02 Mart 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Peki sonra ne oldu Ali Kemal'e?..

     Mesleğimizin duayenlerinden Hasan Pulur ağabey, önceki gün "Ali Kemal ya da Artin Kemal" başlıklı yazısında "Mesleğimizin lekelilerinden Ali Kemal'in de, Kuva - yı Milliye'yi 'serseri sürüsü' saydığını" hatırlattı.
     Onun yerine ne istemişti Ali Kemal?
     "Avrupa ile işbirliği."
     
Yazının sonunda, başyazar Ali Kemal'in zaferden sonra teslim bayrağını çektiği ve gazeteden kovulduğu belirtiliyordu.
     
     * * *
     
     Ancak öykü burada bitmiyor.
     Ustamızın, sanırım sütununda yer kalmadığı için yazmadığı bir "ayrıntı" daha var. Onu da - izin verirse - ben yazmak istiyorum:
     Zaferden sonra Ankara hükümeti, İstanbul polisinden Ali Kemal'in tutuklanıp yargılanmak üzere Ankara'ya gönderilmesini istedi.
     4 polis, 6 Kasım 1922 günü onu Beyoğlu'nda tıraş olduğu berberde kıstırdılar, kaçmaya çalışırken yakalayıp İzmit'e götürdüler.
     Sonra neler olduğunu, emekli Kurmay Albay Rahmi Apak'ın anılarından ("Yetmişlik Bir Subayın Hatıraları", TTK, 1988) öğrendik.
     O dönem Haberalma Şubesi Başkanı olan Rahmi Bey, ifadesini aldırdıktan sonra Ali Kemal'i Nurettin Paşa'nın odasına çıkarıyor.
     Paşa, "Artin Kemal dedikleri sen misin" diye soruyor.
     "Hayır, ben Ali Kemal'im" yanıtını alıyor.
     "Onu mahkemede anlatırsın. Çık dışarı" diye kovuyor.
     
     * * *
     
     İşte buradan itibaren işin rengi değişiyor.
     Nurettin Paşa, Rahmi Bey'i çağırıp "Sokaktan birkaç yüz kişi topla. Kapıdan çıkarken Ali Kemal'i linç etsinler" diyor.
     Rahmi Bey, Ali Kemal'in ölümü hak ettiğine inanmakla birlikte böyle yasa dışı bir yola gidilmesini içine sindiremiyor. Emri yardımcısına yönlendiriyor.
     Az sonra Ali Kemal'i kapıdan çıkarıyorlar.
     Dışarıda eli taşlı, bıçaklı bir kalabalık bekliyor.
     "Ahali bir kara bulut gibi çullanıyor" Ali Kemal'in üzerine... Yumruklar, taşlar... derken arkadan beline saplanan bir bıçak...
     Acıyla yere yıkılıyor Ali Kemal... Ahali taş ve tekmelerle "hainin başını eziyor".
     
Doymuyorlar.
     Ali Kemal'i parmağındaki yüzüğe kadar soyup ayaklarına ip bağlayarak sürüklüyorlar.
     Sonra da cesedini, Lozan Konferansı'na giderken trenle İzmit'ten geçecek olan İsmet Paşa görsün diye istasyonda bir sehpaya asıyorlar.
     
     * * *
     
     Ali Kemal yanılmış mıydı?
     Evet.
     "Ömrüm" adıyla yayımlanan anılarında bunu kendisi de teslim eder. (İSİS, 1985, s.188)
     Peki böylesi bir finali hak etmiş miydi?
     Herhalde her insaf sahibi kabul edecektir ki; "hayır"...
     
İnsanlar (gazeteciler de) "muhalif olmak"la "hain" sayılmak arasındaki o keskin çizgide yürüyebilir, farklı düşünebilir, yanılabilirler.
     Ama bugün de bazı meslektaşlarımıza reva görüldüğü şekliyle "Avrupa ile işbirliği" istediler diye soğuk savaştan kalma bir cadı avında linç edilmek istenirlerse, buna başta mesleğin duayenlerinin karşı çıkması gerekmez mi?
     Öykünün sonunu bağlamayı Falih Rıfkı'ya bırakayım ("Çankaya", 1984, s.342):
     "Lozan'a gitmekte olan İsmet Paşa, meşalelerle aydınlanan korkunç sehpayı uzaktan görünce yüzünü asmış, başını eğmiş ve hiç bakmayarak binaya girmiş. Orada Nurettin Paşa'ya söylemediğini bırakmamış. Mustafa Kemal de bu vakadan tiksinerek bahsederdi."
     
     candundar@superonline.com
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Haçlı Avrupa

Melih AŞIK
Memet nöbete

Fikret BİLA
Diğer idam cezaları

İpek CEM
Kadınlar ne ister?

Hasan CEMAL
Ağzımızla kuş tutsak edebiyatı yerine...

Güneri CIVAOĞLU
3 "S"... 3 "Ç".

Can DÜNDAR
Peki sonra ne oldu Ali Kemal'e?..

Abbas GÜÇLÜ
Zirvedekilerden gelecek için öneriler

Sami KOHEN
Her yerde Amerika!

Mehmet Y. YILMAZ
Kimse kusura bakmasın, kendimi eleştiriyorum

Meliha OKUR
Borsa kültürü

Hasan PULUR
"Komünist!" serbest, parti yasak...

Derya SAZAK
Demirel ve Çiller'in seçim takvimi

Meral TAMER
IMF rüzgarı sürerken, AB trenine binmek

Metin TOKER
Papaza kızıp oruç bozmak

Güngör URAS
Resneli Niyazi, Cemgil, Gezmiş ve Küçük

M. Ali BİRAND
Kuş çocuk ve cehalet cephesi

© 2002 Milliyet