
|


Agatha Christie ve arkeoloji
LONDRA
İngilizlerin ünlü dedektif romanı yazarı Agatha Christie’nin arkeoloji ile yakından ilgilendiğini biliyor muydunuz?
"Ölümle Randevu", "Nil’de Ölüm", "Mezopotamya’da Cinayet", "Şark Ekpresi’nde Cinayet", "Parker Payne Soruşturuyor" gibi romanları arkeoloji ile olan ilgisini ortaya koyanlardan bazıları. Asıl mesleği olmadığı halde, bu ilgi ve bilgi nereden gelmekte peki?
Geçen ay British Museum’da açılan "Agatha Christie ve Arkeoloji" adlı sergi bu soruyu yanıtlamayı amaçlıyor. 70 yıl kadar önce İngiltere’den uzak, egzotik bir yörenin tarihi hazinelerini gün ışığına çıkarmak isteyen bir avuç insanın doğa ve toplumla mücadelelerini ve yaşantılarını anlatıyor. Hayatının hemen hemen 30 yılını Ortadoğu’nun kazı alanlarında geçiren Agatha Christie bir taraftan arkeolojik çalışmalara katılırken, bu çalışmalarda elde ettiği deneyim ve bilgilere dayanarak birçok detektif romanı yazmış.
1890’da Devon’da doğan Agatha Miller, 1914’te Archibald Christie adlı bir subay ile evlenir. 1919’da kızı Rosalind doğar. İlk kitabı 1920’de yayımlanır ama ünlü bir cinayet yazarı olması 1926’da yazdığı "Roger Ackroyd Cinayeti" ile gerçekleşir. Aynı yıl annesi ölür ve kocası kendisinden boşanmak istediğini söyler. İki yıl sonra boşanma davası sonuçlanır ve Agatha, Londra’ya yerleşir. O sonbahar Şark Ekspresi ile Ortadoğu’ya gitmeye karar verir. Bağdat yakınlarındaki Ur, 1922’den beri Leonard Woolley tarafından kazılmaktadır. Ur’a ziyaretçi kabul edilmemesine rağmen Wooley’in karısı Katherine onun kitaplarını çok sevdiği için gezdirilir, hatta bir sonraki kazı mevsimi sonu için tekrar davet bile edilir. Mart 1930’da Ur’a ikinci kez geldiğinde, Woolley yardımcısı arkeolog Max Mallowan’ı Agatha’ya rehberlikle görevlendirir. İstanbul’da Agatha kızı Rosalind’in çok hasta olduğunu öğrenir ve Londra’ya dönmek ister. Hazırlıklarını tamamlarken ayak bileğini incitir. Max ona Londra’ya kadar refakat eder. Yolda arkadaşlıkları aşka dönüşür. Agatha, Max’ten 15 yaş büyüktür. Buna rağmen evlenirler.
Balayından sonra Max, Ur’a döner. Woolley’ler, Agatha’nın onlarla kalmasına izin vermeyince başka bir kazı sahasında iş arar. 1931-32 sezonu için Nineveh’de kazılar yapan Reginald Campell Thompson’un yanında çalışmaya başlar. Agatha, onunla beraber Nineveh’e gider ve Max 1958’de emekli olana dek yanında olur. Zamanla buluntuları temizlemeyi, fotoğraflamayı, kataloglamayı, çanak çömlek parçalarını ayıklayıp birleştirmeyi öğrenir. Kendi yüz kremlerini kullanarak yeni bir temizleme metodu geliştirir. Bu hayat Agatha 12 Ocak 1976’da ölene kadar sürer. Aynı yılın 19 Ağustos’unda da Max ölür.
British Museum’da açılan sergide, Asurlulardan, Finikelilerden birçok heykel, panel, kolye yer alıyor. Müzenin avlusuna yerleştirilen Şark Ekspresi’nin lacivert renkli, pirinç aksesuarlı ve numarası 3483 olan vagon görmeye değer. 1929’da Birmingham’da inşa edilen bu vagonla gelmiş İstanbul’a Agatha. 1872’de kurulan Compagnie Internationale des Vagons-Lits yalnız yataklı, restoran ve bagaj vagonları işletiyormuş. Lokomotifler her ülkeye girişte o ülkenin demiryolu işletmeciliğinden kiralanıyormuş. Trenlerde kraliyet aileleri, aristokratlar, devlet ve işadamları, zengin seyyahlar, maceraperestler, artistler, casuslar ve yetenekli hırsızlar seyahat ederlermiş.
Sergide, İstanbul’a gelen turistler için Fransızca yazılmış bir kitapçık dikkat çekiyor. Üzerinde "İstanbul par Fuat Samih" diye yazan kitapçık 1934’te üçüncü kez basılmış ve İstiklal Caddesi, No 469’daki Haşet Kitabevi’nde satılıyormuş.
Yapıtları 42 dile çevrilen bu yazar Ortadoğu’nun zengin tarih ve çok yönlü kültürünü gün ışığına çıkartıp dünyaya tanıtmak yolunda çok çalışmış. Uzun yıllar birçok zorluk ve yokluklara göğüs gererek yapılan bu çalışmaların ancak sevgi ile gerçekleşebileceğine, otobiyografisinde okuduğum şu satırlarla inandım: "Dünyanın o kısmını ne kadar çok sevdim! Hâlâ seviyorum, her zaman da seveceğim".
Yazara e-mail
PAZAR


"Kıbrıs’ın imajını biz sanatçılar değiştirdik"
Zaga’nın komik kemancısı
Pantolon için teşekkürler
İçkisiz, hızlı balık
İtfaiyeci köyü: Binkılıç
Dans ederek ısının
Ünlülerle yolculuk
Üşüyorum öyleyse yokum!
"İçerden" de ısının...
DVD / Selim BOY
Gerçekleri konuşalım
Müzeye komşu lokanta
Vino veritas (Şarap gerçekleri)
Agatha Christie ve arkeoloji
Osmanlı mirasını yok etmek
Carissima Mine,
Halil Şerif Paşa’nın renkli yaşam öyküsü
Kaldırım "kutürü"
SAYFA BAŞI

|
|

|