01 Eylül 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




‘Reklam Yüksek Konseyi kurulmalı’

Türkiye’nin yurtdışında tanıtımına talip olduklarını ifade eden Reklamverenler Derneği Başkanı Caner Tunaman, dernekler ve uzmanların katılımıyla bir ‘Reklam Yüksek Konseyi’ oluşturulması gerektiğini belirtiyor.

     Türkiye’deki krizin psikolojik olduğunu söyleyen Reklamverenler Derneği Başkanı Caner Tunaman, şirket yöneticilerinin krizden etkilenseler bile reklamı asla kesmemelerini istiyor.
     Kriz dönemlerinde üreticilerin ilk tedbir olarak reklamları kısmayı düşündüklerini belirten Caner Tunaman, 'Reklamlar kesilince tüketim azalıyor. Bu durum satışların düşmesine yani üretimin daha da azalmasına yol açıyor. Bakkallara, marketlere hizmet getiren büyük tedarikçiler stoklarını azaltıyor. İşçiler işten çıkarılıyor. İşsiz kalanların aslında o ürünü satın alan tüketiciler olduğu unutuluyor. Oysa öbür tarafta hayat devam ediyor; çamaşırlar yıkanıyor, yemekler yapılıyor, insanlar tatile çıkıyor. Reklamlar kesilince, evdeki tüketim azalıyor. Çamaşır yıkayan, yemek yapan kadınlar etkilenmeye başlıyor. O etkilendiği anda aradaki tüccar stokları daha da azaltıyor. Sanayici reklamı daha da kesiyor. Paralar üretime değil repoya gidiyor. Gerçek kriz o zaman başlıyor. Şirket yöneticilerine önerim reklamı asla kesmemeleri. Reklamın kümülatif bir etkisi vardır. Bu sene reklama 1 milyon dolar harcarsınız, gelecek sene 2 milyon dolar; kumbaraya atılmış bir para olur ve birikir. Ama reklamı keserseniz ürün kısa sürede unutulur ve geleceğe de zarar verir' diyor.
     Krizlerde en önemli konunun sürat olduğunu söyleyen Caner Tunaman; 'Krizlerde devlet için de, şirket için de en önemli konu sürattir. Devletler de bence artık şirketler gibi idare edilmeli' şeklinde konuşuyor. Caner Tunaman, ’Türkleri yurtdışında bahçesinden ceset çıkan, onunla bununla dövüşen bir millet olarak görüyorlar. Bu imajı düzeltebiliriz’ diyor;
     'Türkiye’nin dışarıdaki bu kötü imajını düzeltmek için bir kampanya başlatmak lazım. Reklamın getirdiği katma değer, Türkiye’yi diğer ülkelerden farklılaştırır. Türkiye’yi tanıtmazsak gelirler daha da düşer. Devleti yönetenler de bu yöntemi kullanmak zorunda, fakat devlet bunu yapamaz. Devletin bu işi bize vermesi lazım. Reklamverenler Derneği, Reklamcılar Derneği vs. kuruluşlar ile uzmanların katıldığı bir ’Reklam Yüksek Konseyi’ kurulmalı. Biz de Türkiye Cumhuriyeti’ni devlette çalışan insanlar kadar seviyoruz. Bizim de Türkiye’ye katkıda bulunmak hakkımız. ’Devlet dürüsttür, özel sektör hırsızdır’ diye bir şey yok. Biz de devletteki insan kadar dürüstüz. Bugün Reklamverenler Derneği’nin 60 üyesi, Türkiye’deki reklamların yüzde 80’inin sahibi, 1 milyar dolar harcayan bir grup var. Biz bu işi yaparız, devlete de bilgi veririz' diye konuşuyor.
     Reklamverenler Derneği olarak böyle bir kampanya düzenlemeyi hem kendi aralarında hem de diğer kuruluşlarla konuştuklarını söyleyen Caner Tunaman;
     'Devletin buna ihtiyacı var. Türkiye’yi ayağa kaldıracak olan aslında 500 milyon dolarlık bir kampanyadır ama biz en az 50 milyon dolarlık bir kampanya düşünüyoruz. Parayı bulmak için bir çok yol var. Kredi olarak alabilir ya da turizm gelirlerinden yararlanabiliriz. Örneğin, turizmci bankada döviz bozdururken, Merkez Bankası binde birini çekebilir. Ya da RTÜK’ün her yıl reklamverenlerden ve medyadan aldığı 50 milyon dolar kullanılabilir. Türkiye’de bunu yapacak kadro, bilgi ve beceri var' diyor.
     İki uluslar arası kuruluştan teklif almasına rağmen, Türkiye için bazı projeleri olduğu için kabul etmeyen Caner Tunaman, şu anda Benkiser Yönetim Kurulu’nda görevine devam ediyor. Ayrıca, büyük ataklar yapmaya hazırlanan Dardanel için projeler hazırlıyor.
     
     Caner Tunaman’ın CV’si
     İstanbul İngiliz Erkek Lisesi, Darien H.S.Connecticut USA ve Ankara Koleji’nde okuduktan sonra ODTÜ İşletme Bölümü’nden mezun olan Caner Tunaman, kariyerine Unilever’de başladı. Unilever Türkiye’de 11 yıl çalışan Caner Tunaman, Pazarlama Direktörü, Yönetim Kurulu Üyesi, G.A.Baker Genel Müdürü ve ilk Algida Genel Müdürü olarak görev yaptı. Unilever Hollanda’da 3 yıl çalıştıktan sonra 4 yıl Unilever Malezya’da deterjan, kozmetik, margarin ve dondurma grupları genel müdürlerinin bağlı olduğu, Şirketler Pazarlama Stratejisinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. Ardından Benckiser dünya şirketinin 16 kurucu ortağından biri olarak Benckiser Türkiye Genel Müdürlüğü yaptı. 14 yıl süren görevi boyunca, Kosla, Lovela, Mare markaları ve kavramlarının dünya yaratıcısı, Calgon, Calgonit ve Quanto gibi markaların Türkiye’deki öncüsü oldu. Tunaman, aynı zamanda, Dardanel ve Taciroğlu Şirketler Grubu’nun yönetim kurullarında görev yapıyor.
     




 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet