24 Temmuz 2000 Pazartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Oğluna kavuştu

Cenk Koray, canından çok sevdiği oğlu Nihat’tan dört yıl sonra geçirdiği kalp krizi sonucu yaşama veda etti

ASLI ÖKTENER, HALUK ATALAY, NURDAN AKINER, ORHAN GÜNDOĞ, SEMRA KARDEŞOĞLU


hab00.jpg        Apansız yaşama veda eden Türk Sineması’nın dev oyuncusu Kemal Sunal’ın ölümünün üzerinden henüz yirmi gün geçmişken, Türkiye ansızın gelen bir başka ölüm haberiyle çalkalandı. Tek kanallı televizyon döneminden bu yana ekranın en kıdemli sunucularından, yazar Cenk Koray’ı ölüm, Şaşkınbakkal’daki evinde yakaladı.
       O da kalp krizi geçirdi
       Cenk Koray’ın ölüm nedeni de tıpkı Barış Manço ve Kemal Sunal gibi kalp krizi. Yaşamını beş yıldır Şaşkınbakkal Akın Sok. Örnekal Apartmanı’ndaki dairede sürdüren Koray, üçüncü kez yakalandığı kalp krizinin pençesinden kurtulamadı. Koray, bundan tam dört yıl önce 31 Ağustos 1996’da da aynı evde, ayrıldığı eşi Seyhun Güleçyüz’den olan tek çocuğu 19 yaşındaki Nihat Koray’ı kaybetmişti.

       Son anları
       Koray, Suadiye’deki evinde, sabah 05.30 sularında manevi kardeşi Döndü Kastamonulu tarafından odasında yerde yatarken bulundu. Kastamonulu, geceyi şöyle anlattı:
       “Akşam evde gayet iyiydi. Salonda oturdu, TV izledi. Sonra yattı. Saat 05.30 sıralarında bana seslendi. Midesinin kaynadığını ifade ederek, ilaç istedi. Ben de karbonat getirdim. Ben de bir şeyler daha getirmek için mutfağa gidip döndüğümde, onu yerde buldum. Hemen komşulara haber verdim. Bir ambulans çağırdık."

       Salı günü defnedilecek
       Cenk Koray’ın cenazesinin, 25 Temmuz Salı günü, Erenköy Galippaşa Camii’nde öğleyin kılınacak namazın ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda, 4 yıl önce ölen oğlu Nihat’ın yanına defnedileceği bildirildi.
       Doktorlar: Kurtulabilirdi
       Kardiyoloji Bölümü Direktörü Uzman Dr. Tezel Ulusoy, şu açıklamayı yaptı: “Bu sabah saat 06.00’da ölü bulunmuş, ölü olarak hastaneye getirilmiş. Gecikmiş olduğu için hastaneye getirildiğinde müdahale şansımız olmadı. Evde ya da hastaneye gelirken müdahale edebilseydik, belki yaşayabilirdi. Bu tür hastaların büyük heyecanlara ve gerilimlere tahammülleri azdır. Eğer gerilime ve heyecana kapıldıysa, ölümü de bu nedenle olmuş olabilir."

       “Güneş’e gönderilmesi onu yıktı"
       Koray’ın kız kardeşi Rahşande Samlı, ağabeyinin uzun yıllar köşe yazdığı Akşam Gazetesi’nden Güneş’e kendi isteği dışında transfer edilmesine çok üzüldüğünü belirterek, bu üzüntünün kendisini yıprattığını söyledi. Akşam gazetesinin bir yöneticisi ise böyle bir karar alınmadığını belirterek, şöyle konuştu:
       “Cenk Koray’la ilgili böyle karar yok. Cenk ağabey bu gazete kurulduğundan beri çalışan bir kişi, benden de eski. Böyle bir dedikodu yayılmış."

       Son yazısı
       Koray’ın evindeki bilgisayarında Akşam’da bugün yayınlanmak üzere hazırladığı son yazısı “Akşam okurlarına veda" başlığını taşıyor. Gazeteye, yayın hayatına geçmeden bir ay önce transfer olduğunu ve bu transferle “yeni doğmuş bir çocuğu kucağına almış gibi hissettiğini" dile getiren Koray, gazetenin tirajının artmasıyla birlikte dağıtımının engellenmeye çalışıldığını ve o günlerde kucağına Akşam’ı alarak, satıp yaşatmak için çabaladığını anlatıyor. Akşam’dan Güneş’e transfer edildiğini kaydeden Koray, Akşam’da kalarak, öldüğü gün gazetedeki köşesinin boş olarak çıkmasını istediğini, ancak bunun kısmet olmadığını belirterek, “Akşam bitti, Güneş doğdu. Bu Güneş hiç batmasın" diye yazısını noktaladı.

hab001.jpg        Oğluyla aynı odada
       Bir barda çıkan kavgada burnu kırılan Nihat Koray “Bu burunla yaşayamam" diyerek cama kafa atınca şah damarı kesilmiş, SSK Göztepe Hastanesi’ne kaldırılırken babası Cenk Koray’ın kollarında yaşamını yitirmişti. Cenk Koray dün sabah son nefesini oğlunun kafasını cama vurduğu odada verdi.

