13 Şubat 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




‘Erkekler bana âşık olmakta haklı’

Ebru Yaşar burnuna estetik yaptırdıktan sonra, gazete ilanlarındaki "Önce-sonra" resimleri kadar çarpıcı bir değişim yaşadı. Biz de onun öncesini ve sonrasını soruşturduk

     Selda Uskan

     Ebru Yaşar’ın kapısını çaldığımda yeni burnundan söz etmeye niyetliydim. Ama ağzından beylik laflar dışında bir şey çıkmadı. Biraz da, hiç üstüme vazife değil ama, şu Kemal Sunal’ın oğlunun durumunu sordum. Ama baktım ki her çeşit ahret sualine sabırla cevap veriyor, görücüye gelmiş kadın misali her şeyi öğrendim. Sonunda kızı benim oğlana isteyip huzur içinde ayrıldım.
     
     Nerede büyüdünüz?
     8 Ağustos 1977’de Ankara’da doğdum. Ailem Ağrılı. Annem ve babam memur oldukları için çok gezdim. Önceleri bu üzüntü veriyordu. Ama anladım ki, beni olumlu yönde çok etkilemiş. Liseden sonra İstanbul’a geldim. İTÜ Türk Sanat Müziği Bölümü’nde ikinci sınıf öğrencisiyim.
     
     Çalışkan mıydınız? Nasıl bir çocuktunuz?
     Çok çalışkan bir çocuk değildim. Biraz erkek gibiydim, çetelerimiz vardı.
     
     O günlerdeki hayalleriniz? Nasıl bir hayat düşlerdiniz?
     Çok hayalci bir çocuk değildim. Ama bir gün mutlaka konservatuvara gireceğimi biliyordum. Ama bir Ebru Yaşar olacağımı asla hayal bile edemezdim.
     
     Sonrası? Genç kızlık, ilk sevgili... Nasıl giyinirdiniz mesela?
     Kırmızı yanaklıydım, (sevgili es geçildi gördüğünüz gibi) makyaj yapmazdım, spor giyinirdim. Bacaklarım güzeldir ama mini eteği sevmem. (Bu arada o kadar zayıf ki İbrahim bu kıza yemek vermiyor mudur nedir?) Dekolteyi ilk defa sahnede giydim.
     
     Aile baskısı?
     Biraz babamdan çekinirdim.
     
     Bu noktaya gelene kadar hangi evrelerden geçtiniz? (Bendeki densizliğe bakın. Bu soru başkalaşım geçiren kurbağaya bile sorulmaz. Neyse ki Ebru çok kibardı ve bambaşka bir cevap verdi)
     1995 sonunda "Bu Sahilde"yi söyledim. 19 yaşındaydım ama makyaj, kostüm her şey yanlıştı, daha yaşlı gösteriyordum. Şirketle de problemlerim vardı. İlk kasette Allah yardım etti sadece. Altyapıları o kadar iyi değildi. Ama
     700 bin sattı. 3 sene ara verdim, birkaç yerde sahneye çıktım. Okuluma devam ettim. Daha sonra İbrahim Tatlıses ile tanıştım. (Bir kayınvalide olarak, nasıl yani diye soramam, edepli olun.)
     
     Bir kasedin tuttuğu nasıl anlaşılır? Listelere inanalım mı?
     Ben evin önünden geçen arabalarda çalan şarkılara inanırım. Eski evimin önünden geçen her beş arabadan birinde "Seni Anan Benim İçin Doğurmuş" çalardı. (Böyle deyince benim gözümün önüne ellerinde kalem kağıt, kaldırımlara yatan adamlar gelmesin mi!)
     
     Parçaları seçerken son kararı kim verir?
     Çevremdeki herkesin görüşünü alırım ama sonuçta benim istediğim olur.
     
     İbo ile çalışmanın zorlukları, keyifleri?
     Çok fazla ve çabuk sinirlenir ama alıştık artık, çok da keyiflidir. Bizim bakıp göremediğimiz bir şeyi görür ve gördüğü de her zaman doğrudur.
     
     Müzik tarzınız kişiliğinizle bağdaşıyor mu? Yoksa siz de, Ayşegül Aldinç gibi "Caz söylemek isterdim ama aç kalmamak için bu türü seçtim" diyenlerden misiniz?
     Ben demem. Çok para kazanmak adına bile olsa bunu yapmam, söylediğim şarkı kişiliğim ve hayat görüşümle örtüşür.
     
     Performansınızı nasıl arttırırsınız? (Böylece en salak sorumu sordum. Karşımda zımba gibi bir kız, bir şey arttırmaya filan ihtiyacı yok.)
     Kaset öncesi fazla gezmem, konsantre olurum. Spor, vitamin gibi şeylere gerek duymam.
     
     Böyle olacağıma öleydim daha iyiydi, dediğiniz biri?
     Sevtap Parman. Reklam olduğunu düşünüyorum.
     
     Bir gün mutlaka böyle olmalıyım, dediğiniz kişi?
     Kendi işimde Ebru Yaşar’ın en iyisi olmak isterim. (Ben "Başka bir isim daha söyle" diye tepinmeye başlayınca İbo, Muazzez Abacı, Orhan Gencebay, Müzeyyen Senar dedi nihayet)
     
     Üçgen vücutlu bir erkek mi, spor bir arabanın anahtarını uzatan orta yaşlı bir erkek mi, kadife bakışlı, "konuşabileceğiniz" bir erkek mi?
     Üçüncüsü.
     
     Kadınlar sizi yanlarındaki erkeklerden kıskanırlar mı?
     İlk anlarda evet, ama beş dakika içinde sıfıra iner.
     
     Arkadaşının kocasını başkasıyla görseniz söyler misiniz?
     Kişiliği benim gibiyse söylerim. (Arkadaşın adamı boşayıp çoluk çocuk ortalarda kalsın da gör bakalım söylenir mi, söylenmez mi?)
     
     Ay ben bunu elime geçirsem de bi güzel dövsem, dediğiniz biri?
     Dövecek kadar yok.
     
     Sizi çıldırtan insan tipi? (Şimdi dönüp bana "Sen" diyecek.)
     Ben en iyisini bilirim diyenler, yalaka tipler. (Yaşıma hürmeten vazgeçti sanırım.)
     
     Sizi çileden çıkaran soru?
     "Emrah’la otel odasından çıktınız mı?" sorusu.
     
     Öyle bir şey söyleyin ya da itiraf edin ki bu yazının başlığı olsun.
     Bana âşık olan erkeklere hak veriyorum.
     
     ‘İsterse yatağa çorapla girsin’
     İlişkilerinizi ne başlatır, ne bitirir?
     Bir bakış... İlk bakışta âşık olup olamayacağımı anlarım zaten. Büyük bir yalanını yakaladığımda ya da güvenimi sarstığında da mutlaka bitiririm.
     
     Ne tür kocalardan hoşlanırsınız?
     Türk tipi, esmer olanlardan. (Bu evlilik iş olmayacak galiba arkadaşlar. Benim oğlan sarı.
     "Can Tanrıyar ne renkti peki?" diye sormak dilimin ucuna geldi ama...)
     
     Neler seni rahatsız eder? Öyle çoraplarıyla yatağa girmesi falan mı mesela.
     Yok canım öyle şeylere takılmam. (Ah güzelim, ilerde takılacağın o kadar çok şey olacak ki. Dirseğiyle kasığına basıp doğrulmaya kalksın da mesela gör hele) İstediği yerini de kaşıyabilir, ben de kaşıyorum. (Oğlum Ali yaşadın, dedim içimden, kız tam sana göre. Ama benimki biraz abartıp arada ayakkabıyla da girer ona göre)
     
     İhanet?
     Rus kızı falan olursa takmam ama bir aşk söz konusuysa başka.
     
     En sevdikleri
     Sinemacı:
     Türkan Şoray;
     
     Gazeteci:
     Fatih Altaylı;
     
     Müzisyen:
     Orhan Gencebay
     
     Yazar:
     Gonca Kuriş.
     Bir de, Ertuğrul Özkök’ü beğeniyor
     


 CUMARTESİ


Seyyah oldum bu sahnede
İnternet dedikoduları
‘Erkekler bana âşık olmakta haklı’
Müritlerden e-mail var
LEZZET
Kazancı Bedih evinizde...
Tavanarası hikayeleri
ÇAL ANAHTARI
Mistik caz
Evinize kuş kondurun
Amerika rüyası
Yeni bir başlangıç: MEZUN.COM
Sevgililer Günü’ne özel...
Kendi filmini yap
Meclisin yürek ve beyin ortalaması nedir?
Bu yazıyı kötü polisler okumasın
Farkına varmadan alışıyoruz


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet