Milpa
23 Temmuz 2000 Pazar 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Devrim dış yardımla olmaz

Komünist Parti'nin Genel Başkanı "Biz Avrupa İnsan hakları Mahkemesi'ne güvenerek parti kurmadık" dedi

AHMET TULGAR


siy01.jpg        Sosyalist İktidar Partisi'nden (SİP) ayrılan bir grup 19 Temmuz 2000'de İçişleri Bakanlığı'na Komünist Parti'nin (KP) kuruluş dilekçesini verdiler. Komünist ismini taşıyan parti kurmanın yasal engelleri nedeniyle de KP kurucuları aynı anda bir de hukuk mücadelesi başlattılar.
       KP'nin kurucu genel başkanı Yalçın Cerit sorularımızı yanıtladı:
       - Komünist Parti'nin kuruluşundaki amaç bir dil sorununu çözmek, bir sözcüğün parti adı olarak kullanımını yasallaştırmakmış gibi yansıdı kamuoyuna... Bir de AB sürecindeki demokratikleşme trenini yakalama çabası gibi... Retorik ve timing yani belagat ve zamanlama; partinin kuruluşunu bunlar mı belirledi, kendinizi iktidar alternatifi görmeniz mi?
       Cerit: Esas ağırlık ikinci söylediğinizdir. Birinciyi de sonuç olarak içine alır. Belli tarihsel, politik, ideolojik boşluklardan doğan çözülmeler sonunda komünist hareket geriye düştü. Türkiye'de de 12 Eylül darbesiyle epeyce kan kaybeden komünistler bir hesaplaşmaya girdiler. Özal döneminin sözüm ona dışa açılması ve liberalizmiyle birlikte de sosyalizm gündemde kalamadı.
       Biz komünistler bilimsel olana inanırız. Mevcut görüntüye, somut görüntüye, hele sosyal olaylar açısından mevcut duruma hapsolmayız, biz orta veya uzun vadede hakim olacak cevheri bulmak zorundayız. O anlamda biz günümüzde komünizmin, sosyalizmin geçerli, zorunlu bir alternatif olduğuna inanıyoruz. Biz bunun ifadesi olarak, net olarak, eğip bükmeden "parti Komünist Parti'dir" dedik.
       - Yani, AB'ye adaylık süreciyle ilgili değil. Kendi iç dinamiğiniz sonucu kurdunuz partiyi...
       Cerit: Evet, devrim dış yardımla olmaz.
       - Peki, partiyi yasallaştırmak için Avrupa'nın sunduğu araçları kullanacak mısınız, mesela AİHM'yi?
       Cerit: Cunta kafasıyla koyulan bir yasa var: "Şeriatçı, faşist, ırkçı ve komünist parti kurulamaz" diyor. Bunları bir sepete koyuyor. Bu, işçi sınıfımıza bir hakarettir. Bu hakareti yasalardan çıkarmak istiyoruz. AİHM bir detaydır. Biz oraya dayanarak KP'yi kurmadık. Bu onurlu bir davranış olmazdı. Gerekirse bütün alternatifler kullanılırsa ona da başvurulabilir. Bakın geçerken değiniyorum.
       - Peki, hem AB'ye karşı olduğunuzu söylüyorsunuz hem de "AİHM'yi kullanırız" diyorsunuz? Niye oradaki demokrasiye eklemlenmeyi hedeflemiyorsunuz?
       Cerit: Biz AB'ye giden yolun Türkiye'de siyasi karar alma mekanizmalarını doğrudan emperyalist merkezlere devretmek anlamına geleceğini düşünüyoruz.
       - Sosyalizmin çöküşünü dış etkenlere bağladınız. Ama bazı hatalar yapıldığını siz de söylüyorsunuz. KP, bu hataların özeleştirisini de içinde taşıyacak mı?
       Cerit: Dünya komünist hareketinin kazanımlarına sahip çıkıyoruz. Düşününüz, hastanesiz insan kalmıyorsa, işsiz insan, konutsuz insan yoksa, dağdaki çobanın çocuğu mühendis ya da doktor oluyorsa, bu çok önemli. Ama dış abluka, silahlanma yarışı, başka yarışlar ve bunlara sermaye yatırma zorunluluğu yaşam standardını yükseltmeyi engelledi ve sistem çözüldü. Bunları kardeş partiler oturacağız, komünist komüniste konuşacağız.
       - Sosyalizmin özellikle Stalin döneminden başlayarak sadece ekonomik gelişime indirgenmiş olması, işin kültür yanının ihmal edilmesi buna neden olmuş olamaz mı? Sosyalizmin ardından bu toplumlarda hemen mafya, neonaziler, fuhuş, alkolizm ortaya çıktı.
       Cerit: Partiyle devletin, bütünleşme demeyeyim, ama ona yakın ilişkisi nedeniyle partinin fonksiyonları devletin fonksiyonlarıyla karıştı. Biz kardeş partilerle henüz bunları tartışmadık.
       - Komünist partiler, bürokratik aygıtlara dönüştü. Halkın katılımı sağlanamadı. Siz katılımcı bir politik çizgi izleyecek misiniz?
       Cerit: Devrimi o koşullarda ayakta tutmak için komünist partiler hızlı hareket ettiler ve işçi, köylü örgütlerinin görevlerini de üstlendiler. Oysa bu örgütler üzerinden sosyalizmi işçilere, köylülere maledebilirlerdi. Bunların tartışılması lazım.
       - KP'nin de sosyalizm adına yapılan hatalara gözünü kapamaması lazım, değil mi?
       Cerit: Tabii, onlardan ders alacağız.
       - Kendinize Türkiye'de başka partiler arasında itifak görüyor musunuz?
       Cerit: Biz komünistiz. Biz kamucuyuz. Dinsel gericiliğe karşıyız, aydınlıkçıyız, aydınlanmacıyız. Biz anti emperyalist, anti Amerikancıyız. Bu hedeflerdekilerle birlikte oluruz.
       - Peki, KP hukuk mücadelesini kazandı diyelim. Yalçın Cerit yine partinin başında kalacak mı? Aydemir Güler'in başkanı olduğu SİP'e ideolojik olarak bağlı olduğunuzu söylüyorsunuz. Yani KP'nin şu andaki yönetimi bir hülle yönetimi mi?
       Cerit: Sosyalist, komünist partilerde burjuva partilerindeki gibi bir lider sultası yoktur. Yönetimde kollektivizm egemendir. Dolayısıyla kişi yönetimi bizim partilerimize uygun bir yönetim değildir. Biz hülle, takkıye yapmıyoruz.

© 2000 Milliyet