04 Kasım 2001 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Süper Star'dan sürpriz kararlar

Nevin çok dertli, döviz dışarıya gidiyor, Serdar Moskova yolcusu, Aysun isyan etti, Avusturya yemekleri, Arto bir numara, Sergen Yalçın'a helal olsun, Hippop & Tamus, Şamdan'da gizli parti, People 'in'...

     Kıbrıs'ın Magosa ile ilgili bölümünü çarşamba günkü köşemde biraz tenkit etmiştim. Aman efendim, kıyamet koptu. Acaip üzüldüm valla, demek ki doğruları yazmayacaksınız. Neyse, orada yaşayanlar da benim vatandaşım, canım, ciğerim. Sürç -ü lisan ettiysem affola. Sera Otel'deki Bülent Ersoy konserine gelelim. O gece konuklar arasında olan Nevin Serengil çok eski bir dostum. Şarkıları dinlerken hüzünlendi. Kızı Seren ve damadı Ozan'dan yakındı. Haklı olduğu çok konu var. Seren'i sahnelere ilk ben çıkardığım için huyunu, suyunu bilirim. Aslında Seren kötü bir kız değil, sadece yalnızlığı sevmiyor, fazla hassas. Ama Nevin tabir -i caiz ise burnundan soluyor. "Evladın, reddedemezsin. Bir anne olarak yüreğim acıyor. Kim istemez ki evladı mutlu olsun, çocuk doğursun, ben de onlara sahip çıkayım. Ama Ozan'ın bir işi bile yok. Koca dediğin karısının dizinin dibinde oturmaz. İş bulur, çalışır" dedi. Valla bilemem artık, bu aile sorununa daha fazla karışmak istemem tabii. Bu arada Sema, kaldığımız otelde, Bülent Ersoy ile çok güzel bir röportaj yaptı. Kendi sitesi 'www.semacelebi.com'da okuyabilirsiniz. Ersoy çok güzel itiraflarda bulundu. İlişkileri, sağlığı, erkekler konusundaki düşüncelerini açıkladı. Ben sevdiğim ve kişiliğine çok inandığım Leyla Meşulam Kırca'nın hatırını kıramadım ve birkaç saatliğine Salamis Oteli'ne gittim. Burada da Süper Star sahne aldı. Leyla'nın erkek arkadaşı, iş adamı Serdar Aktaş ile kaynattık. Kumarhaneler kapandıktan sonra Türkiye hazinesinin yıllık kaybı 7.5 milyon doları bulmuş. Serdar "Aslında bu rakam kazanılır, hatta ikiye, üçe katlanır. Ben hayatımda kumar oynamadım ama kumarhaneler açılmalı ve bir prosedüre tabii olmalı" dedi. Kimle konuştuysam "Döviz dışarıya, Romanya, Rusya, Selanik, Kıbrıs'a akıyor" diye yakındı. Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Kıbrıs'a ilave 7 sefer konmuş. Beş yıldızlı oteller full, casinolarda adım atacak yer yoktu. Düşünün, 6 milyon insan gelmiş. Gerçekten de yıllık geliri 1 -2 milyon dolar olan kişilere, özel bir kart verilir. Kumarhane sahiplerinden 5 -10 milyon dolarlık peşin vergi alınır, kapılara emniyetten güvenilir adamlar konulur ve herşey sıkı bir şekilde kontrol edilerek İstanbul, Ankara, Antalya, Bodrum'da kumarhaneler yeniden açılabilir. Zaten Kıbrıslılar da Türklerin Kıbrıs'a gelip kumar oynamasından hiç memnun değiller, bana gelen yüzlerce mail bunun kanıtı. Konserde eski bir arkadaşımı gördüm; sevgili Ahmet Turgat. Maslak'daki Park Plaza'nın altında yer alan Hippop & Tamus'dan sözetti. Ortaklardan biriymiş. Bir kez tesadüf eseri gitmiştim. Hoş bir yer, yemekleri iyi, üstelik hesaplı. İlgilenenler için telefon numarası (0212) 345 08 30.
     
Ajda'nın şıklığı, Aysun'u üzdüler, Serdar Moskova yolcusu
     Sanatçılığının yanı sıra, sevdiğim bir arkadaşım olan Süper Star ile sahne aldığı Salamis Otel'de sohbet ettik. Geçtiğimiz yıl Hammam'da Ajda Pekkan, can dostum İzzet Çapa ve ünlü yönetmen Ayşe Ersayın ile otururken, Ajda "Yahu çocuklar, yine sanatımla ilgili ama farklı bir iş yapmak istiyorum. Yani kendime ait bir kulübüm olsun, bazı geceler çıkıp şarkı söyleyeyim... Caz, alaturka, batı... Gelin, bu işi birlikte yapalım" demişti. Sonunda Süper Star ile benim koca kafa İzzet birleşti. Kısmetse bayram sonrası Catwalk -Vodka, Ajda & Cat's adıyla açılacak. Haftada bir gece Ali Kocatepe, bir gece Şefik Uyguner, bir gece alaturka müzik olacak. Pazarları brunch. Ha, bu arada her pazar Catwalk -Vodka'da brunch devam ediyor. Ben bitime yakın gidiyorum arsızlık yapıp yoldan çıkmayayım diye. Süper Star yeni albümü için de kolları sıvadı. Bu kez sıfır şarkılardan oluşacak ama beste ve söz bulmakta güçlük çekiyorlarmış. Prodüktör Koral Sarıtaş, firması Universal. Ajda, kış aylarında, kardeşi Semiramis'in Bodrum -Sirena Evleri'nde aldığı ikiz villaların birinde oturacakmış. Polonezköy'de doğa ile iç içe olmaktan hoşnutmuş, şehir yaşamı onu sıkıyormuş. Aşk hayatı kötü gidiyormuş. "Bundan sonra dostluklar iyi" dedi. Bostancı Gösteri Merkezi'nde müzikal şov yapacak. Sohbet sonrası Ajda'yı izlemeye indim. Leyla Kırca Meşulam, sağolsun, muhteşem bir masa ayırmış. Suna -Tüna Güre, Hayri -Tülay Oskay, Seval Gözükara, Serdar Aktaş, Kenan -Ferda İpekçi ve ünlü yönetmen Ayşe Ersayın ile izledim Ajda Pekkan'ı. Müthiş şıktı. Kıyafet Canan Yaka imzalı. Yaklaşık 800 kişi vardı salonda. Buğra Uğur yönetiminde tabanca gibi bir orkestra ile çıktı. "Mutlu Bütün Şarkılar", "Sensiz Yıllarda", "Uykusuz Her Gece", "Yeniden Başlasın", "Hoşgör Sen", "Hancı" gibi kendine ait hit şarkılarının yanı sıra "Çile Bülbülüm", "Elveda Meyhaneci", "Poli poli" gibi popüler şarkılardan bir demet sundu. Seyirci kendinden geçti. Masadakiler ilkeli, dürüst, insanları eğlendiren, ufuklarını genişleten bir yazar olarak bendenizi de tebrik ettiler. Ağzım kulaklarıma varıyordu ki Leyla beni tuttu. Dönüşte havaalanında, Aysun Kayacı'yı gördüm. Galatasaraylı futbolcu olan sevgilisi Emre Aşık çok sevdiğim bir çocuk. Onlar da benim gibi sushi meraklısıymış, Aysun Kıbrıs'dan Emre'ye sürpriz sushi takımları almış. Fakat alanda, biletinin okeylenmemiş olduğunu görünce, ağlamaya başladı. Çünkü pazar günü, saat 11.00'de bir defilesi varmış ve yetişmek zorundaymış. Neyse ki zar zor yer ayarladılar. Yine uçakta bizim Bodrum Askh'ın ortaklarından Erhan'ın ağabeyi Taylan Gürel'i gördüm. Serdar'ı 3 Kasım'da Moskova'ya götürecekmiş. Orada Serdar'a büyük talep varmış. Aslında Serdar'ın sahnesi başarılı, şarkılarıyla eğlendiriyor. Ah, bir de kumarı olmasa! Tabii o da kendi sorunu.
     
Peopla'da kutlama, Şamdan'da gizli parti
     Efendim, ayağımın tozuyla fanatiği olduğum Galatasaray'ın PSV Eindhoven ile yaptığı maça gittim. Çocuklar muhteşem oynadılar. Sağolsun Ali Sayar protokolden yer bulmuş, genç iş adamı Mehmet Koçaslan sayesinde şeref tribününden iki kişilik yer ayırtmış. Anlayacağınız şanslıydım. Neyse, maç sonrası Sergen Yalçın ile Peopla'daydık, zor yer bulduk. Can dostumun keyfi yerindeydi. Bu arada Sergen'in çevresi hayranlarıyla doldu. "Koçum, artık sana çapkınlık bile helal olsun" dedim. "Şenay Abla, ne diyorsun? Kendin gördün, kimse yok. Bize artık bundan sonra evlenecek kız lazım. Bak, Suat ne kadar mutlu, Allah bozmasın" cevabını verdi. Sergen çok akıllanmış, uslanmış. Derken fanatik Galatasaylı Elif Yıldız'ı gördüm, pek şıktı. Arkadaşlarıyla coşku içinde eğleniyordu. Füsun Denizaşan, Adnan Polat, Adnan Sezgin, Fenerbahçeli olmasına rağmen benden ve can dostumdan korkan sırdaşım İsmail Akkaya da tabii yanımızdaydı. Suat Kaya, karısı, Beşiktaş Başkanı Serdar Bilgili, Sanem Altan, Şefik Öztek, Atilla Altay, Mahmut Ak, Ali Ramazanoğlu, Serdar Ortaç, Ömer Durak, kalabalık grubu eşliğinde Cem Şaşmaz Peopla'daydı. Çıkışta yolumun üzeri diye önce Nispet'e uğradım. Fulden Uras sahnedeydi, yani kovulduğu falan yok. Kızcağız gayet de güzle işini yapıyor. Ardından Şamdan'a geçtim. Daha doğrusu, çok affedersiniz, felaket sıkıştığım için tuvalete girmem gerekti. Girdim, arabayı da kapının önüne bıraktım. Sevgili Affan, şef Hüseyin ve işletmeci Selma Şeşbeş'in elleri, ayakları dolaştı. Bana da bir şey söylemiyorlar. Meğer o gece Şamdan'da, Mehmet Garan Efendi'nin özel ve gizli bir partisi varmış. Gülşah diye bir bayan hemen beni uyardı. Amacım sadece ihtiyacımı gidermekti. Bu kadar titizlenmeye, gizliliğe ne gerek vardı? Alt tarafı bir parti. Ama herhalde onların sakındığı birşeyler vardı ki bu kadar titizlendiler. Neyse canım, bana ne. İçerde Hülya Avşar -Kaya Çilingiroğlu, Ömer Karacan, Caroline -Mustafa Koç, Ali Karacan, Çiğdem -Yiğit Şardan, Ali Koç, Serra -Osman Merzeci, Zeynep -Osman Çarmıklı, Ahu Tuğbay, Şafak -Ali Kibar, Betina -Cem Hakko, Erdem Kramer, Cem Candaş ve Nur Taşkent'i gördüm. Efendim, Çırağan Kempinkski bir haftadır konuklarını Avusturya mutfağı ile ağırlıyor. Yarın son gün. Geç kalmış sayılmazsınız. Akşam Laledan Restaurant'da, öğlen de Gazebo'da dünyaca ünlü Avusturyalı şef Gerhard Feige ve pasta şefi Wolfgang Kalbhenn'in harikalarını yiyebilirsiniz. Yarın ustalar salatadan çorbaya, yemek çeşitlerinden tatlı seçeneklerine kadar Avusturya mutfağının zengin tabaklarını son kez sunacaklar. İlgilenenler için telefon numarası (0212) 258 33 77.
     
Arto Dalmaz Center'da dolu dizgin
     Uzun süredir Arto'yu izlememiştim. Son günlerin 'in' restoran ve barı People'da rasladım. Esprilerini arka arkaya patlattı. Finalde, Arto'nun çalıştığı Dalmaz Center'a uğradım. Valla helal olsun, gerçekten Etiler'in kralı Arto. Full çekiyor ya. Şarkılarından ziyade, havasıyla, esprileriyle eğlendiriyor. Ayrıca kime, nasıl davranacağını da çok iyi biliyor. Seyirciler arasında sevgili İzel de vardı. Nedense İzel son zamanlarda çok hassaslaştı. O gece de öyleydi. POSTA'nın acar muhabiri Ahmet Cumalı ile bana selam yollamış, uzun süre Türkiye'den uzak kalacağını söylemiş. Amerika'ya gidiyormuş. İzel'i müzik dünyasına ve hayata bu kadar küstüren nedenlerin ne olduğunu gerçekten merak ettim. Hakkında hayırlısı olsun, ne diyelim. Evet, bugünlük de bu kadar. En kötü gününüz benimkinden iyi olsun efendim, kalın sağlıcakla.
     
     Yazara e-mail: sdudek@simge.com.tr



 MAGAZİN


Kriz Çelik’i eritti!
Vizyondan çıktı, galası yapıldı
Ebru Gündeş’ten rötarlı NY konseri
Gecede 12.5 milyar liraya ‘Hayır’ dedi
Süper Star'dan sürpriz kararlar


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet