01 Eylül 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




İki cins ortada BULUŞUYOR

İş hayatının geleneksel yapısının değişmesiyle aynı takımda, yönetmek ve satmak durumunda olan kadın ve erkekler, düşünüş ve iletişimdeki farklılıklarını en aza indirmek zorunda kalacak

     BURAK MERGEN

     Birçoğumuz çocukluğumuzdan beri iki cinsiyet arasında iletişim farklılıkları olduğunun farkına varmış ve hatta parkda oynarken karşı cinsin ne kadar anlaşılmaz olduğunu aklımıza getirmişizdir. Bu konu birçok defalar da kitaba alınmış, kadın ve erkeklerin dünyaya bakış farklılıkları pek çok açıdan dile getirilmiştir. Peki John Grey’in 'Erkekler Mars’tan ve Kadınlar Venüs’ten' adlı kitabında, biraz da mizahi bir dille ifade ettiği gibi, kadın ve erkeklerin değişik gezegenlerden oluşu, acaba iş hayatında da etkisini gösteriyor mu?
     
     Kadınlar tırmanıyor
     İş dünyasının yaşanan gelişmelerle giderek farklı bir hal alması, kadın ve erkekler arasındaki düşünüş ve iletişim farklılıklarını en aza indirme gereğini ortaya koyuyor. Hele hele yeni ekonomi kavramının ortaya çıkışı ile birlikte, cinsiyetlerin bu farklı iletişim biçimi şirketlerin kaldıramayacağı bir lüks haline geliyor. Kadınların iş hayatında giderek daha yüksek pozisyonlara geldiği gözönüne alındığında ise, iki cinsiyet arasındaki iletişim probleminin giderek azaltılması gerektiği, erkekler açısından daha da büyük bir gereklilik arzediyor. Çünkü iletişimde yaşanacak kopukluklar bir anlamda para, fırsat ve işler açısından maliyet yaratıyor.
     Yapılan araştırmalar, kadınların iş hayatında giderek daha yukarıya tırmandıkları gerçeğini ortaya koyuyor. Her ne kadar Türkiye’de durum diğer gelişmiş ülkelerdeki kadar olmasa da, trend artık iş dünyasına kadınların da hükmedeceğini gösteriyor. Öte yandan istatistikler, gelişmiş ülkelerde bile iş hayatının, her iki cinsiyete adil davranmadığını ortaya koyuyor. ABD’de yayınlanan ulusal istatistiklere göre, işgücünün yarısını kadınların oluşturmasına rağmen, ülkedeki üst düzey yöneticilerin sadece yüzde 4’lük kısmını kadınlar oluşturuyor. İş hayatının geleneksel yapısının değişmesiyle aynı takımda, yönetmek ve satmak zorunda olan kadın ve erkekler, aynı zamanda da doğru olarak iletişim kurmak zorunda kalıyorlar. Ancak bu çoğu zaman hüsranla sonuçlanabiliyor. Diğer bir değişle kadın ve erkek çalışanlar, bu problemin farkına varsalar da, birbirleriyle iletişim kurma becerilerini genişletmek için nereden başlamaları gerektiğini bilemiyorlar. Her iki cinsiyetin de kariyer yolunu açacak bir kültür yaratan ve onların beceri ile katkılarının farkına vararak hareket etmeyi başarabilen şirketler, daha fazla üretim ve tatmin sağlayabiliyor.
     
Kadınlar neden çok soru sorar?
     Kadınlar sosyal çevre içerisinde yetiştirilirken, daima nazik ve kavgacı olmayan bireyler olmaya özendiriliyor. Hatta bu davranış biçimi dilimizde 'hanım hanımcık' diye yerleşmiş bir deyiş olarak karşımıza çıkıyor. Peki iş hayatında kadınlar karşı çıktıkları fikirleri acaba nasıl dile getiriyorlar? Kadınlar genelde bir şeye karşı olduklarını, direkt olmayan kanallardan dile getiriyorlar. Geleneksel olarak bir fikre karşı olduklarını soru sorarak ifade ediyorlar. Diğer taraftan erkekler, kendilerine direkt olarak iletilmeyen mesajları algılamıyor ve vücut dili gibi ince nüansları ayırtedemiyorlar. Bir başka deyişle, erkekler genelde karşı cinsin ifade etmek istediklerini anlamak için 'tırnak içindekilerini okumaya çaba göstermiyorlar'. Bu da sonuç olarak kadınların itirazlarını soru olarak dile getirmesi, erkeklerin ise bu sorulara önem vermemesini doğurarak, etkin bir iş ortamı yaratmayı engelliyor.
     Genelde isteklerini direkt olmayan bir şekilde, ince bir dille ifade eden kadınlar, konuşmalarında daha az emir verici olmaya da özen gösteriyorlar. Böylece kadınlar bir anlamda isteklerini karşı tarafa nazik bir biçimde iletiyorlar. Bir kadın yönetici erkek çalışanına 'Teklifi yarına kadar hazırlayabilir misin?' diye sorduğunda, esasta 'teklifi yarına kadar masamda hazır görmek istiyorum' diyordur. Ancak erkek çalışan bunu bir emir olarak algılamayarak, belki de kariyeriyle oynadığının farkında bile olmayabilir. Karşılıklı anlayışa önem veren kadınların bu davranışı bazen çalışanlar tarafından suistimal edilebiliyor. Kadınların daima çok konuştuğu yargısı da, esasta karşılıklı anlayış sağlamaya çalışmalarından ortaya çıkıyor. Erkekler ise daima problemlerini çözmek için diyalog kurarlar.
     İşte bütün bu farklılıklara dikkat etmek, organizasyon için yönetimden satışa kadar her alanda daha verimli çalışmayı doğuracaktır.
     




 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet