19 Şubat 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Üçüncü albümü "Şeffaf"ı çıkaran Deniz Seki hırs küpü:
‘Arkamda beni süper star yapacak destek yok’

"Kendi kendine ancak benim yaptığım kadarını yapabilirsin. Bu ülkede süper star, mega star olabilmek için ne yazık ki güce ihtiyaç var. O güç de bende yok"

     MEFARET AKTAŞ

Sizin parçalarınız radyolarda çok çalıyor, insanların diline dolanıyor ama star olmanızı sağlayacak bir patlama yapamıyorsunuz. Neden?
     Nedeni çok açık. Ben bu işi gerektirdiği kurallar çerçevesinde yapmıyorum. Kendi kurallarıma göre yaşıyorum. Bundan belki 5-10 sene sonra süper starlık tacı bana yakıştırılabilir. Daha yıllara ihtiyacım var tam anlamıyla ekol bir sanatçı olabilmem için. Büyük sözler de etmek istemiyorum. Sonuçta ben yaptığım işle bir yerlere varacağım ve klasikleşeceğim. Zamana, daha çok şarkı yazmaya ve besteciliğimin tam anlamıyla oturmasına ihtiyacım var.
     
O "gerekli kurallar" nedir?
     Siz de çok iyi biliyorsunuz. Büyükbaş birtakım yönetici kadroları ya da medyaların büyük patronları... Hadi öyle demeyeyim ama ilişkilerle yürüyor bazı şeyler. Dostluk çerçevesinde belki ama biri birinin tanıdığıysa torpille sizi iki günde şarkıcı yapıyorlar. Ben o kıvamda, o seviyede asla değilim zaten. Kendimi magazin programlarıyla ünlü olanlarla aynı seviyede asla tutmuyorum. O tip programlarda "Aman Deniz’in çorabı kaçmış, ayakkabısı ne güzel, saçı böyle müziği de şöyle" denilince, müziğimi otuzuncu plana atıp önce kabuğumla etkilemek hoşuma gitmiyor.
     
Milliyet’in Kültür&Sanat ekinde perşembe günü çıkan "Deniz Seki’den seyirlik albüm" yazısında Naim Dilmener "Dinlemek yerine seyredebileceğiniz bir albüm bu" ve "‘Şeffaf’ neredeyse ikinci albümün aynısı..." diyor. Ne düşünüyorsunuz?
     Asla bir önceki albümle alakası yok. Şarkı yazabilme özentisiyle beste yapmıyorum. Böyle eleştirilere de dimdik, kaya gibi ayaktayım. İsteyen istediğini eleştirsin, umrumda değil. Benim içime sinmesi önemli. Bu benim kariyer albümüm ve çok özel yerlere taşıyacak beni. O yüzden Naim Dilmener, x, y, istediklerini yazsınlar, hiç umurumda değil. Ayrıca çok dikkatli dinlediğine inanmıyorum. "Başlıyor ve kafanızda bir şey bırakmıyor" diyor. Duygu dağarcığı biraz az galiba Naim Bey’in. Ben bu albümü sonuna dek, bu kadar duygulanmadan dinleyen bir gazetecinin hakikaten duygusal anlamda hayatında birtakım boşluklar olduğunu düşünüyorum. Ben onu biraz daha duygusallığa ve daha derin dinlemeye davet ediyorum.
     
     "Anlattım" albümü 450-500 bin sattı
İlk albümünüzün adı "Hiç Kimse Değilimödi. Neden öyle koydunuz?
     Ben koymadım. O benim istediğim şekilde yapılan bir albüm değildi. Zaten "Hiç Kimse Değilim" şarkısı da, ismi de Yıldız Tilbe’ye ait. Ama bu, benim sanat hayatımda yapmak istediğim şeye çok yakın bir isim. Evet ben hiç kimse değilim, benim çünkü. Sonraki albümün adı da "Anlattımödı, çünkü ilk albümde kimseye bir şey anlatamamıştım! "Şeffaf" ise "Anlattım"ın devamı ama şarkılar çok farklı. Daha gerçekçi, daha olgun bir albüm. Bu albümde klasikleşecek şarkılar var. Naim Bey’e buradan sevgilerimi ileterek söylüyorum. Türkiye’nin şartlarıyla elimden gelen buydu. Benim arkamda ne sponsorum, ne beni push eden (iten) biri var. Ben sadece Deniz Seki olduğum için, demin sorduğun, o starlık mertebelerine ulaşamamış bir sanatçıyım.
     
Albümleriniz çok sattı mı?
     "Anlattım" çok sattı. 450-500 bin tirajı var. Ben bu albüme "gizli kahraman" diyorum.
     
Bu çok yüksek bir rakam. O zaman siz albümlerinizden para kazanabiliyorsunuz...
     Hayır kazanamadım işte. Bunlar derin mevzular, girmeyelim şimdi. Sözleşmemdeki bazı maddeler gereği kazanamadım. Ama artık albümlerinden de para kazanmak istiyorum. Bu işi para kazanmak için yapmıyorum ama hakkımı da kimseye yedirmem. Bu albümde benim inanılmaz emeğim var. Ama süper star, mega star olabilmek için ne yazık ki güce ihtiyaç var. O güç de bende yok.
     
Nasıl? Başkalarının yardımı olmadan star olamaz mısınız?
     Kendi kendine ancak bu kadarını yapabilirsin. Sponsorsuz ne klip çekebiliyorsun ne konser yapabiliyorsun. Bu ülkede mega, süper star olmuş insanların başarılarının arkasında çok büyük sponsorlar vardır. Bunun altını çizmek gerek. Hiç kimse tek başına fazla bir şey yapamaz. Ancak güzel bir albüm yapar. Benim güce ihtiyacım var, push edilmeye ihtiyacım var. Artık öyle bir dönemdeyim. Belki o zaman daha çabuk bir şeyler olabilir. Yoksa belki 10 yılda ama yine aynı yolu alırım.
     
Çok hırslı bir haliniz var. Sizin uyuşturucu kullandığınızla ilgili haberler çıktığında da...
     O konuya girmeyelim.
     
Hayır başka bir şey soracağım. O zaman da
     "O kadar büyük bir star olacağım ki insanlar bana laf söylemeden önce iki kere düşünecekler" demiştiniz. Çok iddialı bir laf.
     Çok iddialı bir laf ama evet, müzikte çok önemli ve özel bir noktaya geleceğim. Ama yıllara ihtiyacım var. Eleştirilere de açığım. Ama lütfen biraz daha dikkatli, daha derinlemesine beni inceleyip de yapsınlar. Evet bana hak etmediğim şekilde davranan herkes belli bir dönem sonra, iki kere düşünüp bana bir şey söylemek zorunda kalacak.
     
     "Geç anlaşılacak bir sanatçı olma yolundayım"
Seksi olarak anılmak neden sizi her zaman rahatsız ediyor?
     Seksilik erotizm anlamındaysa rahatsız oluyorum.
     
Erotizmin nesi kötü? Mesela Ajda Pekkan da hep seksiydi ama aynı zamanda başarılıydı da...
     Belki o da rahatsız olmuştur. Yıllarla birlikte artık alışıyorsunuz. Sözler sizi çok acıtmamaya başlıyor. Güzellik anlamındaysa rahatsız olmam zaten. Ama 900’lü hatlarda çıkan kadınlara da seksi deniyor, bana da. Ne farkımız oluyor o zaman? Haksız mıyım?
     
Erotizm deyince 900’lü hatları mı anlıyorsunuz?
     Ne anlamda erotiklik? Ben fiziğimden dolayı güzel ve seksi bir kadın olarak algılanıyorsam, hoşuma gider. Çünkü 10 yıl sonra bu sözcükleri arıyor olabilirim. Ama beni "seksi şarkıcı Deniz Seki" diye anons edince rahatsız oluyorum.
     
Örnek aldığınız birileri var mı?
     Benim hayranım olan, beni yanağımdan öpmek için gelen hayranlarımın duyduğu o titremeyi ben de Gloria Estefan’ı görsem hissederim. Sting ve George Michael’ın da hayranıyım. Popülaritelerine rağmen mazbut bir aile hayatı sürmeleri çok hoşuma gidiyor. Bu ülkede de çok özel sanatçılar var. Ama belki onlar da özel olduklarını yıllar sonra ifade edebilmişler. Genelde özel olan insanlar biraz geç anlaşılır. Ben bu ülke için biraz geç anlaşılan bir sanatçı oldum ya da o yoldayım. Ama geç anlaşılan şeyler kolay unutulmaz.
     
"Sting’e beste vermek isterdim"
Tüm bu iddianızın arkasında en büyük hedefiniz nedir?
     İlk hedefim "Şeffaf"ın beğenilmesi. Uzun vadede bütün Türkiye’de, Doğu’da da pop müziği kültürünü yaymak istiyorum. "Bakın böyle de bir müzik türü var, biz de bunu yapıyoruz" demek istiyorum kendimce. Asıl uzun vadede en büyük hedefim bu ülkeden sonra dünyaya açılma. Ama yorumcu olarak değil, besteci olacak bir şey. Demin adını saydığım Sting gibi sanatçıların benim bestelerimi söylemesi de hayallerimden biri.
     
Çok büyük bir hayal...
     Olsun, ben bugüne kadar hayal ettiğim her şeyi yaşadım. Ben param yokken sarayım olsun hayali kurmadım. Kendime inandım, ona göre hayal kurdum. Bu da çok uçuk kaçık bir hayal değil. Bunu yapan insanlar var. Ama benim istediğim biraz daha yukarılarda bir hayal. Bir de müzik okulu açmak istiyorum. Bunun için daha çok çalışmalıyım, paraya ihtiyacım var. Torpilin işlemediği, öğrencilerin tamamen yetenekleriyle kabul edileceği bir müzik okulu açmak istiyorum.
     



 PAZAR


‘İşimde cinselliği hiç düşünmedim’
Korsanlar hâlâ korku saçıyor
‘Fare ruhu’ geri döndü
Pardon, tanıyamadım!
Koleksiyondan kitaba İstanbul
Tarihi okul öğrenci arıyor
Zanzibar denizi geçti
Saddam ve Gomorra
Sokakta tiyatro
Türkiye’nin en iddialı beyaz şarabı
‘Arkamda beni süper star yapacak destek yok’
DVD / Selim BOY
Mudanya’nın yeni "istasyon"u
İki baba bir oğul
Prenses olarak doğmak...
"Diğer"i
Yuvanın meleği
Chomsky’nin peşindeki medya ünlü mimarı elinden kaçırdı
"Kıyamet Çiçekleri"
Son randevu


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet