06 Temmuz 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




Tayyip göreve hazır

Yenilikçilerin önderi Erdoğan, "Kenarı, merkeze nasıl çekeceğimizi tartışıyoruz. Yeni oluşumun fikri temelinde geçmişin gerginlikleri olmayacak. Din eksenli politika yapmayacağız..." diyor

     Fazilet kapatıldıktan sonra Erbakan'la yolları ayrılan Yenilikçiler'in kuracağı partinin doğumu yaklaştı.
     Ayrı değil, yeni parti.
     Yeni parti, Hoca'nın gölgesinde "emanetçi" bir genel başkanla Balgat'tan yönetilen Refah / Fazilet geleneğinin devamı anlayışla kurulmayacak. Genç kadro, kolektif bir akılla, demokratik ve şeffaf ilkeler ışığında yönetilecek; liderin kutsanmadığı, genel başkanın "eşitler arasında" birinci olacağı ve ömür boyu parti yönetmeyeceği bir tüzük ve programla yola çıkma konusunda kararlı.
     Erbakan hayattayken Milli Görüş hareketinin küllerinden Batılı anlamda demokratik, "Hıristiyan demokrat partileri" çağrıştıracak türden merkeze yakın modern bir parti yaratmak ne ölçüde gerçekçi?
     Siyasal İslamla demokrasi nerede, nasıl buluşacak?
     Demokratik hak ve özgürlüklerin demokrasiyi yok etmek için kullanılamayacağının güvencesini kim verecek?
     Başörtüsü sorunu nasıl aşılacak?
     
     SORULAR CEVAPSIZ
     Erdoğan ve arkadaşları, laikliğe karşı eylemlerin odağı olmaktan kapatılmış bir parti tabanında yeni oluşuma giderken, dini inançlarını yaşama konusunda daha fazla özgürlük isteyen kitleye hangi politikalarla cevap verecekler?
     Soruları çoğaltmak mümkün.
     Parti kurulunca program ve tüzüğüyle bu konularda daha net referanslar bulacağız. Şimdilik, Abdullah Gül, Bülent Arınç, Abdüllatif Şener gibi Yenilikçiler'in önde gelen isimlerinin basına yansıyan görüşleri bu konuda fikir veriyor. Karizması ve adı etrafındaki kamuoyu yoklamaları nedeniyle hareketin lideri sayılan Tayyip Erdoğan ise şimdilik suskun kalıyor.
     Erdoğan'la Fazilet henüz kapatılmadan görüşmüştük; Anayasa Mahkemesi kararı ertesinde birkaç kez telefonda konuştuk, Ankara - İstanbul turları sırasında söyleşilerimiz oldu.
     
     "FP DİN DEĞİLDİR"
     Son olarak Abdülkadir Aksu'nun da bulunduğu bir söyleşi ortamında Tayyip Erdoğan'ın yakın geleceğe yönelik düşüncelerini netleştirme olanağı bulduk. O izlenimler çerçevesinde Erdoğan'ın kafasındaki "parti projesi"ni şöyle açıklayabiliriz:
     Erdoğan, Erbakan döneminin yanlışlarından çıkarak, 1990'lı yıllardan itibaren savunmaya başladığı "Fazilet din değildir" anlayışını hayata geçiriyor. Açıkça, "Din eksenli parti kurmayacağız, ideolojik devlet istemiyoruz. Parti eşittir İslam anlayışında değiliz. Herkesi kucaklayacağız. Türkiye'nin partisi olacağız." düşüncesini savunuyor.
     Tayyip Erdoğan, yeni partinin AB sürecine sıcak bakacağı, insan hakları, hak, hukuk, özgürlükler çerçevesinde 2010 hedefini daha da erkene çekmeye çalışacakları görüşünde.
     Ya partinin rotası...
     Akademisyenlerle, Ankara'daki kurucu kadroyla uzun uzun tartışılmış. İşte durulan nokta:
     "Pergelimizin sabit ayağı merkezde olacak diğeri Türkiye'yi dolaşacak." Erdoğan'a göre Cumhuriyet tarihinde siyaset ilk kez böylesine çözümsüzlük içinde "hiç böyle siyasi açlık dönemi yaşanmamıştı" ve ekonomik krizin de etkisiyle "çıkış aranmıyor." Yeni parti bu arayışa yanıt verecek:
     
     MERKEZE YÖNELİŞ
     "Kenarı, merkeze nasıl çekeriz diye tartışıyoruz. Yeni oluşumun fikri temelinde geçmişin gerginlikleri olmayacak. Din eksenli, ırka dayalı milliyetçilik ekseninde, bölge temelinde politika yapmayacağız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını ortak payda olarak alıyoruz, barışı kardeşliği, bütünleşmeyi amaçlıyoruz. İnsanı esas alacağız. İnanç ve özgürlükleri savunacağız. En önemlisi de sabıkası, şaibesi olamayan dürüst, mert, net bir kadroyu yönetime taşıyacağız. Türkiye'nin sorunu yolsuzluk ekonomisidir. Yolsuzluğu kaldırırsak, ekonomik sıkıntıları aşarız."
     
