19 Şubat 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Pardon, tanıyamadım!

"Yüz körlüğü" olarak da bilinen prosopagnosia’ya yakalananlar en yakınlarını bile tanıyamıyorlar

     MEFARET AKTAŞ

     Anneniz saç modelini değiştirse onu yine de tanır mıydınız? Peki sokakta ya da markette yakın bir arkadaşınızla karşılaşınca onu hemen tanıyor musunuz? Sabah işe geldiğinizde yan masanızda oturan iş arkadaşınızı tanıyor musunuz? Bazı insanlar tanıyamıyor. Bu insanlar için yalnızca yüzlerine bakarak insanları tanımak çok zor. Çünkü onlar "prosopagnosia" ya da "yüz körlüğü" denilen ve hastanın yüzleri tanımasına engel olan sinirsel bir problemden musdaripler.
     
     Saçı değişince, annesini tanıyamıyor
     Bu körlüğün, hastanın yüzleri görüp görememe yeteneği ile bir ilgisi yok. Çok iyi görme yeteneği olan biri de prosopagnosia olabiliyor. Yunancada "yüz" anlamına gelen "prosop" ve "cehalet / bilgi eksikliği" anlamına gelen "agnosia" kelimelerinin birleşmesiyle ortaya çıkan prosopagnosia’nın geçmişi antik çağa dek uzanıyor. Ama resmi olarak bilinen ilk örnekler 1947’de hastalığı ismini de veren Bodamer’ın rapor ettiği iki vaka. Az rastlanan bir "semptom" olan yüz körlüğü bir darbe ya da beyin hasarı sonucu ortaya çıkabildiği gibi doğuştan da olabiliyor.
     Bir hastada prosopagnosia olup olmadığı nörologların yaptığı "yüz tanıma testleri" ile kontrol ediliyor. Yüz agnozisine yakalananlar insanları "Bu Ahmet çünkü iş yerinde yanımdaki masada oturuyor" ya da "Bu Gorbaçov çünkü kafasında büyük kırmızı bir iz var" gibi yorumlar getirerek tanıyabiliyorlar. Ama uzun saçlı olan anneleri saçlarını toplarsa onu genellikle tanıyamıyorlar.
     
     Jimmy Carter’a nasıl rezil olduk?"
     Bir prosopagnosia hastası, internette hayatının en utanç verici anlatından birini anlatıyor. Bu hikaye, yüz agnozisinden çekenlerin ne kadar zor bir hayat yaşadığıyla ilgili ipuçları verebilir. Hasta, kocasıyla birlikte ABD’nin eski başkanlarından Jimmy Carter’ın bir kilisede yapacağı konuşmayı dinlemeye gidiyor. Ara verildiğinde ikisi de tuvalete gidiyorlar. Döndüklerinde ise kadın yerlerinde bir çiftin oturduğunu görüyor. Kendini bilmez iki turistin yerlerini aldığını sanarak konuşmaya başlıyor. Derdini anlatmaya çalışırken kocası yumuşakca onu geri çekiyor ve kızarmış bir suratla fısıldıyor: "Tatlım kaldırmaya çalıştığın kadın Roosevelt Carter, biz onların yerlerine oturmuşuz."
     Prosopagnosia belirtileri gösteren hastaların en büyük şikayetlerinden biri de televizyon programlarının ve sinema filmlerinin hikayelerini anlamıyor olmaları. Çünkü karakterleri takip edemiyorlar! n
     
     Dr. Bradley C. Duchaine: Harvard Üniversitesi Görüntü Bilimleri Laboratuvarı
"Matematik ve fizikte çok başarılı oluyorlar"
     Şu anda tedavisi olmayan prosopagnosia ile ilgili araştırmalarda önce iki soruyu cevaplamak gerekiyor. Ve bu soruların doğası bu konuda ne kadar az bilgi sahibi olduğumuzu da gösteriyor: "Prosopagnosia’da beynin hangi bilgi iletme mekanizmaları doğru çalışmıyor?" ve "Yüzleri tanımada beynin hangi bölümleri, ne rol oynuyor?". Beyinde fMRI adı verilen bölge diğer nesnelerden çok, yüzlere cevap verir. Ama pek çok diğer bölümün de yüz tanımayla ilgili olduğu biliniyor. Prosopagnosia sonradan edinilebildiği gibi, bazı vakalarda durumun genetik olduğu ya da hayatın çok erken devrelerinde ortaya çıktığı da hemen anlaşılıyor. Nature dergisinde çıkan yeni bir makale gösteriyor ki çocukken katarakt geçiren bazı insanlarda da bu rahatsızlık gelişiyor.
     Bu konuda istatistikler yetersiz. Ama bilinen bir ilginç gerçek var. Bu hastalar özellikle matematik ve fizik bilimlerinde çok başarılı oluyor. Asperger Sendromu’ndan musdarip hastalarda ve otistiklerde de bu yetenekler geliştiğinden, belki de durum bağlantılıdır. Doğuştan ya da hiç yüzleri tanıma yeteneği geliştirmeden prosopagnosia’ya yakalananların daha çok olduğuna inanıyorum. Çünkü böyle daha çok hastam var. Bu hastalar çoğunlukla bu probleme sahip olduklarını bile bilmiyor. Bu yüzden doktora gitmiyor.
     
Türkiye’de henüz rapor edilen vaka yok
     Nöroloji Uzmanı Dr. Emil Goldenberg (Amerikan Hastanesi Servis Şefi)
"Dünyada böyle üç-dört hastaya rastladım"
     Bu bir hastalık değil belirtidir. Çünkü nedeni bir beyin kanaması da olabilir. Prosopagnosia beynin çift taraflı tutulmasından olur. Önemli olan nedendir. Doğuştan olması çok nadirdir. Prosopagnosia umumiyetle "agraphi" denilen yazı yazma zorluğu ve "achromatopsi" denilen renkleri ayırt edememe sorunlarıyla beraber görülür. Türkiye’de prosopagnosi örneklerine rastlamadım. Ama ben dört ülkede çalıştım, meslek hayatımda üç-dört hasta hatırlıyorum böyle. Sonradan prosopagnosi olmuşlardı. Bu bazen geçici de olur. Bu hastalarla nörolojik rehabilitasyon uzmanları ilgileniyor. Nasıl konuşma tedavisi için önce dil hareketleri, sonra anlama ve konuşma egzersizleri yapılıyorsa, prosopagnosi için de aynı şekilde eğitim verilmeye çalışılır. Vakaların büyük bir kısmı başka nedenlere bağlı olduğu için, beyin damarı hastalıklarını daha iyi tedavi etmeye başladığımızda sorunlar daha kolay çözülecektir tabii.
     
     Nöroloji Uzmanı Dr. Haluk Caneroğlu (International Hospital)
"Kendi yüzlerini bile tanıyamayabiliyorlar"
     Hasta kendi yüzünü bile tanıyamayabilir. Yeni yüzleri de öğrenemez. Ama bu bir hastalık değil hastalığın bulgusudur. Yani nasıl sağ kolda oluşan güçsüzlük (felç) beyinde belli bir bölgede oluşan tümör veya kanama gibi hastalıkların bir göstergesiyse prosopagnosia da beyindeki damar tıkanıklığı, tümör veya iltihaplar sonucu gelişen bir bulgudur. İlk olarak 19. yüzyılın sonlarına doğru Jackson ve Charcot tarafından tanımlanan prosopagnosia ile ilgili Türkiye’de rapor edilmiş istatistiki bir bilgi yoktur. Beynin bir bölgesinde oluşan hasar sonucu, en sık kas güçsüzlükleri ve duyu kayıpları görüyorum ki, bu oran yüzde 60-70 ise, prosopagnosia için oran yüzde 0,5-1’dir.
     
     



 PAZAR


‘İşimde cinselliği hiç düşünmedim’
Korsanlar hâlâ korku saçıyor
‘Fare ruhu’ geri döndü
Pardon, tanıyamadım!
Koleksiyondan kitaba İstanbul
Tarihi okul öğrenci arıyor
Zanzibar denizi geçti
Saddam ve Gomorra
Sokakta tiyatro
Türkiye’nin en iddialı beyaz şarabı
‘Arkamda beni süper star yapacak destek yok’
DVD / Selim BOY
Mudanya’nın yeni "istasyon"u
İki baba bir oğul
Prenses olarak doğmak...
"Diğer"i
Yuvanın meleği
Chomsky’nin peşindeki medya ünlü mimarı elinden kaçırdı
"Kıyamet Çiçekleri"
Son randevu


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet