14 Temmuz 2000 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Umur TALU Fotoğrafı: 8375 bayt
Daha ne istiyorsunuz!

       Bir ülkede "azılı bir katil"in devletin en "güvenlik", dolayısıyla "en güvenilesi" birimleriyle ense - tokat olduğu ortaya çıkacak...
       Ve çıt çıkmayacak.

       . . .

       Birikmiş Susurluk külliyatına, yıllarca MİT'te "çok yetkili" mevkilerde bulunmuş Mehmet Eymür'ün iki gün önce eklediği 5 yıllık dinlendirilmiş "Yeşil ifade"den sonra ne beklerdiniz?
       MİT Müsteşarlığı, eski müsteşarlar da dahil, hemen bir açıklama yapıp "açıklık" getirsin. Desin ki, "doğru değildir" ya da "olmuş öyle kötü bir şeyler."
       Emniyet Genel Müdürlüğü ya da İçişleri Bakanlığı, hemen bir açıklama yapıp "açıklık" getirsin. Desin ki, "doğru değildir" ya da "olmuş öyle kötü bir şeyler."
       Jandarma Genel Komutanlığı, hemen bir açıklama yapıp "açıklık" getirsin. Desin ki, "doğru değildir" ya da "olmuş öyle kötü bir şeyler."
       Başbakan'ın, en azından kendisinin sorumlu olmadığı bir dönemde olup bitenlerle ilgili tüyleri diken diken olsun.
       O dönemlerin siyasi sorumluları, başta Çiller, biraz irkilsin, iki çift laf etsin.

       . . .

       Yok.
       Çıt yok.
       Cezaevi baskınında kepçenin kopardığı kolu bir köpeğin ağzında bulunan mahkumun ülkesinde, çıt yok.
       Biz kim bilir kaç kuşak "devlet şunu yapmaz, bunu yapmaz"ların tedrisatından geçmiş faniler, "yapılanlar"ı görmezden gelerek hayat sevincimize limon sıkmıyoruz.
       Boş ver canım, ekşimeyelim!

       . . .

       Adamı 5 yıl önce Emniyet sorgulamış, MİT onların elinden alıp bir de kendisi sorgulamış...
       Katilleri kullananlar, katilin ifadelerini sadece birbirlerine karşı kullanmak için zulaya atmışlar. Başka cinayetler olmasın ya da olanların hesabı sorulsun diye bir dertleri olmamış.
       Şimdi DGM Savcısı, "neden gizlenmiş bu belge" sorusundan yola çıkıp inceleme başlatıyor.
       Tabii ki "suç konuları içeren bir belge gizlemek" de suç...
       Suç ama, içindeki "suç konuları"nın aktörleri aramızda, hatta tepelerimizde dolaşıp duruyorsa eğer, bunlar aynı zamanda her biri için de suç duyuru değil midir Allah aşkına?

       . . .

       Biz sadece sıcaktan bunalalım.
       Ortalık serinleyince kendimize geliriz.



Yazara E-Posta: umur.talu@milliyet.com.tr

© 2000 Milliyet