28 Ağustos 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Tyana günışığına çıkıyor

M.S. 2. yy.’da yapılan su kemerleri, Kemerhisar’ın simgesi. Romalılar Tyana’ya 4000 m. uzunluğundaki bu kemerlerle su taşıdı.

     FERAY ÖZTÜRK

     Niğde iline bağlı bir kasaba olan Kemerhisar, bugünlerde tarihiyle buluşmanın heyecanını yaşıyor. Bir grup aydının ve Venedik Üniversitesi’nden emekli Prof. Dr. Asım Tanış’ın girişimleriyle başlatılan tasarıyla 8 - 9 uygarlığa mekân olmuş Tyana antik kenti günışığına çıkıyor.
     Padova ve Venedik Üniversitesi öğretim üyeleri ve yardımcılarından oluşan İtalyan kazı heyeti 29 Haziran’da çalışmalara başladı. Finansmanını İtalya’daki Klasik ve Doğu Uygarlıklarını Araştırma ve İnceleme Merkezi adlı kültür vakfının üstlendiği kazı çalışmasının başkanlığını, Padova Üniversitesi Eski Topoğrafya Kürsüsü öğretim üyesi arkeolog Prof. Dr. Guido Rosada yürüttü. Heyet 15 gün süren araştırmalarda jeoradarlarla Tyana’nın yeraltındaki kalıntılarının yerlerini belirledi. Bu araştırmalarda, 3. yy.’a ait bir hamam ve Kemerkapı mevkiinde 3 metre genişliğinde bir duvar ortaya çıktı.
     Heyet, kazı çalışmalarına Roma hamamıyla başladı. Hamamın sistemi Türk hamamlarına çok benziyor. Prof. Dr. Guido Rosada, bu benzerliği şöyle açıklıyor: "Roma hamamlarının sistemiyle Türk hamamını karşılaştırırsak birbirlerine ‘bire bir’ denecek kadar benzediğini görürüz. Sanıyorum Türkler hamamı Romalılar’dan almış ve geliştirmiş. Kazılarımızda elde edeceğimiz bulguların bu konuya ışık tutmasını bekliyoruz..."
     Şimdilik iki beş yıllık plan çerçevesinde gerçekleştirilecek kazı çalışmalarının 2002 yılı etabı tamamlandı ve İtalyan ekip, yaklaşık bir buçuk ay kaldıkları kazıevinden ve Kemerhisar’dan ayrıldı. Önümüzdeki yıl yine bir heyet gelecek ve çalışmalarını Tyana’ya su getirmek için inşa edilen, uzunluğu 65 metre, eni 22.5 metre olan Roma Havuzu’nda (Kemerhisarlılar ona ‘Köşk’ diyor ve çevresi mesire yeri olarak kullanılıyor) ve suyu Roma Havuzu’ndan Tyana’ya aktaran su kemerlerinin bitiminde ortaya çıkan üç metrelik duvarın çevresinde sürdürecek.
     Kazıları yakından takip eden ve belediyesinin kısıtlı bütçesine karşın çalışmalara her türlü desteği veren Kemerhisar’ın Bağımsız Belediye Başkanı Dr. Bülent Ilgaz, kazıların tamamlanmasıyla bölgenin turizm açısından canlanacağını, bölgede ekonomik kalkınma yaşanacağını söylüyor.
     Tyana’nın tarihçesi
     Tarih öncesinden Hititler’in yıkılışına dek pek çok uygarlığa mekân olan Kemerhisar, Hititler döneminde Tuwanuva, Roma döneminde ise Tyana olarak tanınıyor. M.Ö. 30 - M.S. 395 yıllarını kapsayan Roma döneminde Tyana, yoğun yapılaşma ile tarihin en önemli konumlarından birini yaşadı. Antik kent; saraylarla, tapınaklarla, su kemerleriyle ve yerleşim birimleriyle büyük bir kent konumuna getirildi.
     Kemerhisar Belediyesi’nin altyapı çalışmaları sırasında Tyana’nın Roma çağında önemli bir merkez olduğunu kanıtlayan eserler bulundu. Bunlardan Kros heykeli, Gorge kabartması, Herakles heykeli, Kenthaur ile vahşi hayvanların mücadelesinin tasvir edildiği Friz parçası, Zeus tasviri, Pseudon kabartması Niğde Müzesi’nde sergileniyor.
     Kapadokya Krallığı yönetim merkezi olan Tyana M.Ö. 3. yy.’dan başlayarak Kuzey Toroslar dizisinin kontrol merkezi oldu. Kapadokya Krallığı yıkılınca Bergama Krallığı hakimiyetine girdi. M.S. 395 yılında Anadolu Bizans egemenliği altına girdi. Bu dönemlerde sakin olan Kapadokya, 600’lü yıllardan itibaren Sasani ve Pers, sonraları Arap istilalarına sahne oldu. 11. yy.’da Selçukluların akınıyla Tyana’daki bu ara dönem de sona erdi ve Tyana’nın şehir olarak işlevini kuzeydeki Niğde üstlendi.
     
     Tyanalı Apollon
     Tyana’nın bir başka ve önemli özelliği Apollon’un (Apollonius) doğum yeri olması. Yaşamı İsa ile aynı döneme rastlayan düşünür, tarihin ilk vejetaryeni olarak biliniyor.
     Apollon, Tyana’da zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Efsane, doğumunda büyük işaretler olduğunu ve Mısır tanrısı Proteus’un onda yeniden hayat bulduğunu söyler. Apollon, eğitim için gittiği Ege’de yüksek kanunlara itaat, sessizlik, diyette ölçülülük, giyim ve eşyalar konusunda basitlik üzerinde duran Yunanlı filozof Pisagor’un öğretilerini buldu. Pisagor Apollon’a, ölümsüzlük ve reenkarnasyon doktrinlerini öğretti. 16 yaşındayken kendini Pisagor’un prensiplerine adayan Apollon hayatının geri kalanında bu prensiplere uydu. Hayvan eti yemeyi reddetti, sadece toprakta yetişen yiyeceklerle beslendi. Keten kıyafetlere büründü ve çıplak ayakla veya ağaç kabuğundan yapılmış ayakkabılarla yürüdü. Yaptıklarıyla, kişiliğiyle, insanlık tarihinin birkaç yüzyılını etkileyen düşünürün öğretileri bugün de güncelliğini koruyor.
     
     Ayrıntılı bilgi için: www.kemenhisar.com



 KÜLTÜR & SANAT


İkinci kuşağın kurtuluşu
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Sizi bir yerden tanıyor muyum?
"Lafı uzatmayı sevmiyorum"
Bir roman yazarının açıklamaları
Bırak, sanat dışarı çıksın!
Vahşetin çağrısı
Yüzyıllar öncesinden günümüze
Ailemizin oyuncusu
İyimser ve huzurlu rock
Tüm sorunlara ‘Barikat’
Nükleer savaş paranoyası
Homer Simpson’a benzemeyelim de!
"Hamzaname" New York’ta
Ve ruh zamana düştü!
Bayan Nes’in anıları
Sanal bir çizgisel âlem
Resimsel bir anlatım
Tyana günışığına çıkıyor
Kadını yazmaktan feminist harekete
Altınoluk’ta festival zamanı
Hisar’da müzik ziyafeti
‘90’lı yılların Bergen’i
Ağırbaşlı eğlence
Caz usulü gevşeyin
Tuttuğu altın olan yazar
Evlere şenlik aile
Minik fare âşık olunca
Deniz kenarı
İki kıyıdan esintiler
Hayat atölyesi
"Sarıkız"ı görmeden geçmeyin...
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet