08 Eylül 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



İzmir İzmir’e benzemiş

     Milliyet okurlarıyla buluşmaya devam ediyor. TIR’dan sonra yeni buluşma noktamız İzmir Fuarı.
     Bu çerçevede cuma ve cumartesi gecesi okurlarımızla sohbet ettik, gündüzleri de İzmir’i gezdik.
     İzmir bu kez sanki çok farklıydı. Son 10 yıldır neredeyse bir şantiye alanıydı. Körfez’de kokudan, sokaklarda da toz topraktan geçilmiyordu. Moraller bozuk, gecekondular sanki şehrin üzerine yıkılacakmış gibi geliyordu. Oysa bu kez pırıl pırıl, cıvıl cıvıl bir sahil kentiyle karşılaştım. Offshore yarışları da farklı bir heyecan getirmiş.
     Denizin o simsiyah görüntüsü açık griye dönüşmüş. Hatta mavileşen yerler bile var. Çevre düzenlemesi mükemmel olmuş. Tarihi Kordonboyu neredeyse Körfez’in tümünü sarmalamış. Alsancak’ta başlıyor. Karşıyaka Bostanlı’ya kadar uzanıyor. Sahil adeta yeşil bir cennete dönüşmüş. Spor sahaları, parklar, gezinti ve bisiklet yolları kente ayrı bir hava vermiş.
     
     Sorunlar bitmiyor
     İzmir Fuarı cıvıl cıvıl. Önceki yıllardan biraz farklı. Daha bir toparlanmış. Ucuz eğlence merkezlerinin yerini düzeyli etkinlikler almış. Entelektüel bir boyut kazanmış. Müthiş bir kalabalık var. Hemen herkesin ilgi duyabileceği farklı mekânlar yaratılmış.
     Milliyet standı ise ötekilerden farklı. Diğerleri eğlendiriyor, satış yapıyor, görsel zenginlik sağlıyor. Bizimkisi ise dert dinleme merkezi. Gelenler öylesine dolu ki, bir diğeri biraz da biz konuşalım diye müdahale etmese saatlerce konuşacaklar. Sorunlar yerelden çok genel. Şikâyet merkezi ise Ankara.
     Benim konuklarım; her zaman olduğu gibi yine eğitim mağdurları. Kimi öğretmen kimisi de öğrenci ve veli. Fen edebiyat fakültesi mezunları hâlâ niye öğretmen olamadıklarını, meslek liseliler de neden üniversiteye giremediklerini sordular. Öğretmenlerin en fazla merak ettiği konu okullar açılırkan öğretime başlama ödeneğinin verilip verilmeyeceği idi. Üniversiteli hocalar ise yılan hikâyesine dönen maaş zammının ne zaman gerçekleşeceğini sordular. Üniversite öğrencilerine yönelik öğrenci affı da en fazla dile getirilen konulardan biriydi. Liselere yeni sınav hakkı verildi bize de verilsin diyenler o kadar çoktu ki!..
     Üniversiteli gençlerin ve anne babaların ortak dileklerinden birisi de harçlara zam yapılmaması ve bursların yükseltilmesi oldu...
     
     Bravo Piriştina’ya
     İzmir son aylarda bir başka mucizeyi de gerçekleştirmiş. Yerel yönetimler genelde okullardan hep uzak dururlar. Oy deposu olarak görmedikleri için ilk ve orta dereceli okullar için tek çivi bile çakmazlar. Oysa halka hizmetin en iyi yolu çocuklara ve eğitime hizmetten geçiyor. Ama bunu bir türlü anlayamadılar...
     İzmir Anakent Belediye Başkanı Ahmet Piriştina kentin temel sorunlarıyla boğuşurken eğitimi de unutmamış. İzmir’deki tüm ilk ve orta dereceli okulların bakım ve onarımını üstlenmiş. O bakımsızlıktan dökülen tarihi okullar bir bir elden geçirilmiş. Varoş okulları, anadolu liseleri, fen liseleri, meslek liseleri hemen hepsi sanki birer kolej olmuş. Bu yıl ilk kez veliler okul peşinde koşturmuyor. Çünkü artık hemen hepsinin mahallesindeki okul en iyi okul olmuş. Trilyonlar harcanmış, harcanmaya da devam ediyor. Başkan ve arkadaşları bize en çok heyecan veren hizmetimiz bu diyorlar. Gerçekten de alkışa değer. Keşke diğer kentler de eğitime böylesine önem verse. Bakın görün o zaman kangrene dönüşen eğitim sorunları, sihirli bir değnek değmişçesine nasıl da çözülür...
     
     aguclu@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Karpuz dondurması

Melih AŞIK
Seri ilanlar...

Fikret BİLA
Erteleme girişimi

Hasan CEMAL
Kritik seçim ve iki ana adres: AKP ile CHP...

Can DÜNDAR
23 yıl sonra... aynı yolda....

Abbas GÜÇLÜ
İzmir İzmir’e benzemiş

Mehmet Y. YILMAZ
Her kadın unutulmazdır

Hasan PULUR
Kilisenin şartı, Bezmialem Valde Sultan’ın şartı

Derya SAZAK
Çelebi niye yok?

Meral TAMER
Taksiye, şoförün dinini sorup da mı binsek? (2)

Ece TEMELKURAN
Tanrı Amerikalıları korusun!

Tamer HEPER
Bayraklı kıyafet yasak

Osman ULAGAY
Türkiye’nin riski neden yüksek?

Güngör URAS
Panayırdan fuara fuardan panayıra

Serpil YILMAZ
Malatya’da Kopenhag kriterlerine uygun sünnet

© 2002 Milliyet