24 Ekim 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Şeytanın gör dediği...

Princeton Üniversitesi’nden yayımlanan "Modern Düşüncede Şeytanın Yeri: Alternatif Felsefe Tarihi" adlı yeni kitabında filozof Susan Neiman, Amerika’yı meşgul eden şeytan krizini irdeliyor.

     ŞEBNEM ŞENYENER/New York

     On bir eylül sonrasında Amerikan siyasetinin en popüler terimlerinden biri de şeytan. Terim, din kitaplarının şeytan tanımı yetersiz kaldığı için son üç yüz yıldır felsefecilerin elinde. Laik sistemde şeytan ne anlama gelir? Hele hele dürüstlüğü ahlakın üstünde tutan bir sistemde. Hitler’in, Usame bin Ladin’in, El Kaide üyelerinin ya da Filistinli intihar komandolarının yaptıklarına sonuna kadar inandıkları ve işledikleri insanlık suçunu inançları ile sebeblendirdikleri dikkate alındığında şeytana dürüst demek mümkün müdür? Princeton Üniversitesi’nden yayımlanan yeni felsefe kitabında filozof Susan Neiman Amerika’yı meşgul eden şeytan krizini irdeliyor. "Modern Düşüncede Şeytanın Yeri: Alternatif Felsefe Tarihi" adlı kitabında Neiman, Hristiyanlığın, İslamın ve Yahudiliğin soykırımı hoşgören yaklaşımı yetersiz kalınca, modern şeytan tanımının 1755 yılında Lizbon depremiyle oluştuğu görüşünde. Neiman’a göre, deprem bir gün içinde Lizbon’u yerle bir edince, felsefeciler tanrının insanları doğa aracılığıyla cezalandırdığı görüşünden vazgeçtiler. Doğa tarafsız bir güç haline geldi, şeytan tümüyle insanın eylemlerine ve arzularına ait oldu.
     The Atlantic Monthly Dergisi’nde yayımlanan aynı konudaki "Şeytanlık Dereceleri" adlı makalesinde Ron Rosenbaum bu tartışmayı şöyle dile getirdi: "Alalade, sıradan, bilerek yapılan fenalığa inanmıyorsak, Hitler’i iyi niyetle ideolojik hataya düşen, Üsame Bin Ladin’i ise iyi niyetle dini hataya düşen biri olarak tanımlamak durumunda kalırız". Rosenbaum’a göre şeytanın giriştiği işlere sebep aramak kıyaslayan ahlakın anlamsızlığını ifade etmekten başka bir şey değildir. Neiman, Rosenbaum ile aynı görüşü paylaşıyor kitabında. Kısacası şeytanlık, eylemin şeytanlığının bilincinde olmayı gerektirmez. Hannah Arendt’in "Eichmann Kudüs’te" adlı kitabında vurguladığı gibi şeytan gayet iyi niyetli, alalade ve sıradan biridir. Yahudilerden nefret etmediği gibi, onları öldürmeyi arzulamaz, profesyonel bir politikacı olarak onun için Nazi partisinde ilerlemek ve üst bir seviye kazanmak önemlidir. Neiman’a göre Arendt şeytanı bu tanımıyla temize çıkarmadı, tersine, dürüstlüğü kıstas alan ahlakı yargıladı.
     Neiman’ın ifade ettiği, şeytanın, niyeti ile değil, eylemi ile yargılanması gerektiği görüşü Aydınlanma’nın modern şeytan tanımını aşan, bir anlamda post modern bir görüş. Ahlaki kıyaslamayı reddeden, tersine ahlaki genellemeyi tercih eden bir görüş. Neiman’a göre şeytan, inancıyla değil eylemi ile yargılanmalı.
     
     "Evil in the Modern Thought: Alternative History of Philosophy"
     Susan Neiman
     Princeton University Press
     358 s.
     29.95 dolar.
     







 KÜLTÜR & SANAT


Aşk bazen de vazgeçmektir
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Her yazar önce bir dil işçisi"
Şeytanın gör dediği...
"Budala" ile yeniden Dostoyevski
Deliler, şairler ve devrim
Taşınabilir sözlük
İki kutuluk külliyat girişimi
Akbank’a taze kan
İstanbul’dan Tuileries Bahçeleri’ne
Zamansız bir sergi
Necmi Zekâ ve diğer tanıklar
Sokakta plastik obje edası
"Aile gailedir!"
"Politik bir şey yapardım ama..."
Genç âşıkların zaferi
Tiyatroda sanat - demokrasi ilişkisi
Adrenalin fıskiyesi
Yılın en iyisi
Aya İrini’de Mozart ve Holst
Dört altın yıl
"İbrahim Tatlıses öldüğü an bitecek"
Rastlantılar ve mucizeler
Samatya ve Semaver Kumpanya
Hayat atölyesi
"Aldatma"nın bilimsel açıklaması
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet