14 Temmuz 2000 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Gölge etme Gökçek!

FP'li Belediye Başkanı kanunsuz bir uygulamaya imza atarak Anıtkabir'in çevresine yüksek yapılaşma izni verdi

BEHZAT MİSER Ankara


hab00.jpg        Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı FP'li Melih Gökçek'in son icraatı, Anıtkabir'in çevresine yüksek yapılaşma izni vererek Atatürk'ün ebedi istirahatgahını gölgeleme girişimi oldu. Anıtkabir bölgesini de içeren Çankaya Belediyesi'nin Başkanı Haydar Yılmaz "Bu, Atatürk'e hakarettir" derken, Gökçek, "kamu yararı olan her yere yasalar çerçevesinde izin vereceğini" söyledi.
       Başkent Hastanesi'nin Ankara Bahçelievler semtinde yaptığı hastane inşaatı büyük tartışma yarattı.
       Belediye Yasası'nda inşaat ruhsatlarını ilçe belediyelerinin vermesi hükme bağlanmasına karşın, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi, 30 Kasım 1999 tarih ve 707 sayılı kararıyla Başkent Üniversitesi'nin Bahçelievler'de Anıtkabir'e komşu hastanesine yeni bina yapılması için izin verdi. Çankaya Belediyesi, 1 / 1000'lik planlama yetkisinin kendisinde olduğunu anımsatarak izin istenen bölgeye dört kattan fazla çıkılamayacağını bildirdi.

       Sökülen mühüre suç duyurusu
       Çankaya Belediyesi'nden dört kat için izin verilen hastane inşaatı, Büyükşehir Belediye Meclisi İmar Emlak ve İstimlak Komisyonu'nun karşı görüş içeren raporuna karşın, Melih Gökçek'in verdirdiği önergeyle "zemin artı yedi kat" olarak Belediye Meclisi'nden geçirildi.
       Çankaya Belediyesi İmar Müdürlüğü yetkilileri, dört katı aşması üzerine 17 Haziran 2000 tarihinde inşaatı mühürlediler. Başkent Üniversitesi'nin mühürü sökerek inşaata devam etmesi üzerine Çankaya Belediyesi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir dilekçeyle başvurarak suç duyurusunda bulundu.

       Mimarlardan dava
       Yörenin imar planında "konut bölgesi" olarak göründüğüne işaret eden Mimarlar Odası Ankara Şubesi ile Bahçelievler Mahallesi sakinleri de, "3194 sayılı İmar Yasası'nın üçüncü maddesine aykırı olarak konut bölgesine hastane yapıldığı" gerekçesiyle Ankara 10'ncu İdare Mahkemesi'ne dava açtılar. Dava dilekçesinde, "Belediye Meclisi kararı ile 'zemin artı yedi kat'a izin verilmesi eşitlik ilkelerine ve imar mevzuatına aykırı olduğu gibi Anıtkabir çevre gabari disiplini de ortadan kalkmaktadır" görüşüne yer verildi. Dilekçede, verilen iznin Anıtkabir Yarışma Şartnamesi'nde yer alan "kabrin şehrin her tarafından görülmesi" ilkesine de aykırı olduğu vurgulandı.
       Daha önce de Ankara 5'inci İdare Mahkemesi'nin 1992 / 1248 sayılı kararı ile hastane inşaatının ruhsata aykırı olarak yapıldığına karar verdiği anımsatıldı. Bu kararın Danıştay tarafından da onaylandığına dikkat çekildi.

       Hedef Anıtkabir
       "Konut alanları yok ediliyor" diyerek bir araya gelen Bahçelievler Mahallesi sakinleri, hazırladıkları bildirilerle duruma dikkat çekmeye çalıştılar. "Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, imar planlarında değişiklik yaparak konut alanlarını hastaneye dönüştürmekte ve Anıtkabir'in tam karşısına sekiz katlı bir bina dikilmesine göz yummaktadır" diyen vatandaşlar, asıl hedefin Anıtkabir olduğunu savundular.

       Gökçek: Kamu yararı var
       Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, sürmekte olan davayla ilgili açıklama yapmayacağını belirtirken "Kamu yararının uygun olduğu her yere yasalar dahilinde izin veririm" dedi. Yasalara uygun olduğu takdirde, okul ve hastane inşaatları için istenen kat izinlerini verdiklerini belirten Gökçek, hastane inşaatı için verilen sekiz kat izni nedeniyle Anıtkabir siluetinin kapatılmadığını savundu.

       Çankaya Belediye Başkanı: Atatürk'ün mirası rant kurbanı
       "Atatürk'e hakaret var"
       Çankaya Belediye Başkanı CHP'li Haydar Yılmaz, "Atatürk'ün manevi mirasının rant uğruna çiğnendiğini" öne sürdü. "Anıtkabir çevresinde sekiz kata izin verilmesi Atatürk için bir hakarettir" diyen Yılmaz, bugüne değin uygulanan "Anıtkabir'in Ankara'nın her tarafından görülmesi" ilkesinin çiğnenmesine anlam veremediğini belirtti. "Bu ilke kararı devam etmelidir" diyen Yılmaz, vicdanen rahatsız olduğunu söyledi.
       Yılmaz, hukuka aykırı olduğunu vurguladığı inşaatın, mühürlemelerine karşın devam etmesinin "hukuk tanımazlık örneği" olduğunu da sözlerine ekledi.

       Anıtkabir ilkesi:
       Atatürk'ün vefatının ardından uluslararası bir "anıt - kabir" yarışması düzenlendi. 3 Mart 1942 tarihinde sonuçlanan yarışmada ilk üç dereceyi alan projeler dönemin hükümetine sunuldu. Türk mimarlar Emin Onat ile Orhan Arda'nın önerileri, Alman mimar Johannes Krüger ile İtalyan mimar Arnoldo Foschini'nin projelerine tercih edildi.
       Yarışma şartnamesinde; "Anıtkabir'in yakından görüldüğü kadar, uzaktan da görülmesi" ilkesine yer verildi. Anıttepe üzerine en hakim noktada inşa edilen Anıtkabir'in çevresi için "Anıtkabir haricinde tesis edilen müştemilat hiçbir zaman esas binanın azamet ve ihtişamını bozmamalıdır" koşulu kondu.
       Yapılacak abidenin şehrin ana caddeleri ile olan irtibatının kesilmeyecek şekilde planlanmasını isteyen seçici kurul, Ankara'ya gelenlerin rahatça Ata'nın huzuruna çıkmasını öngördü. Bu nedenle, Ankara nazım imar planları bugüne değin bu sınırlama ve koşullar gözetilerek yapıldı.

       Başkent Üniversitesi: Ağaçlar da siluete engel
       Hastaneyi yaptıran Başkent Üniversitesi'nin Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal adına açıklama yapan Basın Danışmanı Mahmut Temizyürek, binanın Anıtkabir'i kapatmayacağını ileri sürdü. "Görünümü bahane edenler, Anıtkabir'in çevresindeki ağaçlar için de 'engel' diyebilirler" görüşünü savunan Temizyürek, inşaatın yasalara uygun olarak yapıldığını öne sürerken, "Gece - gündüz ülkemizin çağdaş uygarlık çizgisini aşması için çalışıyoruz" dedi.


© 2000 Milliyet