01 Ağustos 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




AİHM kararları

     AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi'nin Refah Partisi davasında verdiği karar, bir içtihat değişikliğini ifade ediyor. Kararın üç muhalife karşı dört oyla alınmış olması da, konunun ne kadar tartışmalı olduğunu gösteriyor.
     Refahçılar karara itiraz edecek. İtirazlar, 5 hakimden oluşan bir kurul tarafından ön incelemeden geçiriliyor. Ciddi bulunursa, dosya Yargıtay gibi çalışan 17 hakimli Büyük Kurul'a (Grand Chamber) gönderiliyor.
     Refahçıların itirazı ciddi bulunup Büyük Kurul'a gönderilir mi?
     AİHM hakkında araştırmaları bulunan Yard. Doç. Dr. Vahit Bıçak diyor ki:
     - Ciddi bulunarak Büyük Kurul'a gönderileceğini tahmin ediyorum. Çünkü ön inceleme açıkça gereksiz başvuruları ayıklamak için yapılıyor. Bu dava ise son derece önemli. Üç muhalefet şerhi var. Ayrıca AİHM içtihat değiştirmiş görünüyor.
     
Dr. Bıçak'a göre, bu kararla AİHM parti kapatmayı kolaylaştırmış, "1950'lerdeki görüşlere doğru bir geriye gidiş" ortaya koymuştur.
     Yani, 1956'da Alman Komünist Partisi'nin kapatılmasını onaylayan hukuk görüşü... "Militan demokrasi" denilen teori...
     * * *
     TÜRKİYE Birleşik Komünist Partisi'nin kapatılmasında, Türk hükümeti AİHM'deki savunmasında Alman Komünist Partisi'nin de kapatıldığını hatırlatarak, komünizmin amacının totaliter bir düzen olduğunu vurgulamıştı.
     AİHM ise, parti programında demokrasinin benimsendiğini belirterek parti kapatmanın çoğulculuğa aykırı olduğuna hükmetmişti (30 Ocak 1998).
     AİHM'nin genel içtihadı, şiddet yanlısı olmayan partilerin kapatılmamasıdır. Partiler hukukuna ilişkin "Venedik Komisyonu" raporlarında da "Anayasal düzeni yıkmak için şiddeti savunan, ya da şiddeti politik araç olarak benimseyen partilerin, istisnai olarak kapatılabileceği" belirtiliyor.
     Refah davasında AİHM, Erbakan'ın "kanlı mı, kansız mı?" türünden birkaç sözünü şiddet kanıtı saymış, partinin şiddet örgütlenmesinin ve eylemlerinin olup olmadığını araştırmaya gerek duymamıştır.
     Sadece Erbakan'ın iki konuşmasında geçen "çok hukuklu sistem"i haklı olarak demokrasiye aykırı bulan AİHM, bunun parti tarafından benimsenip benimsenmediğini de araştırmaya gerek duymamıştır.
     AİHM'nin göz ardı ettiği bir husus da "demokrasi pratiği, demokratikleştirir" kuralıdır.
     AİHM'nin gözlüğüyle, İtalyan Komünist Partisi hep "Stalinci" olarak algılanacaktı!
     * * *
     BELLİ ki, AİHM "fundamentalist İslam" imajıyla, önyargısıyla karar vermiştir.
     AİHM, uzun süredir benimsediği liberal "hak eksenli hukuk teorisi"ni bu davada terk ederek, otoriter "militan demokrasi teorisi"ne geri dönmüştür. Bunun siyasi sorumlusu, Erbakan ve çevresidir.
     Erbakan, 1970'lerin Ortadoğu'sunda kalmış siyasi kültürüyle, kemikleşmiş terminolojisiyle, İslam konusundaki 'selefi' (yani sekter) anlayışıyla Türkiye'nin demokratik gelişimine zarar vermiştir; "militan demokrasi"yi içeride ve dışarıda adeta provoke ederek...
     Umarım, bu çağda liberal kültür olmadan sağlıklı işleyen bir demokrasi ve barışık bir toplum olmayacağını hepimiz anlarız.
     
     t.akyol@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
AİHM kararları

Melih AŞIK
Bu doğa bizim

Fikret BİLA
Memur maaşını tazminatlar eşitleyecek

Hasan CEMAL
YILMAZ’ın hedefi dikensiz gül bahçesi

Abbas GÜÇLÜ
Dolarlı eğitime kim dur diyecek?

Hurşit GÜNEŞ
Ağustosun görünümü ve çıtayı yükseltmek

Nail GÜRELİ
İthal umut, yerli umut

Tuncay Özkan
Gerçeğin peşinde gazeteci olmak

Hasan PULUR
Edebiyatta "taharet" davası...

Meral TAMER
Horozların öttüğü saatte alışveriş

Tamer HEPER
Bir günde batmıyorlar(2)

Güngör URAS
Beş ayda 5.9 milyar dolar döviz çıktı

M. Ali Birand
Politikada din unsuru

© 2001 Milliyet