19 Ağustos 2000 Cumartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Leonardo da Vinci’nin Atı

Web’de Kültür Sanat / AVNİYE TANSUĞ


       Aslında bu atın hikâyesi daha uzun. Burada anlatamıyorum. Yoksa başka adres veremem. Ayrıntılar, “1 Eylül 2000" tarihli Milliyet Sanat Dergisi’nde yayımlanacak. Kısaca, Leonardo da Vinci, 1499’da Milano’da dev bir at heykeli yapıyor: “Il Cavallo". O sırada bölgeyi işgal eden Gaskonyalılar, onu Truva atına benzetip, kırıp döküyorlar. Leonardo da sonradan bronza dökeceği bu heykel projesi ile bir daha hiç uğraşmıyor. 20. yüzyılın son on yılı içinde bu projeyi fark eden Rönesans hayranı Amerikalı’lar, “Lenoardo’nun Atı" diye bir vakıf kuruyorlar. Bağışlar topluyorlar. 1999’da, 7 metre yüksekliğindeki atın tıpkısını bronzdan yapıp, İtalya’ya armağan ediyor, bir tane de kendilerine alıkoyuyorlar. Açılış törenleri vesaire. Sonra da işi abarttıklarını düşünüp, “Amma da Disneyland kafası ha!" diye kendilerini eleştirmekten geri kalmıyorlar. Bu zahmetleri anlamak kolay. İkiyüzyıllık geçmiş ile beş yüzyıllık Rönesans kültürü bir olur mu hiç? Olmaz tabii. Peki, bize ne? Şey, hani biz, övünmek gibi olmasın, onbinlerce yıllık olanının üzerindeyiz de... Ne diyelim bilmem ki daha? Ha, adres, “http://www.leonardoshorse.org".

       “Harika" da eskir miymiş?
       Hazır yakınmaya başlamışken, sürdürebiliriz. İyi baksak da, bakmasak da, dünyanın yedi harikasından hiç değilse ikisi bizdeydi. Efes’teki Artemis Tapınağı ile “bizde o taşlardan çok olduğu" için çoğu yurtdışında, Bodrum’daki Mausoleus’un Anıt Mezarı artık “harikaödan sayılmıyor. Bir bu eksikti. UNESCO ile “Dünyanın 7 Harikası Projesi" adlı kuruluş tarafından düzenlenen bir yarışma, son iki bin yıl içinde yapılan eserlerden hangilerinin, “yeni dünya harikaları" olmaya layık olduğunu ortaya çıkartmayı amaçlıyormuş. Neyse ki, yeni harika adayları arasında bu kez de Ayasofya’mız var. Seçim 30 Eylül tarihine kadar “new7wonders.com" sitesinden yapılıyor. Aman, sakın oy kullanmayı ihmal etmeyin, harikasız nasıl yaşarız biz sonra? Bu arada, “ichim01.polimi.it" adresinde altıncısı Milano’da yapılacak “ICHIM 2001" (The International Cultural Heritage Informatics Meeting) “Uluslararası Kültür Mirası ve Enformatik" toplantısı için bildiri toplanmaya başlamış. Kültür mirasını korumada yeni teknolojilerin nasıl kullanılacağı tartışılacak. En azından, TAY Projesi; “tayproject.org", Anadolu’nun Sualtı Hazineleri; “diveturkey.com" gibi projeler, sonradan bir kitaba dönüşecek bu etkinlikte mutlaka yerini almalı...

       “Nefes Alan Yerküre"...
       Ömer Kayalıoğlu, Tate Galerisi’nin broşürünü göndermiş Londra’dan. “tate.org.uk" adresine girerlerse, henüz gitmeyenlerin de “gitmiş kadar olabileceğini" duyurmam için. Böylece, 24 Eylül’de sona erecek “Intelligence" sergisini kuyruklara girmeden gezmenin lüksünü yaşayabilirsiniz. Aynı adreste Matthew Fuller’ın yazdığı sunuş metniyle Simon Patterson’un, klasik müze ile hapishane arasında benzerlik kuran Harwood’un “Webart" sergileri müthiş. Bu haftayı Güney Afrika’da kapatalım: “artthrob.co.za". Güney Afrika çağdaş sanatlarını sunan bu siteden bağlantı yapılan iki adres ayrıca ilginç. Sanatı bir anlatım aracı olarak seçtikleri konular açısından. Biri din. Tahran’da yapılacak “Birinci İslami Dünya Biennali"; “pwislam.com". Diğeri doğa. Japon yapımı “sensorium.org". Burada “Nefes Alan Yerküre" projesiyle deprem şirinleştirilmiş. Bu Internet de çok oluyor artık. Baksanıza, Güney Afrika diye gidiyorsunuz, neler çıkıyor altından!

© 2000 Milliyet