24 Temmuz 2000 Pazartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Müvezzilerin avazları...

zaki.jpg        "Duvar afişleri Milliyet'in yeni şekliyle 1 Ekim 1954 günü 12 sayfa, 10 kuruş olarak çıkacağını ilan ediyordu. Abdi İpekçi'nin yönetimindeki kadro, yaz aylarının bunaltıcı sıcaklarında titiz ve yorucu çalışmalardan sonra gazetenin yeni şeklini ortaya çıkarmışlardı. 30 Eylül 1954 akşamı Cağaloğlu'nda, Molla Fenari Sokak'taki yeni binada sinirler yay gibi gerilmişti. Aylardır hazırlanan gazete artık ertesi sabah çıkıyordu. Olan ve olmayan parasını bu işe yatırmış olan Ali Naci Karacan için bu var olma ya da yok olma savaşıydı. Binanın küçük deposu bobinle dolmuş, artan bobinler sokaktaki yaya kaldırımına sıralanmış, üzeri brandalarla kapanmıştı. Gökyüzü siyah yağmur bulutlarıyla kaplıydı. Sanki gök de Milliyet gibi sokaklara boşalacağı saati bekler gibiydi. Hamle günü gazete 117 bin 772 adet basılacaktı. Noter gelmiş, baskı dairesinde tespitini yapmak için makinenin dönmesini bekliyordu. Şiddetli sağanak sabaha karşı makinenin dönmesiyle birlikte başladı. 1 Ekim 1954 sabahı erken saatlerde ıslak İstanbul sokakları müvezzilerin 'Milliyet! Milliyet' avazlarıyla çınlıyordu..."

       * * *

       Yukarıdaki satırlar, Emin Karaca'nın "Milliyet Olayı" adlı kitabının "Bir evrak - ı metrukeden Milliyet'in ilk yılları" bölümünden.
       "Milliyet" adını taşıyan ilk gazete Siirt milletvekili Mahmut Soydan tarafından 11 Şubat 1926 tarihinde çıkarılır. 1 Aralık 1928'e kadar Arap harfleriyle basılan gazete daha sonra Latin harfleriyle yayınına devam eder. Ali Naci Karacan, tiraj arayışı sırasında başına getirildiği gazetenin yayınını "Tan" adı altında sürdürür.
       Elinizde tuttuğunuz gazete, Ali Naci Karacan'ın "imtiyaz sahibi" olarak ilk sayısını 3 Mayıs 1950'de yayımlamaya başladığı Milliyet'tir. Ancak Milliyet, kuruluşunun ardından büyük atılımlarını Abdi İpekçi'nin yönetiminde 1 Ekim 1954'ten itibaren yapacak ve müvezzilerin (gazete dağıtıcıları) o hoş sedaları yarım yüzyıl sonrasında da yankılanacaktır.

       * * *

       Milliyet'in yazı işleri bölümünden büyük camlarla ayrılmış devasa matbaa bölümündeki dijital sayaca bakakalırız kimi zaman. Makinelerden çıkan her gazete sayaca bir sayı olarak düşer.
       Her akşam bir solukta yüz binlere ulaşan sayaçtaki rakamlar, aslında uzun bir yoldan gelir. Çok uzun. Başrolden "insan"ı indirmeyen o uzun hikayenin ilk satırları için Hasan Yılmaer bakın neler anlatıyor:
       "1951 ilkbaharında Milliyet'e girdim. Gece sekreteryasında çalışıyordum... Milliyet'in yeri Türbedar Sokak'ta ahşap bir binaydı. Üç odası vardı. Büyük oda Ali Naci Bey'indi. Tek bir telefonu vardı gazetenin. Gündüzleri istihbarat odasında takılı durur, akşamları da fişten çıkarılıp sekreterlik odasına takılırdı. Bu telefonun Ali Naci Bey'in odasında da bir paraleli vardı. Gazetenin iki tane de masası bulunuyordu. Küçük masanın bir ayağı kırık olduğundan, altına bir lügat konmuştu. 1953'ten itibaren Milliyet'te yazmaya başlayan Ref'i Cevad Ulunay bu masada çalışırdı... Beklerdim ki, Ulunay kalksın da ben oturayım masaya diye. Biz de sayfa yapacağız tabii. İşte bu şartlar içinde çıkıyordu Milliyet o zamanlar..."

       * * *

       Rastlantıya pabuç bırakmayan Milliyet'in başarısındaki öncelikli pay aramızdan alınanlarla aramızdan ayrılanların. Abdi İpekçi'lerin, Örsan Öymen'lerin... Daha 41 yaşındayken yaşama veda eden Bedri Gümüş ve daha nicelerinin...
       Milliyet'in Dolmabahçe Sarayı'nda kutlanan 50. kuruluş yıldönümü, bu alçakgönüllü, ancak soylu geçmişin geleceğe uzanan sağlam gelenekleri duyumsandığında anlamına kavuşuyor.
       Evet.
       Yarım yüzyıldır mürekkebi kurumayan heyecan ne, derseniz...
       Müvezzilerin avazları kulaklarımızda çınlıyor.
       Milliyet! Milliyet!


© 2000 Milliyet