24 Ekim 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Limon tadında bir sözlük

İnsanların; kelimeleri, kişileri, durumları kendi cümleleriyle tanımladıkları, yani bir nevi halkın sözlüğünü yarattıkları Ekşi Sözlük internet sitesinin şimdi de kitabı çıktı

     YİĞİT KARAAHMET / yigitkaraahmet@hotmail.com

     Ekşi Sözlük bazı internet kullanıcılarının çok iyi bildiği bir adres. Bilmeyenler için de anlatmak gerekirse; bu siteye üye olanlar (ki onlara "sözlük yazarları" deniyor) akla gelebilecek her konu, kelime, insan, yer vs. hakkında kendi cümleleriyle tanımlar ve yorumlar yapıyorlar. Yani www.eksisozluk.com adresinde bir nevi halkın sözlüğü yaratılıyor.
     Kulaktan kulağa yayılarak şu anda Türkiye’nin en çok ziyaret edilen sitelerinden biri oldu Ekşi Sözlük. Siteyle aynı adı taşıyan ve içeriğin bir kısmını kapsayan kitap kısa süre önce Sel Yayıncılık tarafından basıldı. Sözlüğü yaratan Sedat Kapanoğlu 25 yaşında ve bir internet şirketinde çalışıyor. Ama site üyeleri onu daha çok "ssg" takma adıyla yazdığı tanımlardan (site müdavimleri buna "entry" yani "giriş, kayıt" diyor) biliyorlar. Kapanoğlu sitenin içeriği düşünüldüğünde kitabın yetersiz kaldığını, "ucundan biraz gösterdiğini" söylüyor.
     
     "İlk önce sadece eğlence için yaptım"
Ekşi Sözlük nasıl doğdu?
     Sözlük fikrinin temeli, benim 1995’te mizah yazıları yazarken olmayacak şeylere "bakınız" verme fikrimle atıldı. 1999’un şubatında bir gecede bu siteyi çıkardık ortaya. İlk yaptığımızda arkadaşlar arasında eğleniriz diye düşündük. Sonradan korkunç bir talep oldu.
     
Başlardaki hali nasıldı?
     İlk başta hiç kural yoktu. Girilen her şeye bilgi gözüyle bakıyorduk. Daha sonra bunun okuyucuyu rahatsız ettiğini fark ettik ve kural koyduk. Zamanla kendi kültürü gelişti. Bunda benim katkım çok az oldu. Sözlük bunu kendi içinde yarattı.
     
Başladığınızda bu kadar talep olacağını düşünmüş müydünüz?
     İnsanların tepkisinden çok benim kendi duyduğum heyecan vardı. Ben sözlüğü yapan değil kullanan olarak çok sevdim. Tutar ya da tutmaz diye bir görüşüm yoktu ama çok eğleneceğimizi biliyordum.
     
Buraya üye olmak için tam olarak ne yapmak lazım?
     10 tane giriş yapılmasını istiyoruz. Bu yeni başlık olur ya da var olan bir başlığın altına da yazılabilir. Sonra biz buna bakıyoruz, eğer yazar sözlük formatını tutturmuşsa geri kalan bütün haklarını açıyoruz.
     
Kitabın yayın kurulunda pek çok rumuz göze çarpıyor. Siz bu insanları tanıyor muydunuz?
     Kuruldakilerden "clairvoyant" takma ismiyle yazan kız arkadaşım. Onun dışında sadece "barbi" ve "kris"i dışarıdan tanıyordum. Geri kalan herkesi sözlükte tanıdım. Bu da bizim "zirve" adını verdiğimiz yazarların bir araya gelip tanıştıkları, eğlendikleri toplantılarla alakalı.
     
     "İncil’den bir alıntıyı çıkarmamız istendi"
Bu işten para kazandınız mı?
     Evet, kazandık ama maliyeti göz önünde bulundurursak hiçbir şey denebilir. Kitaptan da para aldık ama o da beni zengin yapacak kadar değil. Amacımız para kazanmak olsa daha çok satacak bir kitap çıkarabilirdik.
     
Mesela sözlükte bir şiir hakkında neler yazıldığını görmek istediğimizde, şiirin tamamı karşımıza çıkıyor. "Benim eserimi aynen yayımlıyorsunuz, bunun karşılığında telif isterim" diyen oldu mu hiç?
     Telif isteyen olmadı ama sadece bir defa yapılan alıntıyı kaldırmamız istendi. İşin komik tarafı şu: Bunu kaldırın diyen kitap da zaten o bölümü bir başka kitaptan alıntı yapıp koymuştu. Ve sonradan ortaya çıktı ki metnin orijinali de İncil’deymiş meğer.
     
Kullanıcılarınızın içerikten şikayeti oluyor mu? Her zevke hitap ettiğinizi söyleyebilir misiniz?
     Herkes başka türlü konuları sıkıcı görebilir. Herhangi bir okurun beklentisini karşılayabilecek her şeye sahibiz. İstemeyen, sözlüğün istemediği kısmını sevmeyebilir. Bizim bu durumda yazara önerimiz "Alternatif yazılarla siz doldurun" oluyor.
     
     "Küfüre değil ama hakarete karşıyız"
Sözlükte insanlar için hakaret boyutuna varan eleştiriler, küfürler var. Bunlar denetleme kurulundan nasıl geçiyor ve siz bunlara tepkiyi nasıl önlüyorsunuz?
     Küfür serbestliği sözlüğün yapısının bir parçası. Dolayısıyla biz küfüre karşı değiliz ama hakarete karşıyız.
     
Karşıyız diyorsunuz ama sözlükte var bunlar.
     Bir buçuk milyon bilgi başlığını dört kişiyle denetleyince gözden kaçan şey çok olur. Bunu mümkün mertebe gelen şikayetlere ve önerilere bağlı kalarak denetliyoruz. Hakarete uğradığını iddia eden birinden şikayet gelirse ben yazara ulaşıp "Bak buradan şikayet geldi, girişini düzelt" diyorum. Genelde buna uyuyorlar.
     
Ama siz yazara ulaşana kadar bunu binlerce kişi okumuş oluyor. Baştan bir kontrol uygulamak gerekmez mi?
     Hayır, uygulamıyoruz. Çünkü sözlüğün en büyük keyfi girdiğinizin anında yayına geçmesi. Denetimi yazarlar sevmez çünkü denetleyecek insan ondan üstün değil.
     
Hakaret olanla olmayanı nasıl ayırıyorsunuz?
     "Kötü bir yazar" hakaret değildir ama "Gerizekalı yazar" hakarettir. Mesela Enis Batur hakkında hakarete varan çok giriş var ama o bunları olgunlukla karşıladı.
     
"İtiraf.com ile iki zıt kutubuz"
İtiraf.com ve Ekşi Sözlük, Türkiye’de marka olmuş iki internet sitesi. Aranızdaki fark ne?
     Ekşi Sözlük ve itiraf.com Türkiye’de haber sitelerinden sonra en çok okunan iki site. Okurlar itiraf.com’da bulamadıkları her şeyi sözlükte bulabilirler. İçerik açısından paralel gidiyor olabiliriz ama sözlüğün daha zengin olduğunu düşünüyorum. İtiraf.com belirli bir ihtiyacı karşılıyor ve çok güzel bir fikir. Ben onun konseptini beğeniyorum. Keşke böyle birkaç fikir daha çıksa. Ama sözlükten gündemi takip etmek dahi mümkün. Ben mesela Derya Tuna’nın vurulduğunu sözlükten öğrendim.
     
     "Yazılmayan başlık bulmak hoşuma gider"
Peki iki siteye yazanlar arasında ne fark var?
     Yazarlar açısından tam zıt kutuplarda olduklarına inanıyorum. İtiraf.com’da yazanlar anonim kalmaya çalışıp tanınmak istemeyen kişiler. Ama sözlük kendinizi anlatmakla alakalı bir şey. Bizde insanlar ahkam kesmekten hoşlanıyor. Ben de kimsenin bilmediği bir başlık bulursam çok hoşuma gidiyor. Çünkü o konuda bilgi verme fırsatı bana ait.
     
Ayda 10 milyon sayfa açılıyor
     Sedat Kapanoğlu siteyle ilgili şu bilgileri veriyor:
•   Sitede 328 bin 965 başlık var
•   Bu başlıklarla ilgili yaklaşık 1 milyon 300 bin bilgi girişi yapıldı.
•   Kayıtlı 3983 sözlük yazarı var.
•   Ayda 100 bin farklı bilgisayardan giriş yapılıyor.
•   Ayda 10 milyon sayfa görüntüleniyor.
•   Siteye giren bir insanın ortalama kalma süresi 45 dakika.
•   Siteye günün 24 saati giriş oluyor
•   Sözlük yazarlarının birbirleriyle tanışmaları için 150’ye yakın toplantı yapıldı. Adına "zirve" denen bu toplantılar Amsterdam’dan Washington’a kadar her yerde gerçekleşti.
     



 PAZAR


Ünlüler fotoğrafları, fotoğraflar Türkiye’yi anlatıyor
İstanbul’dan Tuileries Bahçeleri’ne
Prisma hayatı öğretiyor
Limon tadında bir sözlük
Gökyüzünde 30 bin saat
Bilgisayarların evrimi
LEZZET / Çok "Bobo" bir mekan
Özel rakı geliyor ama...
‘Gerçek başarı taviz vermemektir’
Sandıkta röveşata
İnsanlar okudukça
Pinokyo’nun anlattıkları
‘Dünden Bugüne Türk Şiiri’
Çocuğunuza oyuncak almazsanız, ileride koleksiyoncu olur!
Erken gelen kış ışığı


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet