25 Şubat 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Sertab Erener’e benzetilen Burcu Güneş "Ben kendi kategorimde tekim. Alternatifim yok" diyor
‘Madonna beni dinliyor’

"Madonna şu sıralar içinde benim şarkılarımın da olduğu bir albüm dinliyormuş. Ne diyecekler şimdi? Madonna beni mi taklit edecek?"

     TUBA AKYOL

     Albümünüz haziranda çıktı ama hâlâ her yeni çekilen kliple dikkatleri üzerinize çekiyorsunuz. Bunu umuyor muydunuz?
     "Tılsım" ilk çıktığında ben bu albümün çok uzun soluklu olacağını söylemiştim. Çünkü çok uzun zamanda hazırlandı, çok büyük emek harcandı. "Tılsım ileride benim geri dönüp baktığımda da gurur duyacağım bir albüm olacak" demiştim. Galiba öyle de oluyor. Her yeni kliple yeniden bir ilgi uyanıyor. Satış rakamları da çok iyi. Demek ki her şey zamanla hak ettiği yere geliyor.
     
     Şarkılarınız yavaş yavaş beğeniliyor. Sizce neden ilk çıktıklarında büyük bir patlama yaratmıyorlar?
     Patlama ile neyi kast ediyorsunuz?
     
     Göksel’in "Depresyondayım" şarkısı gibi mesela. Bir süre her yerde o çaldı ya...
     Benim şarkılarım da aslında "Depresyondayım" kadar çaldı her yerde. Benim tek bir şarkım değil yani, şarkılarım çaldı. "Çile Bülbülüm Çile", "Selvi Boylum"... Patlama buysa, patladı şarkılarım. Ama şarkının patlaması albümün başarısı demek değil. Göksel’in albümü ne kadar sattı, bu önemli. Tılsım’ın şu anda piyasada olan pek çok albümden daha fazla sattığını biliyorum. Korsanlarla beraber 1 milyona yakın sattı. Maçlarda "Selvi Boylum"u da söylüyorlarmış. Bu da şarkının tuttuğunun bir göstergesi.
     
     Jennifer Lopez’e, Shakira’ya benzetilmekten memnun musunuz?
     Kimseye benzetilmekten memnun değilim. Dansımı Shakira’ya benzettiler. Shakira zaten bizim göbek dansımızla çıktı, orada bunu bilmedikleri için değişik bulundu ve patladı. Önce Petek Dinçöz yurtdışına açılsaydı, o patlayacaktı. Yurtdışını elbette takip ediyoruz. Esinleniyor da olabiliriz. Önemli olan ileri götürmek. Yurt dışındaki sanatçılar da bizim kültürümüzü, bizim müziklerimizi takip ediyor. Geçenlerde bir yerde okudum, Madonna, Tarkan’ın ve benim şarkılarımın olduğu bir kayıt dinliyormuş. Ne diyecekler şimdi? Madonna bizi mi taklit edecek yani?
     
     Siz neden hep Sertab Erener ile kıyaslama gereği duyuyor basın?
     Bunu onlara sormak gerek. İlk çıktığımda normaldi belki ama artık can sıkıcı olmaya başladı. Sertab’la kıyaslamalarının sebebi sanırım benim kadar doğru şarkı söyleyebilen, benimle kıyaslayabilecek düzeyde bir Sertab var bu piyasada, o yüzden. Magazinel bir yönüm olmadığı, kimseye karşı kötü bir yaklaşımım olmadığı için beni Sertab’la kıyaslayarak polemik yaratmaya çalışıyorlar.
     
     Sizi hiç magazin programlarında görmüyoruz. Bu bilinçli bir tercih mi?
     Hem öyle, hem değil. Oralara, o programa uygun yaşam tarzı olan insanlar çıkıyor. Benim öyle bir hayatım yok. Soru sorduklarında cevap veriyorum. Ama sürekli o programlarda olacak kadar ortalıkta değilim. Benim bir tek erkekle bile yan yana, el ele çekilmiş fotoğrafım yok medyada.
     
     Neden yok? Yani 25 yaşındasınız, bir sevgiliniz olması gayet normal.
     Tabii ki sevgilim oluyor. Belli bir aşamaya kadar... Ama "İşte bu benim sevgilim" diye ortaya çıkarabileceğim kadar uzun sürmüyor. nBu piyasadan biriyle birlikte olmayı düşünür müsünüz?
     Olmaz diyemem ama olacağını sanmam. Bu piyasanın içinde çok fazla insan bana yaklaşmaya, benimle birlikte olmaya, beni çözmeye çalıştı. Ben gizemli görünüyorum dışarıdan. Özellikle bu piyasada merak uyandırıyorum. İnsanlar beni çözmek istiyor, merak ediyorlar. Ama bugüne kadar hiç bu piyasadan biriyle birlikte olmadım.
     
