07 Şubat 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Ressam Komet çoğu kendi koleksiyonuna ait 55’i yerli, 55’i yabancı 110 sanatçının eserlerini "Suç Ortaklığı" adlı sergide topladı
"Komet alacak kadar zengin değilim"

Komet: "Resminizi satıyorsunuz, para alıyorsunuz. Yemek yerken ‘Şu an resmin şurasını yiyorum’ gibi garip bir duyguya kapılıyorsunuz"

     Elif Korap

     Türkiye’nin ünlü ressamlarından Komet, Nişantaşı’nda yeni açılan Derimart Sanat Galerisi’nde "suç ortaklarıyla" birlikte bir sergi açtı. Komet’in suç ortaklarım dediği ressamlar arasında Oktay Rifat, İlhan Berk, Mustafa Irgat, Sami Baydar gibi şairler de var. Komet yıllar boyunca kendi resimlerini verip karşılığında dostlarının resimlerini aldı. Şimdi tüm bu toplanan resimler "Suç Ortaklığı" adlı sergide buluşuyor.
     Sergide 55 yabancı, 55 yerli sanatçının çalışmaları yer alıyor. Komet sergiye, suç kavramına ve kendisine ilişkin sorularımızı yanıtladı, araya bir de bizim için bir 23 Nisan şarkısı sıkıştırdı.
     
     Dostlarınızın size hediye ettiği resimleri mi sergileyeceksiniz?
     Evet. Büyük çoğunluğu benim koleksiyonumdan. Bir kısmını da sergi açmaya karar verince topladık. Üstelik burada şair, karikatürist arkadaşların işleri de var. Behiç Ak, İlhan Berk, Oktay Rifat, Mustafa Irgat, Sami Baydar... İyi şairler ve iyi ressamlar. Ben de şiir yazıyorum.
     
     Oktay Rifat’ın sergi düşüncesinde büyük etkisi oldu galiba...
     Büyük şair Oktay Rifat’la uzun yıllar resim değişelim diye konuşurduk. Bir gün randevulaştık. Gittim, konuştuk. Bir resim götürdüm, o da bana son resmini hediye etti.
     
     Nasıl bir ressam sizce Oktay Rifat?
     İyi. O, Picasso’yu severdi. Onun etkisi yok değil. Resmi de beğendim, zaten ben seçtim. Bu şairler hakikaten iyi ressamlar aynı zamanda.
     
     Serginin adı "Suç Ortaklığı". Sanatçılar suçlu mu?
     Adorno’nun bir sözü vardır: "Her sanat eseri işlenmemiş bir suçtur". Arthur Rimbaud da diyor ki: "Ben suçsuzum". Sırdaşlık, yakınlık anlamında bir suç ortaklığı bu. Hep aynı acıları çekiyoruz. Bunu hissettiğim insanların eserleri var bu sergide. Hayat zaten acı bir şey. Şiir neden yazılıyor, sanat niye yapılıyor? Her şeyini vermen lazım. Var oluşunla yaptığın iş, eşdeğer olmalı. Sanat zaten işlenmemiş bir suç. Öyleyse sanatçılar suçlu diyemeyiz. Sanatçılar suçun ötesine geçer.
     
     Bir de ceza yasasındaki suç tanımı var. Sizin bu tanıma uyabilecek çok ilginç bir anınızı duymuştum. Küçükken bir arkadaşınızın boğazını kesmeye kalkışmışsınız!
     Çok küçüktüm. 7-8 yaşında. Boğazı kesilen kişi ölür dediler. Acaba gerçekten ölür mü diye bakmak istedim. Deniyormuş gibi yaptım. Babam koşa koşa geldi, sapsarı olmuştu. Aslında biz aldatmıştık, böyle yapıyoruz diye.
     
"Ayakkabı karşılığı resimler verdim"
     Resimden para kazanabildiniz mi?
     Ben çok gençken de resimlerim satılıyordu. Ortaokuldayken Halkevi’nde bir sergi açmıştım. İki resim satıldı. Şehir Kulübü bir natürmort almıştı. Bir de kaz dövüşü resmi yapmıştım. Bir ayakkabıya, bir elbiseye, bir şişe şaraba verdiğim resimler olmuştur. Resminizi satıp para alıyorsunuz. Yemek yerken, şu an resmin şurasını yiyorum gibi garip bir duyguya kapılıyorsunuz. Bu çok tuhaf bir dönüşüm.
     
     Yaptığınız işi ilginç buluyorsunuz yani...
     Evet, ilginç bir iş. Aslında bu çok saçma, absürd bir şey. Siz böyle böyle bir şeyler yapıyorsunuz (Eliyle resim çizer gibi işaretler yapıyor), sonra size para veriyorlar. Çok acayip ya!
     
     Şimdi biri gelse, resminizi çok beğense, ayakkabı karşılığı resmi verir miydiniz?
     Vermem çünkü parayla ben uğraşmıyorum artık. Ama atölyeme gelenleri hediyesiz göndermiyorum. Galeri sahipleri ilgileniyor para konusuyla. Ona sorun (Galerinin sahibi Hazer Özil’i işaret ediyor).
     
"Çocukken harikaydım, sonra böyle oldum"
     İlk resminizi kaça satmıştınız?
     Hatırlamıyorum. Zaten sabahtan akşama kadar masa başında çalışmak istemiyordum ama şimdi pişman oldum! Şu an işlerimi benim yerime başkaları yapıyor olacaktı. Çocukken harikaydım, sonra işte böyle oldum.
     
     Nasıl oldunuz?
     İşte, her şeyi yapa yapa böyle bir şey oldum. (Elleriyle işaretler yapıp en sonunda kendisini gösteriyor.) "Küçüktüm, ufacıktım / top oynadım acıktım." Küçükken de böyle düşünüyordum.
     
     Ama bütün sorulara el kol işaretleri yaparak yanıt veriyorsunuz, sözcüklerle anlatmıyorsunuz. Yanıtlarınızı nasıl yazacağım?
     Parantez içinde yaptıklarımı anlatırsınız.
     
     Bir ara "Komet adından sıkıldım, adımı değiştireceğim" diyordunuz. Ne olacak adınız?
     Evet. Şu uçan adam vardı ya: "Süperman". Bizim zamanımızda ona Baytekin deniyordu. Baytekin yapabilirim adımı. Ama kimse anlamaz şimdi.
     
     Nelerin koleksiyonunu yapıyorsunuz?
     Koleksiyoncu sayılmam. Sevdiğim objeleri biriktiririm. Resimler, desenler, objeler...
     
     Kaç tane resminiz var evinizde?
     200’e yakın vardır.
     
     Kendi resimlerinizden...
     Maalesef hiç yok. Komet alacak kadar zengin değilim. İyi bir şey yapıyor, kendinize saklıyorsunuz. Ama birine göstermek gafletinde bulunduğunuzda gidiyor. Yine de eski resimlerimi almak isterim.
     



 PAZAR


Hastaneye gitmeyen tek eski sevgili
Gülünecek durumlar
Harry Potter’ın gizemli yazarı
Yıllar geçse de en gözde sarışın
"İnsanın içindeki iyiyi ortaya çıkardık"
"Komet alacak kadar zengin değilim"
Kariye’ye yakışır bir kitap
Fazıl Say iki özel konser veriyor
Karakuşi hukuk
Pavyon restoran oldu
Sıcak şarap zamanı
DVD / Selim BOY
‘Körfeze Bakan Pencereler’
Parayla saadet olur mu?
Bilanço olumlu
"Abarth" çocuklar
Kaynama Noktası
Sakallar tutuşmasaydı ne olacaktı?
Dolunaylı bir resim


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet