04 Ocak 2001 Perşembe




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Haydi iş başına

     Aynen böyle, "haydi iş başına" dedim ve 1 Ocak sabahı, çalışma odama çeki düzen vermek üzere kolları sıvadım... Gelgelelim kitaplar, kağıtlar, bildiriler, açıklamalar, açıklamamalar, mektuplar arasında -çeki düzen de neymiş! - fırtınalar kopmaya, volkanlar patlamaya başladı!
     Yüreğim, söz geçiremiyor, aklıma... Odanın her yerinden cezaevlerindeki tanıklıklar çığlıklar fışkırıyor. Çığlıklar, işkenceyi anlatıyor, çığlıklar ölümü, dayağı, zulmü, keyifliği haykırıyor. Duyan yok mu? Duyan yok mu diye haykıran kendi sesim karışıyor onlarınkine!
     Tamam, kimi kitapları, kutulara yerleştiriyorum, çeşitli okullara yollamak üzere... Tamam, odamdaki gizli bahçemi suluyorum, çiçekleri okşuyorum... Tamam, çöpe gidecek kağıtları yırtıp atıyorum... Kutulardan, raflardan hep aynı ses yankılanıyor: Duyan yok mu?
     Derken, rafların birinden Sait Faik’in "Kriz" adlı öyküsü sayfalar arasından fırlayıp karşıma dikiliyor.
     Bu öyküde Necmi, sorar arkadaşlarına (Sorunun yanlış kurulduğunun bilincindedir): "Louvre Müzesi yanıyor... Müzede bir zenci çocuk. Ya çocuk, ya La Jakond tablosu kurtarılmalıdır. Siz olsanız hangisini kurtarırdınız?" Herkes çeşitli gerekçeler sıralayıp "La Jakond"u der. Yalnız biri "Çocuğu" der. "Çünkü çocuk, yarındır. Yarın neler yaratacağını bilmesek bile..." Bu gerekçeyi yeterli bulmayanlara, "Yine de çocuğu" der ve ekler: "Sadece insan olduğu için"...
     "Ya o ya bu, hangisi?" gibi yanlış bir sorunun tek doğru yanıtıdır bu yanıt!
     Tamam on yıldır devletin giremediği hapishanelere sonunda girildi ve cezaevleri kurtarıldı! Ya insan?
     Ya o, ya bu... Ya yok ederek kurtarmak ya da kulakları tıkamak, gözleri kapamak yok saymak... Ya siyah ya beyaz! Hayat iki ucu şeyli değnekten oluşmuyor ki! Açın kapıları, herkes görsün, vazgeçin soruları kuşkuyla karşılamayı, tanıklıkları herkes dinlesin, "Ya o ya bu"dan vazgeçin!
     Sait Faik’e dönüyorum: Öyküde Necmi, çingene sevgilisini koluna takıp mutlu oldu diye mahalleli öfkelenir. Necmi, kendi kendine sevgiden, insanlıktan, duygulardan pay alması gerekliliğini vurgular.
     O zaman insan, "kendine bir saadet hissi bile çıkarabilirdi. Çıkarılmazsa tiyatroya niçin gidilir, tiyatroda nasıl gülünür ve ağlanırdı? İnsanların hislerine ait hiçbir tekamül olmayacak mıydı? O halde niçin şiirler ve romanlar yazılıyordu? Edebi eserler insanın yeni ve mesut, iyi ve güzel dünyayı kurmasına yaramıyorsa, neye yarardı?.."
     Bir süredir bel ve boyun fıtığımın bana oynadığı oyun nedeniyle tiyatroya ve sinemaya gidemiyorum. Kitaplarla idare ediyorum.
     Tamam, çalışma odama çeki düzen veremedim... Ama yüreğin sesine kulak vererek, duyarlılığı bileyerek, "insanı" yücelterek, "Haydi iş başına" diyebiliriz gibime geliyor...
     
     zeyneporal@e-kolay.net
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Avrupa hukuku

Şahin ALPAY
Birtek Türkiye!

Melih AŞIK
Fatih'ten bugüne

Fikret BİLA
Bankacılığa yeni düzen

Berrin Cankat
MİT’le ilgili veto farklı bir vetoydu

Hasan CEMAL
Recep Tayyip Erdoğan neyin peşinde?..

Nilgün CERRAHOĞLU
2001: Terim'in yılı...

Yılmaz ÇETİNER
Meclis'in affedemeyeceği suçlar!..

Güneri CIVAOĞLU
Şiddet çıkmazı

Yalçın DOĞAN
Bahçeli: "Ecevit'e ayıp olur!.."

Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen maaşı

Doğan HEPER
Taksim'deki milat...

Sami KOHEN
Onlar kaçıyor, derdi bize kalıyor!

Meliha OKUR
İhlas Finans’ın stratejisi...

Zeynep ORAL
Haydi iş başına

Hasan PULUR
İşkence aleti!

Derya SAZAK
ANAP'ın içi

Meral TAMER
Yalova herhalde bu soruya yanıt verir

Tamer HEPER
Hepsi yanlış

Güngör URAS
Doktor (kamu bankalarına) ‘ne yersen ye’ demiş

© 2000 Milliyet