05 Ekim 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Başak Şahin, fikrini söylediği için gözaltına alındı. Genç kız ifade için beklerken yanındaydık
‘Bu yola baş koydum tepkisiz kalamam ki’

Babası yargıç, annesi öğretmen olan tıp öğrencisi Başak, ‘Üniversitelerdeki durumdan şikâyetçiyiz. Sorunlara duyarsız olamam. Bir şeyler değişmeli. Bu yola baş koyduk’ diyor

     BURCUM DEVREZ, ESRA ALUS

     İstanbul Üniversitesi’nin yeni eğitim ve öğretim yılının açılış töreninde 18 arkadaşıyla "YÖK’e hayır" diye bağırdı Başak Şahin... Sonra yaka paça polis tarafından gözaltına alınıp önce Beyazıt Karakolu’na götürüldü, ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık soruşturmayı sürdürürken, hem Başak hem de diğer 18 genç serbest bırakıldı. Başak ve arkadaşlarının önceki gün yaşadıklarına biz de dakika dakika şahit olduk, isteklerini, şikâyetlerini tartıştık.
     
     ELLERİ TİTRİYORDU
     İlk adresimiz karakoldu. Sonra saat 17.00 sıralarında Başak ve diğerleri adliyeye sevk edildi. Savcı gençleri tek tek içeri çağırıyor, ifadelerini alıyordu. Hepimiz yerlere oturduk. Acıkmıştık ama içeriye yiyecek bir şey sokamıyorduk. Herkesin tek avuntusu sigaraydı. Sinirler de gergin olduğu için yasağa rağmen sigaranın biri sönüyor, diğeri yakılıyordu. İşte bu ortamda ifade vermek için bekleyen Başak’ı bulup sohbete başladık.
     Başak, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 3. sınıfında öğrenci. İyi bir doktor olmak istediğini anlatırken, sigarasından derin bir nefes çekiyor, elleri titriyor. Babası yargıç olduğu için adliye koridorlarına alışık. Ama yine de sinirleri bozuk, sinirden sık sık gülüyor. Ailesinin tek kızı. Annesi öğretmen. Daha önce de protesto gösterileri nedeniyle gözaltına alınmış. Anlattığına göre, öğrenim gördüğü üniversitedeki sorunlara duyarsız kalmak yerine, protesto gösterilerine katılıyor.
     Demokrat bir ailede büyümediğini belirten Başak, "Annem ve babam yedi yıldır ayrı. Onlara kızdığımdan değil, tercihim olduğu için devrimciyim" diyor.
     
     KAPI KAPI DOLAŞIYOR
     Gözaltında ölen sendikacı Süleyman Yeter’in eşi olan İstanbul 3. bölgeden bağımsız milletvekili adayı Ayşe Yumli’yle çalışan Başak, İstanbul’daki evleri gezip AB’nin ve IMF’nin kandırmaca olduğunu anlattıklarını belirterek, sözlerini şöyle noktalıyor: "Değişimin gerçekleşeceğine inanıp bu yola baş koyduk."
     
‘Bize bir ağrı kesici bile vermediler...’
     Başak, eğitim hakkı elinden alınsa da yaptıklarından pişmanlık duymayacağını özellikle vurguluyor. Soruşturmalar yüzünden 1997’de girdiği Tıp Fakültesi’nde iki yıl kaybettiğini belirten Başak, şöyle devam ediyor: "Üniversitelerdeki, bozuk sistemin değişmesi için mücadele veriyoruz. Gözaltılar sırasında çok yaralanan oldu. Polisin bunu bilinçli yaptığına inanıyorum. Daha önce düzenlenen bir gösteri sırasında burnum kırıldı. İleride meslektaşımız olacak doktorlar, polisle işbirliği yaptı. Sağlık kontrolümüzü düzgün yapmadılar, ağrı kesici dahi vermekten kaçındılar."
     
‘Yasadışı slogan atmadık’
     İ.Ü. Rektörü Kemal Alemdaroğlu’nun konuşması sürerken pankart açan 18 genç de Başak’la birlikte adliyede ifade verdikten sonra serbest bırakıldı. Ancak 11.00’de başlayan gergin saatler 22.00’ye kadar devam etti. Adliye koridorlarında beklemenin kendileri için önemli olmadığını söyleyen gençler, "Bir şeyler değişecekse sabaha kadar da bekleriz" diye konuştu. Öğrenciler, demokratik bir üniversite ve herkesin eşit imkânlarla yaşayabileceği bir ülke istediklerinin altını çizdi ve "Bizler yasadışı slogan atmadık. Pankart değil döviz açtık. Amacımız eğitim özgürlüğünü engellemek değil" dedi.
     
     Emniyet topu üniversiteye attı
‘Polisi, rektör yardımcısı istedi’
     ANKARA Milliyet

     Emniyet Genel Müdürlüğü sözcüsü Feyzullah Arslan, İstanbul Üniversitesi’nin açılış töreninde yaşanan olaylarla ilgili olarak, polisin rektör yardımcısının isteği üzerine olaya müdahale ettiğini belirtti ve "AB uyum yasalarına ters tarafı ne? Beş bin kişiyi bir kişinin rahatsız etmesi AB uyum yasasında mı belirtiliyor?" dedi. Arslan, olaya müdahale şeklinin doğru olup olmadığı yolundaki soruya ise şu yanıtı verdi: "Müdahalenin yöntemi konusunda bir eksiklik varsa gereği yapılır. Ben burada müdahale edilmesinden yanayım. Biz polisimizden, müdahale edilen kişiye zarar vermemelerini ve en uygun yöntemle müdahale etmelerini istiyoruz. O tartışılabilir."
     



 GÜNCEL


Victor’dan müjde!
‘Bu yola baş koydum tepkisiz kalamam ki’
‘Deprem GAP için tehdit’
Maçta terör işbirliği
Sanayi tesislerine yakın oturan yandı
Böylesi görülmedi
Muhafazakâr SEKS PARTİSİ
Uzan ekranları kapandı
‘Benim kızım işini iyi bilir’
Seçilemeyen vekiller maaşı iade etmeli mi?
Koç Vakfı’ndan örnek acil servis
Türkiye’ye obezite davası
‘Marmara’da tsunami olmaz demek yanlış’
Ağar ve Erkan ifade verdi
Vivaldi’yi duyan köpek havlamıyor!


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet