Gershwin’in "Porgy and Bess" operası İstanbul’da ilk kez sahnede. Eserin telif hakları aslında siyahlara ait
PELİN ÖZDOĞRU
İstanbul Devlet Opera ve Balesi 2001 sezonunda George Gershwin’in ünlü caz operası "Porgy and Bess"i repertuvarına aldı. Caz ve klasiği birleştiren, opera ve caz dünyasına ünlü "Summertime" parçasını armağan eden eser, Gershwin tarafından siyahlar için yazılmış ve tüm dünyada yalnız siyahların sahnelemesine izin verilmiş. Bu nedenle İDOB eseri konser olarak sergiliyor.
"Porgy and Bess" operasının bir başka ilginç özelliği de, 1959’da yönetmen Otto Preminger tarafından beyazperdeye taşınmış olması. Özgün dili olan İngilizce’de ve siyahlara özgü konuşma tarzında seslendirilen eserde 18 solist sanatçının yanı sıra 90 kişilik orkestra, 95 kişilik koro görev alıyor. 1930’lardan çıkıp gelen, blues gelenekli, caz ve klasiğin etkileyici uyumunun en bilindik ve başarılı örneklerinden olan eser, İstanbul’dan dört konserle geçiyor. 8 Şubat’ta galası yapılan eserin son konseri yarın saat 15.30’da AKM Büyük Salon’da.
Eseri yöneten konuk İngiliz orkestra şefi Hillary Griffiths ve aynı sezon içinde "İtalya’da bir Türk", "IV. Murat" operalarında da izleyeceğimiz sanatçı Suat Arıkan ile "Porgy and Bess" üzerine konuştuk: İDOB orkestrasıyla çalışıyorsunuz. Orkestrayı nasıl buldunuz?
Hillary Griffiths: İDOB orkestrası ve korosu başarılı ve çalışkan. Bu eser Türkiye için ilk ve bu nedenle önemli bir çalışma. Orkestra ve koro kısa zamanda iyi bir iş çıkardı. Gershwin ve eserleri hakkında kişisel görüşleriniz neler?
Griffiths: George Gershwin çok iyi bir kompozitör. Geleneksel yapıyı iyi bilen ve modern tarzla birleştirebilmiş önemli bir sanatçı. Sizi Türkiye’de yeniden görecek miyiz?
Griffiths: 11 Şubat’ta konser için Amerika’ya gidiyorum. Mayıs’ta yeniden İstanbul’da olabilirim. Bu kez "Rigoletto" için. Türk opera dinleyicisinin caz operaya bakışını nasıl buluyorsunuz?
Suat Arıkan: Son yıllarda İstanbul’da caza büyüyen bir ilgi söz konusu. Caz operaya ilgiyi ise bu çalışma sonucu göreceğiz. Türkiye’de bir ilk sayılır. 1960’larda Ankara’da sergilenmiş ve Porgy rolünü siyah olan Cemil Sökmen üstlenmişti. "Porgy and Bess" telif hakları siyahlara ait olarak yazılmış bir opera. Bu nedenle biz konser şeklinde sahneleyebiliyoruz. İçerikten söz eder misiniz?
Arıkan: Porgy özürlü ama yaşamdan tad almaya çalışan bir dilenci. Bess onun yoksul sevgilisi. Zor koşullarda yaşanan bir ilişkinin gerçekçi dille yazılmış öyküsü.