Peki başörtüsü sorunu nasıl aşılacak, yeni bir gerginlik yaratmayacak mı?
     Erdoğan bu konuda da iddialı ve "Başörtüsünü sistemle kavganın aracı olmaktan çıkaracaklarını" savunuyor. Peki bu nasıl olacak?
     
     DEMOKRASİ ARAÇ MI?
     "Başörtüsü bir sembol ya da simge değil, insanlar inancından ötürü bunu takıyorlarsa ne var? Başörtüsü bu ülkenin gerçeği değil mi? Laikliğin tarifinde inançlara saygıdan söz edilmiyor mu, başörtüsünü bir dayatma haline getirmeyelim. Başörtüsü niye Türkiye'nin olmazsa olmaz meselesi olsun, bu çağda hala başörtüsüyle paranın rengiyle uğraşmayalım, bu yüzden eğitim yapamayan gençlerimiz var."
     
Ya, "Demokrasi araç mı, amaç mı?" söylemi? Erdoğan ona da açıklık getiriyor:
     "Demokrasi araçtır derken, felsefi bir niyet taşıyordum. Bütün sistemler ve dinler insanların mutluluğu içindir. Din, İslam bile bir araçtır, amaç değil. Allah böyle vaaz ediyor, önemli olan insanın saadetidir."
     
Erdoğan'ın yasağına gelince...
     
     ERDOĞAN’IN YASAĞI
     Hukukçuların yasaklı yoruma katılmadıklarını belirtiyor, partinin kuruluş aşamasında arkadaşlarıyla birlikte nihai görüşe varacaklarını söylüyor.
     Yeni partinin ilkelerine gelince...
     Genel başkanlık, milletvekilliği ve yerel yönetimlerde görev süresi birkaç dönemle sınırlanacak, seçilme yaşı 25, siyasetten emeklilik yaşı 65 olarak belirlenecek. Erdoğan Hoca'ya meydan okuyor: "Artık şahıs merkezli, ben merkezli siyaset dönemi bitmiştir. Lider hegemonyası istemiyoruz. Neresi yenilikçi diye soruyorlar. İşte yenilik. Kimseye biat etmeyeceğiz, tapınmayacağız. Bir kadro yönetecek partiyi. Liderin gölgesi düşmeyecek. Seçimle gelen seçimle gidecek. Biz orkestra şefi arıyoruz. Ama kemana ud diyen değil, bütün enstürmanları bilen biri olacak. İlkeler öne çıkacak. İcazeti halktan alacağız, hesabı halka vereceğiz. Hoca'ya biat dönemi bitti. Katılımcı, çoğulcu bir demokrasi anlayışını hayata geçireceğiz. Hoşgörü, barış, sevgi, kardeşlik duyguları esas olacak."
     
Recai Kutan'ın çağrılarına kulak asılmıyor, Erbakan dönemi kapatılmış. Yenilikçilere göre Hoca, emanetçi arıyor ve partiye başkan değil, "musalla taşında ölü" arıyor!
     Erbakan ayrı, Erdoğan ayrı yöne gidiyorlar.
     2 parti doğuyor!
     
     dsazak@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Derviş ajan mı?

Melih AŞIK
Kadınlara özel!

Berrin Cankat
Oğluna da geçer mi?

Hasan CEMAL
Türkiye 70'lerdeki gibi treni yine kaçıracak mı?

Güneri CIVAOĞLU
Zorlu geçit

Abbas GÜÇLÜ
Aslı sınıfta kalsın mı?..

Hurşit GÜNEŞ
Siyasi irade Sorgulanıyor

Sami KOHEN
Suçlu bir değil...

Tuncay Özkan
Ölümden medet ummak

Hasan PULUR
Emniyet kemeri ve bahaneleri...

Derya SAZAK
Tayyip göreve hazır

Meral TAMER
Alvin Toffler'ın kulakları çınlasın

Ece Temelkuran
Keşke faşistler MHP'li olsa!

Tamer HEPER
Sulh hukuk mahkemesi yönetici atayacak

Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem'in TL'leri eriyor

M. Ali Birand
Milliyetçiler dilenmez

© 2001 Milliyet