06 Ekim 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Bindiği dalı kesmek

     Çözülme başlayınca hatalar zincirleme gelir.
     Meclis'in haline bakın; Anayasa reformuyla AB yolunda önemli bir adım atarken "emeklilik" telaşına düşen milletvekilleri yüzünden ağır bir yara aldı. Vatandaş haklı olarak kendi maaşlarını artıran TBMM üyelerine tepki yağdırıyor ve Cumhurbaşkanı'nı bu adaletsizliğe müdahaleye çağırıyor.
     17 Ağustos'ta deprem bölgesinde halkın sorunlarını dinlemiştik. Özellikle Adapazarı tam bir felaketti. Deprem iki yıl önce değil de yeni olmuş gibiydi. Tozdan dumandan göz gözü görmüyordu. Kentin yöneticileri ise bu çilenin yollar asfaltlandıktan sonra biteceğini söylüyorlardı. Erdoğan Tamtürk adlı Sakaryalı okurumuzdan aldığımız e mail, gerçeği bir kez daha gözler önüne seriyor:
     "Depremin yıldönümünde sizlerin gözünü boyamak için dökülen o asfaltlar şimdi tekrar kazılıyor biliyor musunuz? Milyarlarca lira sokağa dökülüyor. Bizler burada hala toz yutmaya devam ederken Anayasa görüşmelerinde sayın partivekillerinin (milletvekilleri olamadıkları için) oldu bittiye getirip maaşlarına zam yapmalarını kınıyorum. Tüm dünya uluslarından milyon dolarlık yardım gelirken sayın vekillerin bu ay maaşlarımızı almıyoruz, deprem bölgesine gönderiyoruz demelerinden vazgeçtik, ülkemiz krizde boğulurken hiç olmazsa şimdi kendi maaşları yerine yoksul halkı düşünmeleri gerekmez miydi? Bu tutumu kınıyorum."
     
Bindiği dalı kesmek başka nasıl olur?
     Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizine yol açarak toplumu sefalete sürüklemiş Meclis üyeleri hükümete duyulan güvensizliğe ek olarak kendi saygınlıklarını da toplum nezdinde tüketmiş durumdalar.
     Böylesine dar çıkarcılık, aslında tam bir sürüklenme halini gösteriyor. Toplumca buna öfke duyulsa da milletvekillerinin aylık ve emeklilik yoluyla kendi haklarını güvenceye almasının tek faydası şu olabilir: "Bu Meclis artık seçim konusunda ayak sürümez!"
     
Zaten çoğu milletvekili yeniden seçilemeyeceğini düşündüğü için "emeklilik garantisi"yle bavullarını topluyor.
     Türkiye böyle gitmez.
     Bir avuç da olsa hala çıkarcılıktan uzak üyelerin inisiyatifiyle Meclis'te bir çıkış yolu bulunabilir.
     ANAP'tan kopan Mehmet Ali İrtemçelik'in istifası bu açıdan olumlu mesajlar yüklüydü. İrtemçelik, Türk siyaset teknolojisinin alışılmış düşünce ve davranış kalıplarından kurtulması halinde gelecek içim umut verici çözümler bulunabileceğini belirtiyordu.
     Lider tutsağı olmayan milletvekilleri.
     Bu oligarşi yıkılırsa çok şey değişebilir.
     İrtemçelik, kendisini istifadan caydırmaya çalışan parti liderine "hayır" demekle duvardan bir tuğla çekti.
     Halkın, "kıyak emeklilik" peşindeki TBMM üyelerine tepkisi ise sokaktaki insandan, dünyadan kopuk yönetimlerin sonunu getireceğe benziyor.
     Seçim çıkarcı kadroları tasfiye edecektir.
     
     dsazak@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Melih AŞIK
Varyag üzerine

Fikret BİLA
Milletvekili maaşı

Hasan CEMAL
Türkiye hep önemli bir ülke ama...

Güneri CIVAOĞLU
Hayat gerçeği

Can DÜNDAR
Savaşta ilk kurban, gerçektir

Abbas GÜÇLÜ
Kitap okumayı yasaklayan bakanlık

Sami KOHEN
Yeni bir coğrafya

Mehmet Y. YILMAZ
Terk edilmenin dayanılmaz ağırlığı

Meliha OKUR
‘Süperman aramayalım’

Hasan PULUR
Şiirler üzerine...

Derya SAZAK
Bindiği dalı kesmek

Tamer HEPER
Kapıcı dairesi satılamaz

Metin TOKER
Anayasanın Hikayesi - 1

Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem ne yapacağını şaşırdı

Serpil YILMAZ
Umudunu yitirmemiş bilgisayarcılar Milliyet TIR’ında

M. Ali BİRAND
ABD’de yeni slogan: Ya sev ya terket...

© 2001 Milliyet