hab002.jpg        Suadiye’de hüzün ve şok
       Cenk Koray’ın ölüm haberini alan sevenleri, Koray’ın Suadiye’deki evine ve hastaneye koştu. Eski eşi Seyhun Güleçyüz, en iyi dostlarından Müjdat Gezen, Orhan Boran, Esmeray, kardeşi Rahşende Samlı ve akrabaları evde biraraya geldi. Müjdat Gezen çok üzgün olduğunu ve herhangi bir açıklama yapamayacağını belirtti.
       Sanatçı Aykut Oray’ın da aynı hastanenin yoğun bakım servisinde olduğu, ancak Koray’ın ölümümün kendisine iletilmediği belirtildi. Bu arada başta Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Bülent Ecevit olmak üzere çok sayıda siyasi de ailesine başsağlığı mesajı gönderdi. Sevenleri ise Koray için şunları söyledi
  • Seyhan Güleçyüz (Eski eşi): Duyunca çok üzüldüm. O benim en iyi arkadaşımdı. Bir hafta önce telefonla görüştüm. “Ben iyiyim sen kendine dikkat et" demişti.
  • Neco: “Kendisiyle dün gece telefonla konuştum. Beşiktaşlı Yusuf’un cenazesine bugün birlikte gidecektik. Kendisini evinden almamı istedi. Daha sonra bu haberi duydum. Önce bir şaka zannettim, ama bu çok kötü bir şaka oldu. O benim espri odağımdı, o benim bir parçamdı. Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum."
  • Orhan Boran: “Haberi Milliyet muhabirinden öğrendim. Çok üzgünüm, kafam allak bullak oldu. Buna inanmam mümkün değil. Televizyonculuktan da öte O benim dostumdu.
  • Cem Özer: Uzun süredir beni bu kadar üzen bir haber almamıştım. Benim tanıdığım kalbinde kötülük olmayan yegane insandı. Mesleki anlamda üzerimde emeği büyük insanlardan biridir. 1987-89 yılları arasında beraber çalıştık. Bir ağbi, baba, arkadaş oldu. Yaşama bakışı ile çok etkiledi. Yüreğindeki sevgiden biz de nasiplendik. Sevginin alınacak değil, verilecek bir şey olduğunu öğretti. Ne yazık ki içindeki sevgiye ve insani değerlere yakışır maddi değerler içinde yaşatılamadı. Çalışmadan yaşamını sürdürecek durumda değildi.
  • Korhan Abay: Birlikte çalıştık. ondan çok şey öğrendik. Yokluğuna alışmamız çok zor olacak. Yeri doldurulamaz sevgi dolu bir insandı.
  • Ömür Göksel: “Cenk Koray ile 30 yıllık dostluğum var. O unutulmayacak bir insan. TV’de hazırladığım programda konuşan Cenk, ‘Ölümden korkmamamız lazım. Sadece birbirimizi göremeyeceğiz’ demişti. Ölüm sanki içine doğmuştu."

    hab003.jpg        56 yılda, tam 24 meslek denedi gazeteciliği seçti
           1944 yılında Ankara’da dünyaya gelen Cenk Koray, önce Ankara Koleji’ni ardından Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Hukuk fakültesinden öğrenciyken Turhan Dilligil’in Adalet Gazetesi’nde adliye muhabiri olarak gazeteciliğe başladı. Yaşamına televizyon girdiğinde de gazetecilik yapmaya devam etti. Adalet Gazetesi’nin ardından Ankara’da yayınlanan Zafer Gazetesi’nde çalıştı, daha sonra Son Havadis Gazetesi’nin Ankara temsilciliğinde parlamento muhabiri olarak görev yaptı. Milliyet, Hürriyet, Tercüman ve Günaydın gazetelerinde yazıları yayınlandı.
           Bir röportajında ünlü sunucu şunları söyledi: “Bugüne kadar 23-24 mesleği denedim. Bunların içinde en başta gelen ve beni en tatmin eden iş gazeteciliktir. Gazetecilik benim için televizyondan da öndedir." 1994 yılında 19 rakamının mucizesini anlattığı “Kur’an, İslamiyet, Atatürk ve 19 Mucizesi" isimli kitabı yayınladı. Kitap sekiz baskı yaptı. Kendisine oğlunun da 19 yaşında vefat ettiği hatırlatılınca cevabı “19 kutsal bir rakamdır. Benim oğlum gibi, benim gibi basit kullara 19’la bir işaret verilmez. O peygamberlere aittir." oldu.

           Kitabı yüzünden saldırdılar
           Televizyon seyircisi onun 1974’te 30 yaşındayken hacca gittiğini kitabını okuduktan sonra öğrendi. 25 yılını Kuranı Kerim’i bilimsel anlamda inceleyerek geçiren Cenk Koray, kitabı yüzünden bıçaklı saldırıya da uğradı.
           Yaşamı boyunca onun üzerinde yılın sunucusu ödülü kazanan Cen Koray’ı televizyon izleyicisi, TRT’nin Hangisi Doğru adlı yarışma programı, Tele Pazar ve Bir Başka Gece adlı eğlence programları ile sevdi. Aynı zamanda 1998-2000 tarihlerinde de gönül verdiği Beşiktaş Spor Kulübü’nün basın sözcülüğünü yaptı. Cenk Koray Akşam Gazetesi’nde köşe yazarlığını sürdürüyordu.

  • © 2000 Milliyet