03 Eylül 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Elvis’ten önce rock yoktu

Kral Elvis Presley’in ilk single’ı "That’s All Right Mama"dan son hiti "Burning Love"a kadar tam 30 şarkısı özel bir albümde toplanıyor: "ELV1S 30 Nr. 1HITS".

     Üç Amerikalının ölümü, hayranlarına hiçbir zaman inandırıcı gelmedi. Üçü de bir tür ‘aşırı doz’a kurban giden Marilyn Monroe, Jim Morrison ve Elvis Presley’nin hâlâ yaşadıklarına dair ‘asparagas’ haberler dolandı durdu. Halk, her nedense bu üç ikonun kendilerini saklı yaşamlara mahkum ettiklerine inanmak istedi. R&B ve country’nin ucunu, radikal karşı çıkışların kendine has türü rock’n roll’a vardıran adam Elvis Presley ve mucidi olduğu sendimentalizm -duygusalcılık- , 60’lardaki Bob Dylan hanedanına kadar koşulsuz şartsız sevildi. O zamandan sonra da Amarikanvari coşkusu takdir edildi. Başka bir rock efsanesi olan Beatles, Elvis’in ‘kül’lerinden doğdu. John Lennon, "Elvis’ten önce kayda değer hiçbir şey yoktu," diyordu.
     Elvis Presley, politik anlamda eleştirilse de her daim rock’n’roll’un kralı olarak kaldı. Kariyerinin ve fazla uzun olmayan yaşamının sonlarına geldiğinde, aynı Frank Sinatra gibi, en bildik şarkısının sözlerini bile hatırlayamıyordu. Yarattığı efsane öyle büyüktü ki, çatısı çöktükten sonra bile yıkılmadı. Romantizmle asabiyeti, cinsellikle kışkırtıcılığı tabiatında biraraya getiren bir çağdaş rock ikonu olarak kaldı.
     Ölümünden 25 yıl sonra çoğu Elvis kostümleri içindeki 40 bin kadar fanatik hayranı, o malum şarkı "Memories" eşliğinde, Graceland önünde mumlar yaktı. İngiltere’de yapılan bir araştırma sonucu Elvis’in Beatles ve ABBA gruplarından sonra en çok taklit edilen sanatçı olduğu ortaya çıkarken, en sevilen şarkıları olarak da "The Wonder of You" ve "Can’t Help Falling In Love"ın adı geçiyordu. Bugün, ölümünden tam 25 yıl sonra, bir Elvis parçası daha müzik listelerinin tepesine oturdu: "A Little Less Conversation". Parça, Hollandalı Dj JXL tarafından remikslenmiş ve Dünya Kupası için çekilen Nike reklamında cıngıl olarak kullanıldığında dikkatleri üzerine toplamıştı. İşin ilginç yanı, şarkının ‘68’de çıkan ve "Almost In Love" single’ının B yüzünde yer alan orijinal versiyonu vakti zamanında ABD listelerinde bile ilk 50’ye girememişti. Parça, Elvis’in rol aldığı "Live a Litte, Love A Lot" adlı filmde de kullanıldı.
     Elvis Aaron Presley, 8 Ocak 1935’te doğum sırasında hayatını kaybeden tek yumurta ikizi Jesse Garon’la birlikte dünyaya gözlerini açmıştı. Şarkıcılık kariyerine kilise korolarında gospel’ler söyleyerek başlayan Elvis, lise mezuniyetinden sonra kamyon şoförlüğü yaptı. Azimli bir tip olduğu için geceleri de elektrik teknisyenliği okuluna devam ediyordu. 1949’da, annesinin doğum günü için kaydettiği ve içinde "My Happiness" ile "That’s When Your Heartaches" adlı şarkıların olduğu plak, ‘gizemli’ biçimde Sun Records’un eline geçtiğinde, Elvis’in kaderi artık sonsuza kadar değişmişti. Sesini küçüklükten gelen bir alışkanlıkla zenci gırtlağında bir yere yerleştiren İrlanda asıllı yakışıklı genç, mükemmel bir yorumcuydu. 1955’te "Heartbreak Hotel"i televizyonda ilk seslendirişinde sergilediği dans performansı tüm dünyada büyük bir çılgınlık yarattı. Şöyle söyleyelim, dünya tahrik oldu! Adı "Elvis The Pelvis / Kalça Elvis"e çıktı. Pop müzik, hınzır ve muzır bakışları, utanmaz halleri, asi yapısı ve tüm kıpır kıpırlığıyla büyük meblağlarla işlem yapan bir merkez bankası yaratmıştı. Üstelik Elvis’in asiliği Amerikan Devleti ve halkı tarafından kontrol edilebilir bir asilikti. Elvis, isyanını eder sonra askere gider, her daim kutsal Amerika için savaşmak isterdi.
     Hollywood tipi steril ve plastik romantizm fotoğrafının içinde gülümseyebilmek ve bunu sürdürmek ayrı bir güç istiyordu. Son çıkardığı hit 1972 tarihli "Burning Love" olan Elvis, 14 yaşındayken âşık olduğu ve 1967 evlendiği Priscilla’dan 1973’te boşanmasıyla birlikte Graceland’e çekildi. Fena halde uyuşturucu kullanıyordu. Kalabalık fobisinden mustarip olduğu için artık konser vermesi ya da halk önüne çıkması mümkün değildi. Gün ışığında paranoyaklaştığı için vampir yarasalar gibi geceleri yaşıyordu. Artık şişman bir adamdı. 1977’de, Jimmy Carter’ın başkan olduğu, punk rock’ın hücuma hazırlandığı bir dönemde, Graceland’deki bir tuvalette, üzerinde pijamalarıyla ölü bulundu. Kalp krizi geçirmişti ama yapılan otopside bu krizin farklı kimyasallarla tetiklendiği ortaya çıktı. Bu adamın sadece Elvis Presley’in bir benzeri, ölümün de "cinayet" olduğu üzerine komplo teorileri üretildi. İntihar diyenler de oldu. Sorarak bitirelim. Neil Armstrong gerçekten ayda yürüdü mü, Elvis gerçekten öldü mü?
     
     




 KÜLTÜR & SANAT


Kültür - sanat ağırlıklı İzmir Fuarı
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Biraz gezgin, biraz kâşif
Masum bir türkü, hazin bir öykü!
Dünyalar kurmuş sanatçılar
"Söz, anlamın bedenidir"
Ortaköy’den Sydney’e
Elvis’ten önce rock yoktu
Vega tatlı mı, sert mi?
Nerede o eski vampirler?
Saldıray Abi’den Ali Cengiz’e
Metin Toker anısına
Atölyeli yazarlar
Hermann Hesse ve kuzey kültürü
Zor erkekler rehberi
Polisiye tadında bir Ortaçağ serüveni
Şehir Tiyatroları’nda Yaz Şöleni
Can Şenliği üçüncü yılında
Plastik sanatlarla tedavi
Kontrolün sese geçtiği an
İstanbul’da tango geceleri
Biraz zamanla, belki...
Aşk laftan anlamaz ki...
Kan su gibi akıyor
Aşk acısı üzerine
Geleceğin karanlık dünyası
Her şey özgürlük için
İrlanda’nın siyah gülü
Pilavı değil planı yemeliyiz!
Hayat atölyesi
"Geri iade", "dâhi" ve diğer suçlar...
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet