10 Şubat 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




BİR ZAMANLAR GÜNDEMDEYDİ
Şafak Pavey yıkılmadı...

Bir kolunu ve bacağını İsviçre’de bir tren istasyonunda bıraktı ama azmini değil

     SEMRA KARDEŞOĞLU

     Gazeteci Ayşe Önal’ın kızı Şafak Pavey’in ismini acı bir olayla duyduk. Henüz 17 yaşında evlendiği eşi Paul Pavey’le birlikte İsviçre’ye yerleşen Şafak, tren istasyonunda perondan düşünce kolunu ve bacağını yitirdi. Ardından sevdiği adam da onu hastane odasında terketti. Eşinden boşandı. Ama Şafak bu trajik öyküyü annesi Ayşe Önal’la bir olup, bir direniş öyküsüne çevirdi.
     Annesi ile birlikte tüm yaşadıklarını bir kitapta topladı. Ardından takılan protezleri ile yeni bir hayata başladı.
     Kitabın tanıtım yazısında Anne Önal ve kızı Şafak, "Bu kitap okur ruhunu medyatik bir anne kızın trajik öyküsüyle acıtmak üzere yazılmadı. Çaresizlikle kuşatılmış bir hayat içinde, çarelerini kendi kendilerine bulup çıkaran ve acıya direnen bir serüveni ölümsüz kılmak üzere yazıldı" demişlerdi. Evet, onlar direnmişlerdi. Hala ayakta olduklarına göre...
     Şafak Pavey şimdi 23 yaşında. Annesi Ayşe Önal, erkek kardeşi Mehmet Önal’la birlikte Londra’da yaşıyor. Kaza olduğu sırada Şafak Pavey, Zürich’de amatör olarak dans ediyor ve sinema televizyon bölümünde öğrenim görüyordu. En büyük hayali kamerayı sırtlayıp tüm dünyayı dolaşarak sosyo - politik belgeseller çekmekti.
     
Adil bir düzen
     Pavey, geçtiğimiz yıl Haziran ayında Londra’daki Westsminster Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Politikaları Bölümü’nden onur öğrencisi olarak mezun oldu.
     Şimdi London School of Economics’de, "Milliyetçilik ve Etnik Kökenler" üzerine master yapıyor. Bir yandan da İngiliz Parlamentosu’nda zenci ve diğer azınlıkların oy haklarını koruyan Operation Black Vote adındaki parlamenter baskı grubu ile politika ve seçim kampanyası stajını sürdürüyor.
     Pavey aynı zamanda İstanbul’da yayımlanan haftalık Agos Gazetesi’nde Londra’daki sosyal ve politik gelişmeler üzerine yazılar yazıyor. Bugün özlemini duyduğu şey ise dünyada adil bir düzenin olması.
     Pavey’in ilgilendiği en önemli konulardan biri de Van Gölü’ndeki Akdamar Kilisesi’nin restorasyon projesi. Pavey bu konuyla ilgili şunları söylüyor: "110 yıllık Akdamar Kilisesi’nin restorasyonu için başlattığımız sivil kampanyayla ilgileniyorum. İTO’nun restorasyon projesine gençler olarak arka çıkıyoruz ve Kültür Bakanlığı’ndan beş yıldır ertelenen restorasyon izninin çıkması için çalışıyoruz. Yoksa bu muhteşem yapı bir iki sene içinde çökecek."
     
Yaşam çok hızlı!
     1996 yılında geçirdiği kaza Şafak Pavey’in hayatının rotasını değiştirdi. Ya sonra ne oldu? Sonrasını, Pavey şöyle anlattı:
     "Yabancı bir durumla karşı karşıyaydım. Şimdi neleri yapıp yapmayacağımı artık biliyorum. Bu nedenle önümde duran fiziksel engeller, benim hayatım ve hayallerime engel değil. Bacak protezimle kendimi çok rahat hissediyorum. Ancak kol protezimde daha katetmem gereken yol var. Protez kullanmanın en zor yanı, hız...
     Toplumsal gündelik hareketlilik içinde, kimsenin senin yavaşlığını düşünmeye vakti yok. Sen onların hızına göre yaşayacaksın... Ancak, bu durum sosyal devlet anlayışının çözümlenmiş olduğu İngiltere gibi ülkelerde çözümlenmiş durumda. Türkiye’de ise özürlülüğün tedbirleri, kişisel insan ilişkilerine dayalı olarak hallediliyor."
     


 ENTELLEKTÜEL BAKIŞ


Kurban yerine sadaka olur mu?
Şafak Pavey yıkılmadı...
OKUR YORUM


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet