizlik işlerine bakıyor. Tekeci, “Durumumu düzeltene kadar yardım alacağım. Çocuğumu doktora götürecek bir hayırsever arıyorum" diye konuşuyor.
       Hacer Özyavaş: İki tane çocuğu olan ve yedi yıldır yardım alan Özyavaş 45 yaşında. Eşini 23 yıl önce kaybetmiş. Özyavaş, “Yirmi iki yaşından beri dulum. Hep yardımlarla yaşadım. Okmeydanı’nda oturuyorum. Cemiyetin yardımları olmasa ben ne yapardım. Çocuklarım da evlendi gitti" diyor.
       İsmail Baca: Daha önce cemiyette bekçilik yapan Baca 80 yaşında. Topkapı’nın yerlilerinden. Bir tane oğlu var. Baca, “Sokaklarda yatıyorum. Ara sıra oğluma gidiyorum" şeklinde konuşuyor.
       Rabia Bentoğlu: Tek başına yaşayan Bentoğlu, 65 yaşında ve kimsesi yok. Fatih’te küçük bir evde kalıyor. Bentoğlu, “Bu cemiyetten yardım edildiğini muhtar söyledi bana. Muhtardan fakirlik belgesi aldım ve buraya geldim" diyor.

Dünden bugüne

       Cemİyetİn kurucuları olan Doktor Galip Hakkı ile Eczacı Onnik Efendi’nin ağızdan ağıza bugüne kadar aktarılmış bir de hikayeleri var: İstanbul’un mütevazi semtlerinden Topkapı’daki Eczane - i Onnik Mardirosyan’da, Eczacı Onnik Efendi ile hastalarını bu eczane de tedavi eden Topkapılı Hacı Kayyumzade Dr. Galip Hakkı, soba başında dışarıdaki lapa lapa yağan karı seyrediyorlarmış. Yoldan geçen, üstünde eski bir ceket ve pantolondan başka hiçbir şeyi olmayan bir adam dikkatlerini çekmiş. Kısa bir sessizlikten sonra Dr. Hakkı, Onnik Efendi’ye fakirlikle nasıl mücadele edebileceklerini sormuş. Onnik Efendi de
       bütün bir sefaletle başedemeyeceklerini ve olsa olsa adama beş on kuruş verebileceklerini söylemiş.
       Dr. Hakkı, ısrarla yardımları yoksullara ulaştırabilecek gayreti gösterebileceklerini söylemiş. Her ikiside 10’ar para koymuş. Durumu, eczaneye gelen hastalara, eşe dosta anlatmışlar. İşi resmi olarak yapmaya karar verilmiş.
       Dr. Hakkı, kısa süre önce kurulmuş olan Osmanlı Fukaraperver Cemiyeti Hayriyesi’nin Topkapı Şubesi olarak, Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Topkapı Kulübü’nden temin edilen bir oda ile 24 Şubat 1908’de çalışmalar başlamış. Şehremini’ndeki Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin bir odasında çalışıldıktan sonra, 1. Dünya Savaşı’nda Tıp Fakültesi Çapa Klinikleri Başkatiplik binasına yerleşilmiş. Cumhuriyetin ilk yıllarında 30 yıl cemiyete başkanlık eden Dr. Hakkı bir konak satın almış. Bu konağın alınmasıyla derneğin şimdiki yerlerine ilk adım resmi olarak atılmış. Topkapı ve çevresindeki fukaralara yardım eden dernek, desteğinden hiçbir şey eksiltmemiş.


© 2000 Milliyet