     Kendinizi müzik piyasasında nerede görüyorsunuz?
     Ben kendi kategorimde tek olduğumu düşünüyorum. İzmir’den şarkıcı olarak İstanbul’a geldim. Vokalistliğini yaptığım ünlü bir şarkıcı yoktu. Bir kraliçe, Sezen Aksu mesela benim kolumdan tutup "Bakın bu benim vokalistim. Ona albüm hazırladık. Alın, dinleyin" demedi. Ünlü erkeklerle ilişkim olmadı. Her şeyi kendi başıma, çabalayarak yaptım. Alternatifim yok.
     
"Annem ve ben çok özeliz, bulunmaz Hint kumaşıyız"
     Burcu Güneş’in hayat hikayesi acıklı Türk filmlerine benziyor. Burcu 7 yaşındayken annesi ile babası ayrılıyor. Velayeti babasına verilen Burcu, 12 yaşına kadar annesiyle seyrek de olsa görüşüyor ancak daha sonra babası 6 yıl boyunca annesi ile görüşmesini engelliyor. "Bu süre içinde sadece üç kez annemle telefonda konuşabildim" diyor Güneş. Bu arada o da evleniyor, boşanıyor ve 18 yaşındayken annesine "Beraber yaşayalım" diyor. Burcu Güneş ve annesi hâlâ beraber oturuyor.
     
     Zor değil mi bir yaştan sonra anne ile birlikte oturmak?
     Annemin bana endeksli yaşaması bunu kolaylaştırıyor. Tabii onun için zorlaştırıyordur belki biraz ama benim için kolaylaştırıyor. Ama ben de bazen onun salt benim için yaşamasından rahatsızlık duyuyorum. "Sen de kendi hayatını yaşa, çık biraz, gez" diyorum.
     
     Annenizle altı yıl boyunca sadece üç kez telefonla görüşebilmişsiniz. Sonra nasıl bir araya geldiniz?
     Ben İstanbul’a gelirken ona "Benimle gel" dedim. Demek ki o da artık benden ayrı kalmak istemiyordu ki işini, çevresini bırakıp İstanbul’a geldi. Başlangıçta biraz zor oldu onun için. Ama şimdi alıştı. Her zaman yanımda, her zaman arkamda, her zaman en büyük destekçim o. Arkadaşım, annem, her şeyim. Her konuda mutlaka fikrini alırım. Bir programıa çıkacaksam o benim için birkaç kıyafet belirler, ben son anda hangisiyle kendimi daha rahat hissediyorsam onu giyerim.
     
"Annemin söyledikleri her zaman çıkar"
     Ana-kız erkek, aşk mevzularında anlaşabiliyor musunuz?
     Evimiz Rahibe Teresa’nın evi gibi. Annemin neredeyse sekiz yıldır erkek arkadaşı yok. Ben de çok seçiciyim. Bazen ona takılıyorum, "Dışarı çık hatta beraber gezelim" diyorum. Gülüyoruz.
     
     Bir şeyler kaçıyor dışarıda diye düşünmüyor musunuz kimi zaman?
     Biz hakikaten özel kadınlarız. Bulunmaz Hint kumaşı diye bir şey varsa biz oyuz. Annem de öyle, ben de... Bizim gibi çok az kadın var. Bu yüzden çok seçiciyiz. Az insanı yanımıza yaklaştırıyoruz. Birbirimize çok düşkünüz. Yıllarca görüşemediğimiz için, birbirimizi zor bulduğumuz için çabuk kaybetmek istemiyoruz. Ben biraz fazla çıksam geceleri, annem hemen "Yine nereye?" der. Kıskanırız birbirimizi, fazla paylaşmak istemeyiz.
     
     Annenizin erkek arkadaşlarınızla ilgili söylediklerini dinler misiniz?
     Annemin söyledikleri hep çıkar. Birini tanıştırırım, "Ben bunun gözlerini beğenmedim, sana sen olduğun için değil menfaat için yaklaşıyor" der. Mutlaka öyle de çıkar sonunda. Ama tabii insan annesinin sözünü dinlemiyor böyle durumlarda. Kendi tecrübe etmek, yaşayarak öğrenmek istiyor.
     
     Babanızı affedebildiniz mi?
     Görüşüyoruz. O da babam bir şekilde. Onların arasında birtakım şeyler yaşanmış, babamınki belki biraz da bunun sonucunda bir tepkiydi. Birbirlerini çok sevmişler. Sevgi her zaman nefreti de barındırıyor içinde. Şimdi görüşmüyorlar. Babam evlendi zaten sonra. Ben inanıyorum ki onların içinde, çok derinde de olsa büyük bir sevgi var hâlâ birbirlerine karşı.
     



 CUMARTESİ


Atölyenin bir odasını çocuklara ayırdılar
İki kere seksi
‘Madonna beni dinliyor’
Cool’un yeniden doğuşu
Çal Anahtarı
Haftanın Buluşma Noktaları
Ne var, ne yok?
Kopya kedi aslının yerini tutar mı?
Aranıyor
Ağlamama izin vermeyin!
"Yok anam, o kadar da entel değiliz"


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet