14 Ağustos 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Bakıyorum! Görüyor muyum?

Ken Baynes’den "Toplumda Sanat" ve Richard Leppert imzalı "Sanatta Anlamın Görüntüsü", sanat manzaramıza netlik ayarı yapıyor.

     Altmışlardan beri çağdaş sanat teorisyenleri kişinin politik olduğunu savunuyor. Daha muhafazakâr teorisyenler ise bu savın manasızlığı üzerinde diretiyor. Hiçbir varoluş biçiminin ya da herhangi bir sunumun politikadan soyutlanarak değerlendirilemeyeceği tezi, Lichtenstein ya da Warhol gibi pop artçılara, performansçılara ve sanatsal yeterlilikleri tutucu çevrelerce şaibeli bulunan sanatçılara farklı bir gözle bakmayı gerektireceği için, kuşkuyla karşılanıyor olabilir. Aslına bakarsanız hangi devirde yapılmış olursa olsun, herhangi bir sanat eseri ya da yaşam biçimini toplumsal, politik hatta ekonomik anlamlardan soyutlayarak ‘görmek’ mümkün olmamalıydı zaten. Yani keşke insan dehası bu beyanatı daha önce hazırlayıp fırına sürseydi! İyi olurdu, kalkınırdık.
     Christopher Nolan’ın şok edici senaryosuyla hatırladığımız filmi "Memento"da şöyle bir söz vardı: "Anılar mı dedin? Hepsi birer yorum." İnkâr mı edeceğiz? Her türlü görme ve yaşama deneyimi esas itibariyle perspektifle ilgilidir. Kendimizden doğru bakar ve algılarız. Boyumuzdan büyük laf etmek gibi olmasın ama postmodernizmin etkisindeki teorisyenlerin mutlakiyetleri reddedişinin temelinde de bu var zaten. Bizimki gibi birey olmanın imkânsızlaştırıldığı bir cemaaat toplumunda mutlakiyet karşıtlığı yıpratıcı olabiliyor. Eski köye yeni adet getirme lafı nereden çıktı sanıyorsunuz?
     Elimizde sanat okuma biçimleriyle ilgili iki kitap var. İlki, 90’lı yıllarda Minnesota Üniversitesi Kültürel Araştırmalar ve Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü başkanı Richard Leppert tarafından kaleme alınan "Sanatta Anlamın Görüntüsü". Lepperd, Amerika’da çağdaş sanat teorisi alanında son derece sözü geçen ve akademik araştırmaları yayımlanan bir isim. Özel ilgi alanı müzik. Zaten son olarak da Theodor W. Adorno ile birlikte müzik üzerine makalelerin yer aldığı bir derlemeyi yayına hazırlamışlar.
     Lepperd, "Sanatta Anlamın Görüntüsü" adlı kitabında yukarıda sözünü ettiğimize benzer bir tez savunuyor. Rönesans sonrasından 1960’lara kadar olan bir dönemden seçtiği tablolara örnek bakış açıları getiriyor. Böylelikle ne yapılışında, ne algılanışında, ne kendi devrinde, ne de günümüzde, yüksek ya da düşük hiçbir sanat eserinin toplumsal, siyasal ve ekonomik anlamlardan yoksun olmadığını savunuyor. Batı Avrupa ve Amerika resim sanatını ele alırken sunulan imge görüntülerini değerlendiriyor. Bunların toplumsal ve kültürel olarak hangi amaçlara alet edildiğini, karmaşık bir ilişki olarak imge - anlam ilişkisini ortaya koyuyor.
     Kitabı üç bölüm halinde toparlamış. İlkinde imgelerin arzularımızı tetiklemek suretiyle bizi nasıl bakmaya zorladığını açıklıyor. Reklam ve resim imgeleri arasında bir koşutluk kuruyor. Reklam, geçmiş ve bugünü en ‘tiksinç’ haliyle sunarken, önerdiği ürün aracılığıyla mutluluk ve tatmin vaadediyor. İmgeler güçlendikçe, reklamın başarısı ve ikna potansiyeli artıyor. Lepperd, görsel imgelerin saltanat sürdüğü resim sanatında da maksadın arzu tetiklemek olduğunu açıklarken sunumun kandırma işlevinin tarihi üzerinde duruyor. İkinci bölüm sanatın maddi dünyayla ilişkisi üzerine. Burada, şeylerle kurduğumuz çeşitli ilişkilerde, imgelerin belirleyici gücü anlatılıyor. Üçüncü bölüm yazarın daha önceki araştırmalarına da konu olan insan bedeninin temsiliyle ilgileniyor.
     İlk olarak 1981 yılında, "Aylak Adam" ve "Anayurt Oteli" gibi önemli romanlarıyla tanınan Yusuf Atılgan tarafından Türkçe’ye çevrilerek basılan Ken Baynes imzalı "Toplumda Sanat", 70’lerde yazılmış. Baynes de, temelde Lepperd’ınkine benzer bir anlayışla fikir yürütüyor. "Toplumda Sanat"ın tezi şu: "Sanat yapıtı, ortaya çıktığı yer ve zamanın ürünü olmakla kalmaz, onu biçimlendirir ve sonraki yapıtlara zemin hazırlar." Sanat, tasarım ve teknolojinin kesiştiği bir noktadan bakış açısı geliştiren Baynes, incelemesini dört ana başlık altında toplamış. "Tapınma" adlı ilk bölümde geçmişten bugüne din - sanat ilişkisini; "Cinselliköte tanrılar, kadınlar, erkekler ve düşleri; "İşöte çalışma hayatının getirdiği kimlik tanımlarını ve son bölüm "Savaşöta ise simgeler ve imgeler aracılığıyla önerilen barış temalarını ele alıyor. Her iki kitapta da yüzlerce resim sizi bekliyor. Her iki yazar da bakarak görebileceklerimizden, öğrenebileceklerimizden söz ediyor. Yol, yordam gösteriyor. Şöyle bitirmekte fayda var. Dünyayı olduğu gibi göstermek, objektif olmak diye bir şey mümkün değil çünkü hepimiz bir yerden ama öncelikle kendimizden etkilenerek bakıyoruz...
     
     Toplumda Sanat
     Ken Baynes
     YKY
     Fiyatı: 15.000.000 TL.
     









 KÜLTÜR & SANAT


Bakıyorum! Görüyor muyum?
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Kendime ilham periliği vehmetmiyorum!"
İstekli kadınlar erotizmi
40 eserli karma sergi
Plastiğin rock’la flörtü
Cunningham ile 50 yıl
Gelecek onların!
Bay Ses’i takdimimizdir
Yakıcı güneşe buz gibi Sophie
Her yerde kar var
Sait Faik kolajı
Müzik ve teknoloji
Herkesin hayalindeki cennet ayrı!
Aşk ve ütopya
Resim ve ikona cerrahı
Japonya’dan Amerika’ya
Halılarda Balıkesir motifleri
Susturma ve sindirme mi?
Oidipus bulundu!
Havadar konserler dizisi
Uzun İngiliz’den üçüncü solo
Bildik, eski dostlar
Mutlu yıllar sert adam
Üç senaryo, tekmili birden, kitapçılarda!
Şimdi onun sırası
Avrupa treni
Hayat atölyesi
Avrupa Tarihi Kentler Birliği’nin 12. üyesi kim dersiniz?
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet