11 Ağustos 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Gençler neden bu kadar mutsuz?

     Son Karadeniz gezisinde bir kez daha gördük ki sadece büyük kentlerdeki gençler mutsuz değil. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin aynı manzara ile karşılaşıyorsunuz. Öylesine karmaşık bir eğitim sistemi yaratmışız ki yüzde 5’den fazlasının mutlu olması olanaksız...
     Neredeyse eğitimin her kademesinde sınav var. Kazanan çok az, kaybeden alabildiğine çok.
     Çok yanlış bir bakış açısı olmasına rağmen sınavı kazananlar başarılı, kazanamayanlar ise işe yaramaz damgası yiyiyor.
     Oysa kontenjanlar ortada. Sınava katılanların tamamı, soruların tümünü çözse de yüzde 95’i yine istediği yere giremeyecek ve toplum gözünde başarısız damgası yemeye devam edecek...
     Bu yüzden eğer gençlerimizi daha 15 / 18 yaşında küskünler ordusuna katmak istemiyorsak, eğitim sisteminde köklü değişikler yapmak gerekiyor.
     Ortada öylesine yanlış bir sistem var ki, birisinin hiç istemeyerek okuduğu bir fakülte aslında bir başkasının hayalini kurduğu bir yer. Ama sistemin yanlışlığı yüzünden iki genç de mutlu olabilecekken her ikisini de mutsuz ediyoruz...
     
     Şimdi tam zamanı
     Gençlere yönelik politikalar üretmenin şimdi tam zamanı. Bir siyasi parti ortaya çıkıp gençlere yönelik inandırıcı projeler ortaya koysa hiç tartışmasız birinci parti olur. Hem gençleri yakalar hem de anne babalarını. Ama nedense şu ana kadar bu yönde bir gelişme yok.
     Hemen her parti gençlerin oyuna aday ama lafın ötesinde ortaya koydukları bir şey göremiyoruz.
     İşin enteresan yanı; gençler ve hayatta en önemli varlığımız çocuklarımız diyen anne babaların da bu konudaki suskunluğunun devam ediyor olması. Hemen her şeye kızıyorlar, dünyayı, ülkeyi kurtarmaya yönelik konulara kafa yoruyorlar ama kendileri ya da çocukları konusunda ne bir şey düşünüyorlar ne de bir istekte bulunuyorlar.
     Durum böyle olunca da politikalar onlara yönelik projeler üretme yerine her zaman olduğu gibi onları avutmaya devam ediyorlar...
     
     Ne istiyorlar?
     Gençler ve anne babaları ne istiyor? İşte siyasilere ipuçları. Proje üretsinler oyları kapsınlar...
•  Daha iyi eğitim. Yeni kaynaklar yaratılarak tüm okullardaki eğitim standardının yükselmesi işten bile değil.
•  Herkesin ilgi ve yeteneğine göre eğitim görebilmesi. Bu konuda da Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Dünyada çok iyi örnekleri var.
•  Burs ve yurt olanaklarının artırılması. Sadece bir batık banka için harcanan paralarla bu sorun hepten çözülebilirdi...
•  İşsizliğin azaltılması. Yükseköğretimde istahdama yönelik ciddi bir reformla bir yandan mevcut birikimler eritilebilinir, öte yandan da daha mezun olmadan havada kapılan gençler yetiştirilebilinir.
•  Lafla değil gerçek anlamda değer verilsin. Gençlerin en önemli şikâyet konularından birisi de kendilerinin adam yerine konulmaması. 18 yaşında oy kullanıyorlar ama 35’inden önce milletvekili seçilemiyor, derneklere üye olamıyor, yönetim kademelerine giremiyorlar. Oysa onların dinamizmi bu ülkenin en önemli gücü. Ama hâlâ kimse farkında değil. Ufacık bir kıvılcım onların yüzünü güldürebilir...
     Özetin özeti: Son 50 yıldır gençleri kazanmak için neredeyse hiçbir adım atılmadı. Sonra da onlar niye mutsuz, niye ülkesini sevmiyor, niye kaçmak istiyorlar diye kızıp duruyoruz. Yanlış onlarda mı, yoksa biz büyüklerde mi?..
     
     aguclu@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Pire berber iken, deve tellal iken...

Melih AŞIK
Erkeklere ders

Fikret BİLA
Derviş ve solda birlik

Güneri CIVAOĞLU
Orkestra

Can DÜNDAR
Menderes’in son sözleriyle veda etti

Abbas GÜÇLÜ
Gençler neden bu kadar mutsuz?

Mehmet Y. YILMAZ
İster döv, ister aldat, yeter ki boşanma!

Hasan PULUR
"Temel’leröle helalleştik...

Derya SAZAK
4 Kasım sabahı

Meral TAMER
Mehmetçik sağ olsun

Ece TEMELKURAN
Narin nefesli adamlar ve saydam sevgilileri

Osman ULAGAY
Derviş’in istifası sonrasında umut ve kâbus senaryoları

Güngör URAS
Erzincan güzel ama...

Serpil YILMAZ
Kemal Derviş AKP’ye ekonomiyi anlatacaktı

© 2002 Milliyet