21 Mart 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Son karedeki hüzün

"Son Kare", bugün çekilmişçesine net ve anlaşılır olmasalar bile 30 ayrı yüzün, bir o kadar da duygu ve düşüncenin yansıdığı bir fotoğraf sergisi.

     SEMA ULUDAĞ

     İnsan, hayatındaki en büyük acıyı sevdiği, değer verdiği birini yitirince yaşar. "Sizin hiç babanız öldü mü? / Benim bir kere öldü kör oldum" diyerek o acıyı tarif eden Cemal Süreya, yitirilenle birlikte yaşamımızda nelerin eksildiğini anlatır. Yaşadığı süre boyunca üzerine titrediğimiz insan için yapabilecek tek bir şey kalmıştır artık; üzerinde onun adı yazan ve mümkünse bir de fotoğrafının iliştirildiği bir mezar taşı...
     Bakanın içini hüzünle dolduran mezar taşları, sanatçılar için kimi zaman ilham kaynağı oluyor. Fotoğraf sanatçısı Kaan Çaydamlı’nın, Kargart Sanat Galerisi’nde açtığı "Son Kare" adını taşıyan sergisi mezar taşlarını konu alıyor. Çaydamlı’nın mezarlıkları dolaşarak çektiği fotoğraflardan oluşan bu sergi, yaşamla ölüm veya yaşayan ile ölü olan arasındaki tezata inat oluşturulmuş adeta.
     Fotoğrafların çoğu taşlara işlenmiş insan yüzlerini gösteriyor. Ama anlaşılan o ki, toprak altında yatan sahipleri gibi mezar taşları da zamana yenik düşmüş. Kimi çizilmiş kiminin üzerindeki yazılar artık okunamaz hale gelmiş. Mezarlığın kasvetli havasını, unutulmuşluğu ama en çok vefasızlığı yansıtan bu taşlar, Kaan Çaydamlı’nın sanatındaki incelikleri kullanmasıyla birlikte farklı bir anlam kazanmış. Mezar taşındaki fotoğrafların fotoğrafını çekerken sahiplerinin bu dünyadan göçüp gitmesini bir kenara bırakan sanatçı, önce kullandığı açı ve ışıkla, sonra da karanlık odasında yürüttüğü işlemlerle tabir yerindeyse onları tekrar canlandırmış.
     Sergide yer alan fotoğraflardan oluşan "Son Kare" adlı kitap ise, mezar taşlarına ya da mezarlıklara ilgi duyan tek ismin Kaan Çaydamlı olmadığını ortaya çıkarıyor. Kitabı oluşturan metinlerde Enis Batur’un imzası bulunuyor. "Son Kare"nin ilk sayfalarında, "Yaşamımın hafifsenemeyecek bir bölümü insanların yüzlerine bakarak geçti... Bir çift gözün yüze, yüzlere, onların arkasını okuyasıya bakmaya yönelmesi, sapkınlıkların en tehlikelisi," diyen Enis Batur, Çaydamlı’nın fotoğraflarında neyin ilgisini çektiğini açıklıyor. Böylesi bir bakış açısıyla kaleme alınan metinlerde insan yüzlerini, mezarlıkları, ölüm sonrasını, fotoğraftaki yüzleri, hayata yeniden katılan ölümü ve dokunulmuş olana yeniden dokunmayı (re-touche) bulmak şaşırtmıyor okuyanı. "Son Kare"ye gelindiğinde, gerçekte kimsenin bir yüzü olmadığını vurgulayan Enis Batur, bir yüzü anlamlandırmanın tek yolunun onu tekrar tekrar denemekten geçtiğinin altını çiziyor.
      Yaşamla ölümü, yaşayan ile ölüyü bir araya getiren sergide hiç tanınmayan ve tanıma şansının da olmadığı yüzlerle karşı karşıya kalmak her ziyaretçide farklı duygulara neden olacak. Ama sergi salonunu terk eden sanatseverlerin yüzünde, "Son Kare"den kaçışın mümkün olmadığını bilmenin verdiği hüzün bir süre asılı duracak.
     
     Kargart Sanat Galerisi
     (0 216) 346 55 46
     Bitiş tarihi: 30 Mart 2002
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Baleden pornografiye...
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Üçlü buluşma
Ölüm döşeğinde
İtici gruptan çekici albüm
Romancı enflasyonu var mı?
Edebi seks işçisi
Kendimi sahnede çıplak hissedeceğim!
Hip - hop’tan Muhammed Ali’ye
Üçüncü raundda nakavt
Çoğalan estetiğin çekim gücü
Müziğin Ardındaki giderek büyüyor
Depresyon çağı bitti psikozdayız!
Sorumluluklarımız ve tiyatro
Kadınların mavi gökleri
Bir zamanlar kraliçeydi
Tuhaf dünyaların sakin yaratıcısı
Serge’in sinema şarkıları
Sürprizsiz gerilim
Şaman heykeltraşın yolu
Kültürün istenmeyen adamı
Son karedeki hüzün
San Remo 2002’den aşk mesajları
10 yıldır sularda
Mücevherlerin tacı pırlanta
Alternatif oyuncu eğitimi
Yeni bir tanışıklık
Bir ustanın anısına
Katil kim?
İyi çekilmiş ama...
Haftanın albümleri
Yarışma Kültürü
Kaldırımlar, sahne ve küreselleşme
Hayat atölyesi
Portakal Ailesi ve "Yeni Sayfa"
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet