14 Kasım 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



‘Çıt çıkarmadan’

     Tam bir ay önce yazdığım bir yazının finali: "Yani, tribünde, stat çevresinde ve kulüplerin ensesinde kan emenler, artık emdiklerinin hesabını Devlet’e verecekler. Bireysel olarak ezip sindirdikleri insanların yerini, yine o insanların oluşturdukları Devlet alıyor şimdi.
     Hiç merak etmeyin... Adım adım... Gürültü çıkarmadan... Planlı... Ve sonuna dek. Bir sorun, Devlet’i de endişelendirecek boyutlara gelince tek çare vazgeçmek. "
     Bu sonucu, gelişmelerden çıkarmıştım... Ben çıkarmıştım ama, "mesleği" taraftarlık olan, gelirini "karaborsa" ve "haraçötan sağlayan insanlar ayamamıştı.
     Yoksa, bir süreliğine yeraltına çekilir ve tüm polisiye operasyonları haksız duruma düşürebilirlerdi. Çözümleme, anlama, okuma becerileri, kavga içgüdüleri ile parasal sezgilerinin çok gerisindeydi Allah’tan.
     Suçüstü oldular... İçeri alındılar... Öttüler...
     İstanbul Emniyet Müdürü açıkça söylüyor şimdi:
     "Çıt çıkarmayacaksınız"...
     Belli ki bitmedi... Adım adım... Planlı... Ve sonuna kadar.
     Bir ay sonra bu yazımdan "alıntı yapmamak dileği ile", buradan tüm kulüp yöneticilerine bir "çıkarsamamı" daha iletmek istiyorum:
     Sizin yerinizde olsam en azından bir süre "Benim taraftarım yapmaz" popülizmini bir kenara bırakır, olanca gücümle emniyet kuvvetlerine yardımcı olmaya çalışırdım. Bu operasyonun son şansım olduğunu, başarısızlığa uğraması halinde daha da güçlenecek holiganların kuklası haline geleceğimi unutmazdım.
     En azından, polis işini tamamlayana kadar "çıtımı çıkarmazdım".
     
Canaydın’ın kaçırdığı fırsat
     Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın’ı, boşuna ulusal ve uluslararası "fair play" adayı seçmedi.
     Kişiliği, duruşu, ve söylemleri ile Türk Futbol Tarihi’nde dönüm noktası olabilecek bir başkandı Canaydın.
     Başkanödı"... Çünkü son anda fırsatı kaçırdı!
     Muhteşem bir tavır sergilediği derbi ardından, her "tarih yazacak insanı" düzenin çarklarına entegre edebilmek için yapılan haksız protestolara keşke boyun eğmeseydi.
     "Hakkını korumak zorundayım" dediği taraftarı, Emniyet Müdürü Hasan Özdemir’in de açıklamasıyla "olay çıkarmayı göze almış" holiganlar ile onların yönlendirdiği gençlerden oluşuyordu. Kuralları hiçe sayarak gittikleri stadda tahmin ettikleri gibi "türdeşleri" tarafından karşılanmışlar, "umdukları gibi ağırlanmışlar" ve ortalığı harabeye çevirdikten sonra eve gitmeden önce birkaç kamu aracını hurdaya çıkarmışlardı...
     Sayın Canaydın’ın hakkını koruması gereken taraftarı çok daha fazlaydı ve kendi adlarına yapılan bu eylemlerle, asıl onlar mağdur olmuşlardı.
     Canaydın, Şükrü Saracoğlu Stadı’ndan çıkana dek yaptıklarıyla "fair play"i gerçekten hak etti. Ama attığı geri adımla tarihe geçme fırsatını kaçırdı.
     
Hakan Şükürcü gruplar
     Lucescu Galatasaray’ın teknik patronuyken başının üzerinde sallanan bir kılıçla dolaşırdı. En ufak falsosunda, biraz daha ağırlaşıp tehditkar bir şekilde salınan kılıcın adı Fatih Hoca’ydı.
     Lucescu’nun yerine Terim geçtiğinde, kılıç aynen asılı kaldı... Ama adı farklı; Hakan Şükür.
     Belki "ilahi adalet"... Belki de Türk futbolunda berbat bir gelenek.
     "İş yapanın ensesinden kılıç eksik olmamalı... "
     Herkesin bir nedeni var Hakan Şükür’ü "bileylemek" için...
     Birinci grup samimi olarak inanıyor Galatasaray’ı Şükür’ün toparlayacağına. İkinci grup Fatih Terim’e lafını yedirmek için can atıyor ve birinci gruptakilerin arasına sızıyor.
     Üçüncü gruptakilerin ne sportif bir gerekçeleri var, ne de Fatih Terim’e nefretleri... Onlar için bu bir "cemaat" meselesi.
     Hafta sonu STV’deki spor programında her üç gurubun mensupları bir masanın etrafına oturmuşlardı ve aynı dileği paylaşıyorlardı:
     "Şükür Galatasaray’a dönmeli"...
     "Peki, sen ne düşünüyorsun" diye soracaksınız!.. Benim için önem sıralamasının ilk sırasında Atatürk ilkeleri.
     
Sergen’in "IQösu
     Soru; "Atatürk’ün sevdiği zeki, çevik ve ahlaklı sporculardan olduğunuza inanıyor musunuz"?..
     Sergen’in yanıtı:öÇevik olduğumu söyleyemem".
     Soru balyoz, yanıt kurnaz...
     "Zeki" olduğu kesin Sergen’in.
     
Geç olmadan
     Derbi, Şampiyonlar Ligi, UEFA derken, Türkiye’nin yüzünü güldüren nadir dinamiklerden sporun bakanlığı sessiz sedasız ortadan kaldırılıyor; umursayan yok.
     Evet... Bakanlık sayısı çok. Sorunlar büyük. Yangından ilk kurtarılacaklar listesine giremiyor spor.
     Peki, Sosyal Hizmetlerden Sorumlu Devlet Bakanlığı’na eklenme fikrine ne demeli? Gençliğin merkezinde duran Milli Eğitim Bakanlığı’nın suyu mu çıktı?..
     Denilebilir ki, "Maarif"in işi başından aşkın... O zaman güçlü bir Genel Müdürlük kurarsın, Milli Eğitime yük olmaz. Atıl okul salonlarından dış temaslara kadar her ayrıntıya kolaylık sağlarsın.
     Bugün yemin, yarın hükümet... Öbür gün, eleştiri ve hayret...
     Mühür basıldıktan sonra çene suyuna tirit; boşa kürek çekmek.
     
‘Bela mısın Ümit’
     Fatih Terim, içkinin dozunu ayarlayamayıp kepaze olan ve teşbihlerini bile "cacık" örneğindeki gibi "meze"lerden yapan Ümit Davala’ya bağırmış:
     "Bela mısın Ümit"?..
     Hayır... Çocuk biraz şımartılmak istiyor o kadar...
     Gazeteci dövdükten sonra kulüpte itibarı artıp, Ankara’da madalya almış, milli takım kampında krallar gibi karşılanıp sahada bir kez daha milli olmuştu ya... Akordsuz yaşamın prim yaptığını sanıyor.
     
     eguven@milliyet.com.tr
     



 SPOR


AMİRAL BATTI: 3-1
At yarışları
AVRUPA LİGLERİ
ÜLKER SÜPER: 93-84
2. LİG
Mehmet ikide kaldı
Aslan’ı, Güneş çarptı: 3-0
Kartal tek yumruk
ATİNA'DA GERİLİM
OPERASYONA DEVAM
Trabzon’da kavga
TUR İÇİN 3 DEFA
Denizlispor siper aldı!
Moskova’da vals: 2-0
İlk raunt tamam
Fedail Güler bakanlık müşaviri
Dünya turu
Kazanmayı unutmak
Elveda Avrupa
‘Çıt çıkarmadan’
İlkleri unutulmaz kılmak
Arşimet ve Terim


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet