19 Temmuz 2000 Çarşamba 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Meral TAMER Fotoğrafı: 7727 bayt
Kıraç'ın Aziz Nesin'le sanal söyleşisi

       Bütün Dünya dergisinin son sayısını görünce, "Aziz Nesin'le ölümünün 5. yılında sanal röportaj yapmak, ancak Can Kıraç'ın aklına gelebilirdi" diye düşündüm. Ama benim sandığımın ötesinde bir nedeni de varmış. Meğer Kıraç, ölümünden sadece 8 saat önce Nesin'e 3 kitabını imzalatmak ve onun son bir fotoğrafını çekmek fırsatı bulmuş.
       Zaten Nesin'in yazılarında derlediği röportajın ilham kaynağı da bu değerli anısıymış.
       Nesin'in dünya görüşünü, sanat ve toplum üzerine fikirlerini yansıtan söyleşinin son bölümünde Kıraç, yaptığı işle öne çıkmış, üne kavuşmuş kişilere genelde sorulan klasik bir soruyu yöneltmiş:
       "Yeniden dünyaya gelseydiniz, ne yapardınız?"
       Ancak Nesin'den bulduğu yanıt hiç de klasik değil:
       "Çoğumuzun yanıtı hazırdır: 'Yine aynı şeyleri yapardım.' Ben de kaç kez bu soruyu hep bu şekilde yanıtladım. Bir kez de 'Her ne yaptımsa onları daha çok ve daha güçlü yapardım' gibilerinden yanıt vermiştim. Ne kendini beğenmişlik!
       Çünkü bize yaşadığından pişman olmamayı yiğitlik diye belletmişlerdi. Pişman olmamak, yaşamdan ders almamak, yani boşuna yaşamak demektir. Ders alamayacaksam, yanlışımı anlamayacaksam, daha güzelini yapmak ve yaşamak istemeyeceksem ben o geçmişi niçin yaşadım?
       Bana öyle geliyor ki, zamanını iyi kullanabilseydim bugün yetmiş değil, bu yetmiş yılda yüzkırk yaşımda, yani en az iki kat verimli olurdum."
       Koç Holding'de tam 41 yıl çalışan, yıllarca 1 numaralı profesyonel olarak görev yaptıktan sonra, şimdi emekliliğin tadını çıkartan Kıraç, aynı soru kendisine sorulduğunda nasıl yanıtlıyor bilemiyorum. Ama aynı soru bundan böyle bana sorulduğunda, eskisi kadar gönül rahatlığıyla "Yine aynı şeyleri yapardım" diyemeyeceğimden eminim.

Yurttaş Murat'ın trafik müfettişliği

       İstanbul MHP milletvekili ve TBMM Başkanvekili Murat Sökmenoğlu, Meclis'te trafik sorununa samimiyetle sahip çıkan birkaç isimden biri. Boray Uras'ın Ankara'ya yürüyüşü sırasında Meclis'te trafik için eylem çağrısı yapan Sökmenoğlu'yla geçtiğimiz günlerde NTV'de trafik programına konuk olmuştuk.
       Sökmenoğlu, pazar gecesi tanık olduğu bir trafik sorununu, hemen ertesi sabah "yurttaş Murat" (kendi ifadesiyle) olarak anlatan bir faks geçmiş:
       "Sayın Tamer,
       Trafikle ilgili konularda vatandaş Murat olarak seneler evvel, yani milletvekilliği 1995'te barajı aşamadığı dönemde, eski milletvekili olarak fahri müfettişlik için müracaatta bulunmuştum. Ancak aylar - yıllar geçtiği halde bu müracaatımız sonuçsuz kaldı. Geçenlerde NTV'deki programda vakit yetersizliğinden bunu ifade edememiştim...
       Dün gece Tuzla'da yemek yerken ana caddede el freni çekmek suretiyle dönüş yapan gençlerin sebep verdiği kazayı görünce, tekrar fahri müfettişlik duygusu depreşti.
       Çünkü olayın geçtiği mahalden üç tane asayiş otosu geçtiği halde, hiç kimse ilgilenmedi. Herkes yarım saat sonra gelen trafik ekibini bekledi durdu. Olaya sadece trafik yönünden bakma alışkanlığına karşı biz TBMM'de trafik cezalarını artırıcı kanun çıkarsak ne yazar!
       İnsana saygı olmayan yerde, insan sevgisi, toplum sevgisi olmayan yerde yasalarla çok şey yapılamayacağı aşikardır.
       Geliniz, Türk Milleti'ne birbirine saygı göstermeyi; insan sevgisini aşılayalım diyor, saygılar sunuyorum."

Cepte pilin dayanma süresi nasıl artar?

       Cep telefonunuzun kullanma kılavuzunda "Pilin dayanma süresi 80 saattir, 120 saattir, 200 saattir" vs. dese de cihazların şarjı pratikte vaad edilenin yarı süresi kadar bile dayanmayabiliyor. Eğer cep telefonunuza biraz fazla düşkünseniz, her gün hatta günde 2 kez telefonunuzu şarj etmek zorunda kalabiliyorsunuz.
       Pilin dayanma süresinin kılavuzda yazandan çok daha az olmasının başlıca nedeni, Turkcell ve Telsim'in yeterli altyapıyı oluşturmadan, bol keseden abone kaydetmeleri.
       Zaten Avrupa'ya yaptığınız yolculuklarda farkı hemen hissediyorsunuz. Altyapı yeterli olduğu için şarjın boşalma süresi kılavuzda yazan normal ölçülere dönüyor. Ve benim gibi cep telefonuna pek düşkün olmayanların, bazen bir haftalık seyahatten telefonunu fişe bile takmadan dönmeleri mümkün olabiliyor.
       Türkiye'deki bellibaşlı distribütörlerden aldığımız bilgiler de aynı yönde. Baz istasyonu sayısının son yıllarda artmasına karşın sorunların devam ettiğini belirten yetkililer, "Düzensiz kentleşme, evlerin aynı yükseklikte olmaması gibi etkenler bile altyapıyı olumsuz etkiliyor" diyorlar.
       Eğer cep telefonunuzu daha az şarj etmek istiyorsanız, Ericsson, Siemens ve Başarı Elektronik yetkililerinden aldığımız tavsiyelere kulak vermenizde yarar var:
       * Sürekli yer değiştirmek telefonun enerji kaybını artırıyor. Telefon bir baz istasyonundan diğerine atlarken güç harcadığı için şarjı da çabucak bitiveriyor.
       * Titreşim fonksiyonunu devreye almak, kapağı sık açıp - kapamak, menüleri kurcalamak, oyun oynamak, sık mesaj çekmek, ekranın ışığının fazla aydınlık olması gibi nedenler de şarjın çabuk bitmesine neden oluyor.
       * Telefonla konuşulan yer herhangi bir baz istasyonuna yakınsa, telefon daha az enerji harcıyor ve şarjı daha uzun süre kullanılabiliyor.



Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr

© 2000 Milliyet