22 Aralık 2000 Cuma




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




TTB yönetimi istifa etmeli...

     Türkiye ilk kez bu kapsamda bir operasyonla karşılaştı.
     20 cezaevinde adeta savaş yaşandı. Devlet cezaevlerine on yıl sonra girebildi.
     Bu süreçte Türk Tabipler Birliği ön plana çıktı.
     Birliğin yöneticilerinin tutumundaki yalpalamalar bugün de gündemde olmaya, tartışılmaya devam ediyor.
     Türk Tabipler Birliği'nin, onun Başkanı Dr. Füsun Sayek ve İkinci Başkanı Dr. Metin Bakkalcı'nın görüşleri; ölüm orucundakiler kendi iradeleriyle bu girişimde bulunduklarına göre onlara tıbbi müdahalede bulunulamaz, şeklindeydi.
     O zaman şu sorular akla geliyordu; peki ölüm orucundaki kişinin iradesinin kaybolması halinde ne olacak?
     Yani şuur kaybı başlarsa yine mi hastaya tıbbi müdahalede bulunulmayacak?
     TTB'ye ve yöneticilerine göre; "evet." Şuur kaybından önceki iradeye itibar edilecek ve hastaya doktor müdahale etmeyecek.
     
Başkan görüş değiştirdi
     Bu görüşe isyanımı bundan önceki üç yazı ile dilimin döndüğü kadar ifade etmeye çalıştım.
     Birlik yöneticileri, özellikle Füsun Sayek telefonla arayıp ısrarla görüşlerinin haklılığını savundu.
     Ama önceki akşam ATV'de Füsun Sayek, Ankara Baro Başkanı'yla karşı karşıya getirilince TTB'nin geç de olsa görüş değiştirdiğini görüp sevindim... TTB Başkanı artık, şuur kaybı halinde ölüm orucundaki kişiye tıbbi müdahalede bulunulabileceğini, bu konuda doktorun vereceği kararın önemli olduğunu, doktorun isterse müdahale etmekte serbest olduğunu söylüyordu.
     Yani TTB'nin; kesin olarak müdahale edilemez, müdahale tıp etiğine aykırıdır, görüşünden vazgeçtiği anlaşılıyordu.
     TTB'nin iş işten geçtikten sonra geldiği nokta ilginçtir.
     Ama bu yalpalanma TTB gibi çok önemli, çok saygın bir kuruluşa yakışmamıştır.
     Belki de birliğin ilk tutumundan etkilenen birçok doktor şuur kaybı sezinledikleri halde bile açlık grevcilerine müdahale etmeyecek ve ölümler meydana gelebilecekti.
     Tesadüfen ölüm olmaması bu yanlış tutumun sahiplerini sorumluluktan kurtarır mı?
     
Yemin, etik, müdahale...
     TTB, ölüm oruçlarının sona erdirilmesi için giriştiği arabuluculukta başarı gösteremedi.
     Pek çok doktorun ve tıp fakültesinin karşı çıkmasına rağmen şuur kaybı halinde bile tıbbi müdahaleyi engelleme girişimleri ve telkinleri büyük bir tehlikeye yol açtı.
     Üstelik Sağlık ve İçişleri bakanlarının ve bazı doktorların cezaevlerine yapılan operasyonlardan sonraki "ölüm orucu yok ki, hepsi sapasağlam" ifadeleri de, TTB'nin oruçtakilerle ilgili son birkaç gündeki açıklamalarıyla çelişki teşkil ediyordu.
     Bu çelişkiyi bir ideolojik tavrın göstergesi olarak yorumlayanlar da var. Eğer inanılması imkansız bu görüşün doğruluğu bir an için kabul edilirse, bu en kutsal mesleğin, doktorluğun iflas ettirilmesi anlamı taşımaz mı?
     Yukarıdaki nedenlerle Türk Tabipler Birliği yönetiminin istifası ve üzerinde uzlaşılamayan, "yemin", "etik" ve "tıbbi müdahale" konularının uzmanlarca ele alınmasını, tartışılmasını sağlayacak bir forum düzenlemesi yararlı olmaz mı?
     
     dheper@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Halkın Tapınağı

Melih AŞIK
'Şüphe'siz inanmak!

Fikret BİLA
Tıbbi müdahale tartışması

Hasan CEMAL
Komplo: Düğmeye kim bastı?..

Güneri CIVAOĞLU
"Atari" değil "insani"

Yalçın DOĞAN
Yönetimin sonbaharı

Yalım ERALP
AGSK

Abbas GÜÇLÜ
Önce insan

Nail GÜRELİ
Bankacı kadınlar

Doğan HEPER
TTB yönetimi istifa etmeli...

Sami KOHEN
Neden anlamıyorlar?

Meliha OKUR
'Evimizin içini temizleyeceğiz...'

Hasan PULUR
Ne gam!

Derya SAZAK
İkinci Bush dönemi

Umur TALU
Pekiyi ama neden?

Meral TAMER
Balalayka Sunal'la ölüp, yeniden doğmuş

Tamer HEPER
Yasalar uygulanmalı

Güngör URAS
Kadir Gecesi

Serpil YILMAZ
Laila’ya gidip mozzarella ısmarlamaya benzemiyor

© 2000 Milliyet